LİDER BAKIŞI: WECHIP Ödeme Teknolojileri Kurucu Ortağı ve CEO’su Kenan Şişman

“Amacımız, ödeme sistemlerini sadece işlem gerçekleştiren yapılar olmaktan çıkarıp, öğrenen ve kendini optimize eden akıllı altyapılara dönüştürmek”

Wechip Ödeme Teknolojileri’nin kuruluş hikâyesini sizden dinlemek isteriz. Şirketi kurarken sektörde hangi boşluğu görmüştünüz?

Wechip’i 2017 yılında, ödeme sistemleri alanında uzun yıllar deneyim kazanmış dört ortak olarak kurduk. Sektörde çalışırken, kurumların ihtiyaçlarına hızlı uyum sağlayabilen, yüksek uzmanlığa sahip ve uçtan uca hizmet sunabilen yerli teknoloji sağlayıcılarına duyulan ihtiyacı yakından gözlemledik.

Özellikle EMV teknolojileri ve ödeme sistemleri altyapıları konusundaki bilgi birikimimizi kendi ürünlerimize dönüştürerek bu alandaki boşluğu doldurmayı hedefledik. İlk günden itibaren odağımız yalnızca yazılım geliştirmek değil, müşterilerimizin uzun vadeli teknoloji iş ortağı olmak oldu.

Bugün geldiğimiz noktada Wechip, geliştirdiği ödeme sistemleri çözümleri ve processing hizmetleriyle hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren, uçtan uca hizmet sunabilen bir teknoloji şirketine dönüşmüş durumda.

Ödeme teknolojileri son yıllarda çok hızlı dönüşüyor. Wechip’i bu dönüşüm içinde nasıl konumlandırıyorsunuz?

Ödeme teknolojilerinde yaşanan dönüşümün merkezinde esnek, güvenli ve ölçeklenebilir altyapılar yer alıyor. Biz de Wechip’i tam bu noktada konumlandırıyoruz. Amacımız, kurumların değişen ödeme alışkanlıklarına ve yeni teknolojilere hızlı adapte olabilmelerini sağlayan güçlü bir teknoloji ortağı olmak.

Yeni nesil çözümler yaygınlaşırken, bu yenilikleri destekleyen altyapıların önemi daha da artıyor. Wechip olarak geliştirdiğimiz ürünler ve processing hizmetlerimizle, müşterilerimizin bugünün ihtiyaçlarını karşılamalarının yanı sıra gelecekteki dönüşümlere de hazır olmalarını sağlıyoruz.

Kısacası, ödeme teknolojilerindeki değişimi takip eden değil, müşterilerimizin bu değişime güvenle uyum sağlamasına yardımcı olan bir şirket olmayı hedefliyoruz.

Bir teknoloji markası inşa ederken ürün kadar marka algısı da önem kazanıyor. Wechip’in marka stratejisinin temelinde hangi yaklaşım yer alıyor?

Kuruluşumuzdan bu yana önceliğimiz her zaman güçlü ürünler geliştirmek ve müşterilerimize verdiğimiz sözleri eksiksiz yerine getirmek oldu. Bu nedenle marka algımızı büyük ölçüde yaptığımız işlerin kalitesi, müşteri memnuniyeti ve uzun vadeli iş ortaklıkları üzerine inşa ettik.

Bugün ise teknik yetkinliğimizi ve yıllar içinde oluşturduğumuz bilgi birikimini daha görünür kılmamız gereken bir noktadayız. Marka stratejimizin temelinde güven, uzmanlık ve sürdürülebilirlik yer alıyor. Amacımız yalnızca tanınan bir marka olmak değil; ödeme sistemleri alanında güvenilir, yüksek uzmanlığa sahip ve uluslararası ölçekte tercih edilen bir teknoloji ortağı olarak konumlanmak.

Bizim için güçlü marka, güçlü referanslar ve memnun müşterilerin doğal sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Bugün geldiğiniz noktada Wechip’in müşterilerine sunduğu en güçlü değer önerisi sizce nedir?

