Bizim için kadın iş gücü, kurumun dayanıklılığını artıran ve hata payını minimize eden çok güçlü bir stratejik sermaye. Ayrıca teknoloji ekiplerinde rol modelleri görünür kılmak ve genç yetenekleri erken dönemde desteklemek, uzun vadeli etki yaratıyor. Kadın kuruculu “KOBİ”, “Mikro KOBİ’ler” veya tekil “Kadın Üreticiler” TÜRKKEP e-dönüşüm hizmetleri sayesinde tüm kamu, finans, ödeme sistemleri, muhasebe, hukuk, tedarik veya lojistik sektörlerine kolay ve eşit “ERİŞİM” hakkına sahip oluyorlar. Böylelikle kadın emeğinin iş dünyasına entegrasyonuna destek veriyoruz.
TÜRKKEP Yönetim Kurulu Başkanı Pelin Karamış
- Kariyer yolculuğunuza baktığınızda, sizi bugün bulunduğunuz noktaya taşıyan en kritik kırılma anları neler oldu?
Kariyerimdeki en kritik kırılma anları, “konfor alanından çıkmayı” zorunlu kılan dönemler oldu. İlki, işin yalnızca teknoloji ya da operasyon tarafına değil; regülasyon, risk yönetimi, uyum ve müşteri güveni gibi unsurlara da aynı anda bakmayı öğrendiğim dönemdi. Bu, bakış açımı “ürün/servis üretmek”ten “ekosisteme güven üretmek”e çevirdi.
İkincisi, büyüme ile sürdürülebilirlik arasında doğru dengeyi kurmak oldu. Hızla büyürken kaliteyi ve güveni korumanın; süreç, ekip ve kültür tasarımıyla mümkün olduğunu deneyimledim.
Üçüncüsü ise, liderliği “Her şeyi bilen” değil; doğru soruları soran, doğru insanları bir araya getiren ve hesap verebilirlik yaratan bir sorumluluk olarak yeniden tanımlamam oldu. Bugün geldiğim noktayı; bu üç dönüşümün -bakış açısı, denge ve liderlik anlayışının- bileşkesi olarak görüyorum.
TÜRKKEP, dijital ekonominin güven omurgasıdır
- Elektronik belge, güvenli iletişim ve dijital dönüşüm altyapıları fintech ekosisteminin görünmeyen ama en kritik yapı taşları. TÜRKKEP’in bu ekosistemdeki rolünü nasıl tanımlarsınız?
Fintech ekosisteminde yenilik genelde “görünen yüz”de-uygulamalar, ödeme deneyimi, yeni ürünler- konuşulur. Oysa sürdürülebilir fintech; kimlik, güven, kanıtlanabilirlik ve uyum katmanları üzerine kuruludur. TÜRKKEP’in rolünü, bu görünmeyen ama kritik güven altyapısını sağlayan bir yapı olarak tanımlarım; bir anlamda dijital ekonominin güven omurgası.
Bugün buna bir katman daha eklendi; yapay zekâ ile hızlanan otomasyon. YZ, belge ve iletişim yoğun süreçlerde verimliliği artırırken aynı anda “doğruluk, izlenebilirlik, açıklanabilirlik ve hukuki ispat” ihtiyacını büyütüyor. TÜRKKEP olarak biz, KEP/e-imza gibi güven altyapılarımızı; YZ destekli belge sınıflandırma, içerik analizi, risk sinyali üretimi ve uyum kontrolleri ile birlikte ele alıyoruz.
Bu alanda teknoloji ekosistemi içindeki paydaşlarla iş birlikleri ve pilot çalışmalar yürüterek, kurumların dijitalleşmesini yalnızca hızlandıran değil; aynı zamanda güvenilir ve denetlenebilir hale getiren bir yaklaşım benimsiyoruz.
Fiziksel kişinin, dijital ortamdaki geçerli “e-kişi” olmasını, fiziksel adresinin geçerli “e-adres, yani KEP” olmasını ve ıslak e-imzasının geçerli “e-imza” olmasının sağlayarak hem yasal geçerli hem de mevzuatlara uygun “işlemler” (Transactionlar) gerçekleştiriyoruz. Fintechlerin ayrı ayrı “Regtech” oluşturmasına gerek yok, pek çok finansal regülasyonları temelde çözen TÜRKKEP; fintech, kamu, şirket ve bireyler arası bir regüle e-otabandır. Fintechler basit APİ veya WEB servislerimizi kullanarak, pek çok riski hem kendileri hem de müşteriler için bertaraf edebilirler.
