Ruşen Gül Baragiola: Yetkinliklerinizi artırarak görünmez bariyerleri ustalıkla aşabilirsiniz

Nubank Global Lideri Ruşen Gül Baragiola


Dijital bankacılığın önde gelen şirketi Nubank’ta 20 milyondan fazla kullanıcıya ulaşan dev kredi kartı portföyünü inşa eden Ruşen Gül Baragiola, fintech ekosistemindeki kadın liderliğinin başarılı isimleri arasında yer alıyor. Geçen ay Nubank’daki görevinden ayrılarak, seçkin fintech’lere ‘Fractional CPO’ olarak stratejik danışmanlık veren Baragiola; fintech’in dönüşüm gücünü ve kadın liderlerin ekosistemdeki rolünü değerlendirdi.

  • Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Adana’da doğdum, çocukluğum Nevşehir’de geçti. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra, finans sektöründe deneyim kazanıp 2003 yılında MBA için ABD’ye yerleştim. Kariyerimin 16 yılını analitik ve ürün yönetimi alanında adeta bir okul niteliği taşıyan Capital One bünyesinde geçirdim. 2020 yılında bu birikimi Nubank’a taşıdım. Son 5,5 yılda Nubank’ı müşteri sayısı, gelir ve piyasa değeri açısından 10 kat büyüterek küresel bir dev haline getirdik.

‘Global Credit Card Products’ Genel Müdürü olarak, tek bir standart ürünü tüm Latin Amerika’ya hitap eden geniş bir portföye (Teminatlı, Üst Segment ve KOBİ kartları) dönüştürdüm. Bugün bu ürünler 20 milyondan fazla kullanıcıya ulaşıyor ve Nubank kredi gelirlerinin yüzde 20’sinden fazlasını oluşturuyor. Bu yoğun ama gurur verici sürecin ardından, geçen ay görevimden ayrılarak kariyerime yeni bir yön çizdim. Şu an seçkin fintech’lere ‘Fractional CPO’ olarak stratejik danışmanlık veriyor; edindiğim tecrübeyle girişimlerin pazar payı kazanmalarını ve başarılı çıkışlar (exit) yapmalarını hızlandırıyorum.

  • “Fintech ve girişimcilik ekosisteminde kadın olmak” kavramını birkaç cümleyle nasıl tanımlarsınız?

Dünyanın neresinde olursanız olun, kadın olmak toplumsal cinsiyet rolleri ve bilinçaltı önyargıları (unconscious bias) nedeniyle ek bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. Özellikle bankacılık gibi erkek egemen sektörlerde, değerinizi kanıtlamak için bazen rakiplerinizden birkaç kat daha stratejik ve yetkin olmanız bekleniyor. Bir kadın lider olarak bu görünmez bariyerlerin farkında olup, hem kendinizi hem de ekibinizi bu “ince çizgide” (walking a tight rope) ustalıkla taşımanız gerekiyor.

  • Fintech alanında kariyer yapmak isteyen kadınlara tavsiyeleriniz nelerdir? Nereden
    başlamalılar?

Birincisi, teknik derinlik: Kariyerinizi yazılım, veri bilimi veya tasarım gibi teknik bir temel üzerine inşa edin. Bu sağlam temel (T-Shape Leadership), ileride yönetimsel becerilerle birleştiğinde sizi rakipsiz kılar.

İkincisi, “iyi patron” seçimi: Sadece iyi bir şirket değil, sizi eğitecek, size alan açacak ve başarınızı destekleyecek bir liderle çalışın. Kariyerin erken safhalarında doğru bir mentor-yönetici, en büyük kaldıraçtır.

  • Nubank gibi bir dünya devi fintech şirketinde üst düzey bir yönetici olmakla ilgili düşünceleriniz nedir? İlerleyen dönemde Türkiye’de aktif bir rol üstlenme planınız var mı?

Nubank’ta Brezilya kültürünün Türkiye’ye benzerliği sayesinde kendimi yuvamda hissettim. 130 milyon insanın hayatına dokunup, milyarlarca dolarlık zor kazanılmış paralarını geleneksel bankaların hantal yapısından kurtararak ceplerinde bıraktık.

Önümüzdeki dönemde Türkiye’ye seyahat edip potansiyel “stratejik danışmanlık” projelerini değerlendirmeyi planlıyorum. Nubank’ta yarattığımız bu devrimin bir versiyonunu kendi ülkem ve insanım için gerçekleştirmeyi çok arzu ederim.

  • Fintech ekosistemindeki kadın çalışan/yönetici sayısını yeterli buluyor musunuz?