Bugün Wechip’in en güçlü değer önerisi, ödeme sistemleri alanındaki ihtiyaçları uçtan uca karşılayabilen uzmanlığı tek çatı altında sunabilmesidir. EMV teknolojilerinden kart ve ödeme sistemleri altyapılarına, yazılım geliştirmeden processing hizmetlerine kadar geniş bir alanda müşterilerimize destek veriyoruz.

Bunu yaparken güncel teknolojiler üzerine inşa edilmiş, esnek ve ölçeklenebilir çözümler sunuyor; değişen ihtiyaçlara hızlı adapte olabiliyoruz. Aynı zamanda güçlü operasyon ekiplerimiz ve 7/24 hizmet anlayışımızla yalnızca teknoloji sağlayıcısı değil, güvenilir bir iş ortağı olarak konumlanıyoruz.

Kısacası müşterilerimize teknoloji, uzmanlık ve operasyonel sürekliliği bir arada sunarak onların kendi işlerine odaklanmalarını sağlıyoruz.

KAYHAN OZAN DEMİRBAŞ (Kurucu Ortak & CTO), KENAN ŞİŞMAN (Kurucu Ortak & CEO), KÜRŞAT ORHAN (Kurucu Ortak & Teknoloji Direktörü)

Yeni nesil ödeme teknolojilerinde güvenlik, hız ve kullanıcı deneyimi arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Ödeme sistemlerinde güvenlik, hız ve kullanıcı deneyimini birbirinden bağımsız unsurlar olarak görmüyoruz. Başarılı bir ödeme deneyiminin, bu üç bileşenin birlikte ve dengeli şekilde çalışmasıyla mümkün olduğuna inanıyoruz.

Wechip olarak çözümlerimizi tasarlarken en yüksek güvenlik standartlarını temel alıyor, ancak bunu kullanıcı deneyiminden ödün vermeden gerçekleştiriyoruz. PCI DSS başta olmak üzere ISO 27001, ISO 27701, ISO 22301, ISO 20000-1 ve diğer uluslararası standartlara uyumlu altyapılarımız sayesinde hem veri güvenliğini hem de operasyonel sürekliliği en üst seviyede tutuyoruz.

Aynı zamanda modern mimariler ve yüksek performanslı altyapılarla işlem sürelerini minimuma indirirken, kullanıcıların hızlı ve sorunsuz bir ödeme deneyimi yaşamasını hedefliyoruz. Bizim yaklaşımımızda güvenlik süreci yavaşlatan bir unsur değil; doğru tasarlanmış bir altyapının doğal bir parçasıdır.

Önümüzdeki dönemde Wechip tarafında hangi ürünler, servisler veya yeni iş alanları öne çıkacak? Şirketin orta ve uzun vadeli hedefleri neler?

Önümüzdeki dönemde processing hizmetlerimizi daha da güçlendirmeyi, yeni nesil ödeme teknolojilerine uyumlu ürün ve altyapılarımızı genişletmeyi hedefliyoruz.

Bununla birlikte odağımız yalnızca yeni ürünler geliştirmek değil; müşterilerimizin gelecekteki ihtiyaçlarına da cevap verebilecek esnek ve ölçeklenebilir altyapılar oluşturmaya devam etmek. Bu nedenle teknolojik yatırımlarımızı, güvenlik ve operasyonel mükemmeliyet yaklaşımımızla birlikte sürdürüyoruz.

Orta ve uzun vadede hedefimiz, Türkiye’deki güçlü konumumuzu daha da pekiştirirken uluslararası pazarlarda büyümek ve Wechip’i birden fazla ülkede referans gösterilen bir ödeme teknolojileri ve processing sağlayıcısı haline getirmek. Müşteri memnuniyeti, kesintisiz hizmet ve yüksek uzmanlık odağımız ise bu büyüme yolculuğunun temelini oluşturmaya devam edecek.

Kariyer yolculuğunuza baktığınızda, sizi girişimciliğe yönlendiren en önemli dönüm noktası neydi?