- Dijital dönüşümle birlikte güven, veri bütünlüğü ve regülasyon uyumu daha da önemli hale geldi. TÜRKKEP gibi kurumlar bu yeni dijital ekonomide nasıl bir sorumluluk üstleniyor?
Dijital ekonomide artık “hız” tek başına rekabet avantajı değil; güvenle birlikte hız rekabet avantajı. Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla, işlemlerin ve kararların kaynağı daha karmaşık hale geliyor; bu da veri bütünlüğü, kanıtlanabilirlik, regülasyon uyumu ve siber güvenlik ihtiyacını artırıyor.
TÜRKKEP gibi kurumlar, şirketlerin dijital kanallarda gerçekleştirdiği işlemlerin; doğru kimlikle yapıldığını, içeriğinin eğiştirilmediğini, zamanının doğrulanabildiğini ve gerektiğinde hukuki/denetimsel olarak ispatlanabildiğini sağlayan bir sorumluluk üstleniyor. Bunu üç başlıkta özetleyebilirim:
1- Veri bütünlüğü ve delil üretimi: İşlem ve iletişimlerin güvenilir kayıt altına alınması.
2- YZ ile otomasyonun güvenli çerçevesi: YZ destekli süreçlerde “Kim üretti, hangi veriye dayanarak üretti, hangi onayla yürürlüğe girdi?” sorularına cevap veren izlenebilirlik ve yönetişim.
3 – Uyumu kolaylaştırmak: Regülasyonların gerektirdiği kayıt, bildirim ve saklama yükümlülüklerine uyumun operasyonel yük olmaktan çıkması.
Bizim sorumluluğumuz, veriyi bir noktadan diğerine taşımaktan ibaret değil; asıl misyonumuz; “Veriyi üreten kişi gerçek mi? Veriyi gönderen dijital adres gerçek mi? Veri üretim zaman damgası ile kayıtlı mı? Veriyi alan kışi ve adres gerçek mi? Verinin taşınma sırasında degişmediğinin garantisi veriliyor mu? Bu sayede; üretilen verinin içeriğini, zamanını ve taraflarını hukuki düzeyde garanti altına alarak inkar edilemez bir kanıt zinciri kurmak.” Bu nedenle TÜRKKEP, yalnızca bir hizmet sağlayıcı değil; dijital ekonomide güven mimarı ve yönetişimi inşa eden bir aktördür.
Hedefimiz; Türkiye’de liderliği sürdürerek uluslararası ölçekte ölçeklenebilir dijital güven servisleri üretmek
- Küresel ölçekte dijital güven hizmetleri hızla yaygınlaşıyor. TÜRKKEP’in ulusal ve uluslararası vizyonunda hangi stratejik hedefler öne çıkıyor?
Vizyonumuzu iki eksende kurguluyoruz: Türkiye’de liderliği derinleştirmek ve uluslararası ölçekte ölçeklenebilir dijital güven servisleri üretmek. Bu vizyonun en önemli hızlandırıcılarından biri de YZ tabanlı güven ve uyum teknolojileri. Ulusal tarafta; KEP/e-imza ve güven servislerini kurumların süreçlerine daha “gömülü” hale getirirken, YZ ile belge yoğun işlerde otomatik sınıflandırma, akıllı yönlendirme, anomali/risk tespiti ve denetim hazırlığı gibi değerleri büyütmeyi hedefliyoruz.
Uluslararası tarafta ise; farklı regülasyonlarla uyumlu, API bazlı ve “platform” yaklaşımıyla sunulabilen; aynı zamanda YZ’nin güvenli kullanımını mümkün kılan bir servis mimarisi öne çıkıyor. Bu yolda, seçili alanlarda stratejik iş birlikleri, ortak ürünleştirme ve pilotların hızla ölçeklenmesi önceliklerimiz arasında.
Bölgemizdeki bireyler, şirketler ve devletlerin ayrı ayrı kullanıcı bazlı ihtiyaçlarına en güvenli e-altyapı hizmetlerimizi sunmak istiyoruz. Almanya’da yaşayan Türk vatandaşı, Bodrum’daki yazlığını KEP üzerinden güvenli kira kontratı ile yapabilirken, Azerbaycan vatandaşı kendi ülkesinin regüle emzası ve regüle KEP ile Türkiye’deki bir firmaya sipariş sözleşmesini TÜRKKEP üzerinden iletebilsin istiyoruz.
- TÜRKKEP, önümüzdeki dönemde kurumların dijital dönüşümünü destekleyen hangi çözümler üzerinde çalışıyor?