Kesinlikle hayır. Yetenek ve başarı oranlarına bakıldığında, üst düzey pozisyonlarda tam bir cinsiyet dengesi görmeliyiz, ancak küresel olarak bu noktadan henüz uzağız. Nubank’ta 250 kişilik ekibimde kadın oranını bilinçli bir stratejiyle yüzde 50’ye çıkardım ve uzun çabalar sonunda ücret eşitliği sağladım. Son 10 yılımı kadınlara ve azınlıklara mentorluk yapmaya adadım. Kadın liderlerin, alt kademelerdeki hemcinslerine sadece rehber değil, aynı zamanda “şampiyon” (sponsor) olmaları gerektiğine ve ana kararların verildiği odalardaki önyargıları açık bir sekilde dillendirip azaltmaları gerektiğine inanıyorum.

  • Türk fintech girişimleri (startup’ları) hakkında neler söylemek istersiniz? Türk girişimlerini global rakiplerinden ayıran özellikler var mı?

Türkiye’yi uzaktan ama dikkatle takip ediyorum. Oldukça heyecan verici, dijital yeniliklere açık ve zeki bir kullanıcı kitlemiz var. Ancak ülkemizin makroekonomik ve politik dinamikleri nedeniyle “asimetrik risk” oranı yüksek; bu da dış yatırımcıda bir miktar çekingenlik yaratabiliyor. Papara gibi parlak çıkış yapan örneklerin sürdürülebilirliği bu ekosistem için kritik. Yine de Türkiye’ye olan inancım tam; fintech’in orta sınıf için bir refah ve umut kaynağı olabileceğini düşünüyorum.

  • Fintech ekosisteminin gelişimini ve geleceğini üç kelimeyle özetleseniz?

“Erişilebilirlik, şeffaflık ve yaşam tarzı.”

Fintech artık bir inovasyon değil, gündelik hayatın ta kendisi. Dünyada yüz milyonlarca insan şube bazlı geleneksel bankacılığı geride bırakarak finansal özgürlüğünü akıllı telefonlarına taşıdı. Kısacası; “Fintech gelecek değil, bugündür.”

Nubank’a katıldığımda hedefimiz netti; Latin Amerika’da bankacılığı kökten dönüştürmek. Geleneksel sistemin bürokrasisini, yüksek ücretlerini ve müşteri deneyimindeki kırılmaları ortadan kaldıran; teknoloji temelli, şeffaf ve ölçeklenebilir bir model inşa etmek istiyorduk.

Görevim boyunca ürün stratejisini yeniden kurgulayarak tek bir standart kredi kartı ürününü; teminatlı, üst segment ve KOBİ çözümlerini kapsayan güçlü bir portföye dönüştürdüm. Bugün bu yapı 20 milyondan fazla kullanıcıya ulaşıyor ve şirket kredi gelirlerinin yüzde 20’sinden fazlasını oluşturuyor. Ürün mimarisini sadeleştirirken aynı anda segment bazlı derinleşmeyi başarmak, büyümenin en kritik kaldıraçlarından biri oldu. Son 5,5 yılda Nubank müşteri sayısı, gelir ve piyasa değeri açısından 10 kat büyüdü. Brezilya, Meksika ve Kolombiya’da 130 milyonu aşkın müşteriye ulaşırken yüzde 82 gibi sektör ortalamalarının üzerinde bir aktivite oranı yakaladık.

Bugün geriye baktığımda Nubank’ta yazdığımız hikâyeyi bir büyüme öyküsünden öte görüyorum. Bu, bankacılığın nasıl olması gerektiğine dair bir paradigma değişimiydi; hızlı, teknoloji odaklı, ücretsiz ve koşulsuz şekilde müşterinin yanında.

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra ABD’de MBA yaparak kariyerini küresel ölçekte şekillendiren Ruşen Gül Baragiola, Capital One’daki 16 yıllık deneyiminin ardından 2020’de Nubank’a katıldı.‘Global Credit Card Products’ Genel Müdürü olarak, tek bir standart ürünü tüm Latin Amerika’ya hitap eden geniş bir portföye (Teminatlı, Üst Segment ve KOBİ kartları) dönüştürdü. Nubank’ta kredi kartı iş kolunu 5,5 yılda 10 kat büyüterek 20 milyondan fazla kullanıcıya ulaşan ve şirket kredi gelirlerinin yüzde 20’sinden fazlasını üreten bir portföy inşa etti.Nubank’in ardından kariyerine yeni bir yön veren Baragiola, bugün yüksek potansiyelli fintech’lere ölçeklenebilir ürün stratejileri ve sürdürülebilir büyüme yol haritaları konusunda stratejik danışmanlık veriyor.