Benim dönüm noktam, yıllarca saha içinde çalışırken aynı problemin tekrar tekrar karşıma çıktığını fark etmemle oldu. Müşterilerin teknik olarak çözülebilir ama piyasada bütünlüklü biçimde sunulmayan ihtiyaçları vardı. Bir noktadan sonra bu ihtiyaçları başkasının çözmesini beklemek yerine, kendi çözümümüzü geliştirme cesaretini göstermek gerektiğini gördüm. Girişimcilik benim için bir heves değil, biriken bir tecrübenin ve net bir problemin doğal sonucuydu. Temelinde, hep ‘Bunu daha iyi yapabiliriz’ inancı vardı.

Kurucu ve CEO olarak zaman içinde liderlik yaklaşımınız nasıl değişti? Bugün ekibinizden en çok ne bekliyorsunuz?

Başlangıçta teknik kökenden gelen çoğu kurucu gibi her şeyi bireysel olarak çözme eğiliminden, ekip odaklı ve yetki devrine dayalı bir yapıya geçmem oldu. Özellikle şirket büyüdükçe, liderliğin detaylara hakim olmaktan çok doğru insanları doğru alanlara yerleştirmek ve onlara alan açmak olduğunu daha net görüyorsunuz.

Bugün benim için liderlik, yön göstermek kadar dinlemek ve öğrenmekle de ilgili. Ekipteki farklı bakış açılarını daha fazla dikkate alıyor, karar alma süreçlerini daha katılımcı bir yapıda yürütmeye çalışıyorum.

Ekibimden en çok beklediğim şey ise sorumluluk alma cesareti ve sahiplenme kültürü. Teknik yetkinlik elbette önemli, ancak asıl farkı yaratan şey bir problemi sadece bildirmek değil, çözüm önerisiyle birlikte ortaya koyabilmek. Wechip’te herkesin işine sahip çıktığı, inisiyatif aldığı ve sürekli gelişime açık olduğu bir kültürü korumayı çok önemsiyorum.

Türkiye’nin fintech ve ödeme teknolojileri ekosistemini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce önümüzdeki birkaç yılın en büyük fırsat alanları neler olacak?

Hem bankacılık altyapısının gelişmişliği hem de tüketicilerin yeni ödeme teknolojilerine hızlı adapte olabilmesi, Türkiye’yi bu alanda önemli bir test ve inovasyon pazarı haline getiriyor. Bu da bizi sadece yerel bir pazar değil, çözümlerin test edilip olgunlaştığı bir merkez haline getiriyor. Bunun yanında yapay zekânın ödeme sistemlerine entegrasyonu da sektörün dönüşümünü hızlandıracak en kritik başlıklardan biri olacak.

Wechip olarak biz de bu dönüşümü yakından takip ediyor, hatta aktif olarak içine dahil oluyoruz. Amacımız, ödeme sistemlerini sadece işlem gerçekleştiren yapılar olmaktan çıkarıp, öğrenen ve kendini optimize eden akıllı altyapılara dönüştürmek.

Önümüzdeki birkaç yıl içinde bu alanların çok daha hızlı büyüyeceğine inanıyoruz. Wechip olarak bu dönüşümün hem içinde hem de yön veren tarafında olmayı hedefliyoruz.

Bugün yeniden sıfırdan başlıyor olsaydınız, yine ödeme teknolojileri alanına mı girerdiniz? Genç girişimcilere vereceğiniz ilk tavsiye ne olur?

Tereddütsüz evet. Ödeme teknolojileri, hem teknik derinliğin hem de gerçek dünyada ölçülebilir etkinin bir arada olduğu nadir alanlardan biri; kurduğunuz altyapı milyonlarca işlemin güvenle gerçekleşmesini sağlıyor, bu çok tatmin edici. Genç girişimcilere ilk tavsiyem şu olur: önce problemi gerçekten anlayın. Özellikle başarı, parlak fikirden değil; tutarlılıktan, sabırdan ve verdiğiniz sözü her seferinde tutmaktan geliyor. Hız önemli ama güveni inşa etmek zaman ister; bu sabrı gösterenler uzun vadede mutlaka kazanacaktır.