Önümüzdeki dönemde odağımız; kurumların operasyonlarını sadeleştiren ve uyumu otomatikleştiren çözümler. YZ’nin getirdiği fırsatı, güven katmanı ile birlikte tasarlıyoruz. Öne çıkan başlıklar:
· YZ destekli belge sınıflandırma ve akıllı arşivleme: Kurumsal belgelerin otomatik etiketlenmesi, yaşam döngüsü yönetimi, regülasyon uyumlu saklama.
· Akıllı sözleşme/iş akışı asistanları: Sözleşme ve onay süreçlerinde metin analizi, eksik/ hatalı alan tespiti, riskli maddelere uyarı üretimi (insan onayıyla).
· Uyum ve denetim hazırlığı otomasyonu: Denetim izleri, kanıt paketleri, süreç kayıtlarının hızlı hazırlanması.
· Anomali ve risk sinyali üretimi: İletişim ve işlem desenleri üzerinden olağandışı durumların tespiti.
· API bazlı entegrasyon ve ekosistem iş birlikleri: Kurumların mevcut sistemlerine hızlı entegrasyon ve iş ortaklarıyla birlikte değer üretme.
· Buradaki temel prensibimiz: YZ destekli hız + KEP/e-imza ile kanıtlanabilirlik + yönetişim.
- Kadınların teknoloji, finans ve girişimcilik alanlarında daha görünür hale geldiğini görüyoruz. Sizce bu dönüşüm yeterince hızlı ilerliyor mu? Hangi alanlarda hâlâ gelişime ihtiyaç var?
Görünürlük artıyor; bu çok kıymetli. Ancak hızın hâlâ yeterli olduğunu söylemek zor. Özellikle üç alanda daha fazla gelişime ihtiyaç var:
1- Karar mekanizmalarında temsil: Orta-üst yönetim ve yönetim kurulu seviyesinde daha yüksek temsil.
2- Teknik liderlik rolleri: Mimari, güvenlik, veri/YZ, ürün teknolojisi gibi alanlarda kadın lider oranı hâlâ artırılmalı.
3- Sermaye ve ağ erişimi: Girişimcilikte yatırım erişimi ve mentorluk ağlarına dahil olma konusu hâlâ eşit değil.
Özellikle siber güvenlik, sistem mimarisi ve blokzincir gibi teknik alanlarda kadın liderliğinin artması, sektörün dayanıklılığını doğrudan güçlendirecektir. “E-dönüşüm, KOBİ’ler ve bireysel üretileciler için de kaçınılmaz olacak ve TÜRKKEP servisleri sayesinde hayatı çok kolaylaştıracak” diyoruz ve bunun özellikle mikro KOBİ’lere ve bireysel “Kadın Üreticilere” yeni fikirler vereceğini ve daha çok kadın üreticilerin iş hayatına gireceğini düşünüyoruz.
Kendi evinden, yemek yapan veya zeytinyağı, sabun üreten veya çorap, giysi veya ev eşyası üretip satan bireysel veya %100 kadın e-işletmelerin çoğalmasını sağlayacak hizmetlerimiz aslında hazır.
Evden, köyünden veya kasabadan ayrılmadan KEP ile sözleşme yapmak, bankaya hesap açma talimatı vermek, e-fatura ve e-defter ile süreci tamamlamak ve finteklerin ödeme sistemleri ile ödeme yapmak ve almak artık çok kolay. Bütün değerli evrakların TÜRKKEP e-saklama altında “değişmezlik garantisi” arşivlenmesi sayesinde ülkemizin en uzak yerlerindeki mikro KOBİ ile en büyük kurumsal müşteri aynı teknolojik kolaylığı yaşayabilir, en güvenli alt yapılarda, tüm mevzuatlara ve kanunlara uygun e-ticaret yapabilir durumdalar.
E-dönüşüm ve TÜRKKEP hizmetleri aslında herkese tüm kamu, ve özel hiztmetlere eşit “ERİŞİM” hakkı veriyor. Fiziksel dünyada; yüz yüze satış, sözleşmenin karşılıklı imzalanması ve geleneksel, çoğunlukla erkek egemen yöntemler yerini artık yapay zekâ temelli bir ajan ekosistemine bırakıyor. “Satış Ajanı”, “E-İmza Ajanı” ve “KEP Ajanı” ile entegre şekilde çalışarak sözleşmenin dijital ortamda onaylanmasını sağlıyor. Süreç, sistemler arasında API entegrasyonu ile adeta dijital bir el sıkışmayla tamamlanıyor. Ardından “E-Fatura Üretme Ajanı” devreye giriyor ve süreç, FİNTEK altyapısındaki “Ödeme Ajanı” ile son derece hızlı ve kolay biçimde tamamlanıyor.
Bu sırada “E-Hukuk Ajanı” da sözleşmenin ilgili sektörün güncel mevzuatına uygun olup olmadığını eş zamanlı olarak kontrol ediyor. Kısacası; satıştan sözleşmeye, faturalamadan ödemeye ve hukuki uygunluk denetimine kadar tüm akış, uçtan uca entegre çalışan yapay zekâ ajanlarıyla yönetilen yeni bir e-dönüşüm çağını işaret ediyor.
- Kadın istihdamı açısından teknoloji ve bilişim sektörlerinin daha kapsayıcı hale gelmesi için şirketlere ve liderlere ne gibi sorumluluklar düşüyor? TÜRKKEP bu konuda nasıl bir yaklaşım benimsiyor?
Şirketlere ve liderlere düşen sorumluluk, kapsayıcılığı bir “kampanya” değil; iş yapış biçimi haline getirmek. Bunun için somut uygulamalar önemli:
· İşe alım süreçlerinde önyargıyı azaltan değerlendirme yöntemleri,
· Eşit gelişim ve terfi fırsatlarını destekleyen şeffaf kriterler,
· Mentorluk/sponsorluk mekanizmaları,
· Esnek ve sürdürülebilir çalışma modelleri,
· Güvenli geri bildirim ve psikolojik güven ortamı.
TÜRKKEP tarafında yaklaşımımız; liyakati merkeze alan, fırsat eşitliğini destekleyen ve kadın erkek birlikte üretme kültürünü güçlendiren bir çerçeve. Bizim için kadın iş gücü, kurumun dayanıklılığını artıran ve hata payını minimize eden çok güçlü bir stratejik sermayedir. Ayrıca teknoloji ekiplerinde rol modelleri görünür kılmak ve genç yetenekleri erken dönemde desteklemek, uzun vadeli etki yaratıyor.
Ayrıca, yukarıda bahsettigimiz gibi kadın kuruculu “KOBİ”, “Mikro KOBİ’ler” veya tekil “Kadın Üreticiler” TÜRKKEP e-dönüşüm hizmetleri sayesinde tüm kamu, finans, ödeme sistemleri, muhasebe, hukuk, tedarik veya lojistik sektörlerine kolay ve eşit “ERİŞİM” hakkına sahip oluyorlar. Böylelikle kadın emeğinin iş dünyasına entegrasyonuna destek veriyoruz.
Temeli sağlam kurun, cesur ama disiplinli risk alın
- Genç kadın profesyonellere ve girişimcilere, özellikle fintech ve teknoloji alanında kariyer yapmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz? Bu ekosistemde başarılı olmanın temel dinamikleri sizce nelerdir?
Fintech artık sadece ödeme ya da uygulama geliştirme değil; bugün bu ekosistem, yapay zekâ, güven altyapısı ve regülasyon uyumunun kesiştiği, çok katmanlı ve hızla dönüşen bir alan. Genç kadın profesyonellere bu gerçeklikten yola çıkarak iki temel öneri sunuyorum:
Birincisi; temeli sağlam kurun.
Mimarlıkta olduğu gibi teknolojide de görünür olan her şeyin altında bir iskelet vardır. Regülasyon, siber güvenlik, risk yönetimi ve veri okur yazarlığı; sizi yalnızca farklılaştırmaz, aynı zamanda piyasanın dalgalanmalarına karşı dayanıklı kılar. Özellikle KEP, e-imza ve dijital güven altyapıları gibi “görünmeyen ama kritik” katmanları anlamak, size ekosistemde hem stratejik hem de vazgeçilmez bir konuma taşır.
İkincisi; cesur ama disiplinli risk alın. Zor projelere gönüllü olmak, belirsizlikte sorumluluk almak öğrenme eğrisini hızlandırır. Ancak riski sezgiyle değil; veriyle ve sistematik bir değerlendirmeyle almak, sizi aceleci bir girişimciden gerçek bir lidere dönüştüren farkı yaratır. Örneğin regülasyonu henüz tam kavramayan bir ürün ekibine dahil olmak, sizi hem teknik hem stratejik düşünebilen bir profil haline getirir.
Bu ekosistemde başarıyı belirleyen şey çoğu zaman yalnızca yetenek değildir. Dayanıklılık, disiplin ve doğru takımı kurabilmek, uzun vadede fark yaratan asıl dinamiklerdir. En önemlisi ise ürettiğiniz teknolojinin yalnızca hız değil; güven temin etmesidir. Çünkü dijital ekonomide kalıcı olan her yapı, tıpkı iyi bir bina gibi, güven üzerine inşa edilir.


