Kadınların teknoloji dünyasında “desteklenmeye muhtaç” bir grup değil, fırsat eşitliği sağlandığında “doğal liderlik” yeteneklerini sergileyen güçlü aktörler olduğuna inanıyorum. Bu dönüşümün kalıcı olması için şirketlerin, özellikle fintech oyuncularının, kadın yetenekleri sadece işe almakla kalmayıp, onları erken aşamada sisteme entegre eden ve liderlik yolculuklarını destekleyen bir kültür inşa etmesi hayati önem taşıyor.
Utarit Yönetici Ortağı Burcu Tüzün
- Köklü bir teknoloji şirketi olan Utarit’in yönetici ortağı olarak, kendi kariyer yolculuğunuzdan ve Utarit’ten kısaca bahsedebilir misiniz?
Teknolojiyle olan hikâyemiz, henüz “fintech” kavramı iş dünyasının lügatına girmeden çok önce başladı. 1995 yılında, Türkiye’de otomatik tanımlama ve veri toplama (OT/VT) teknolojilerinin henüz emekleme aşamasında olduğu bir dönemde Utarit’i hayata geçirdik. O günden bugüne pusulamız hiç şaşmadı: En karmaşık süreçleri bile sadeleştiren, güvenli, sürdürülebilir ve yaşayan teknolojiler tasarlamak. Bu, sadece bir mühendislik başarısı değil, aynı zamanda 30 yıllık bir vizyon yolculuğudur.
Utarit bugün, RFID ve akıllı kart teknolojilerinden ödeme sistemlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede sektörün oyun kurucusu olan, yüzde 100 yerli sermayeli bir teknoloji markası konumunda. İlk yıllarımızda sanayi ve kamu projelerinde barkod ve kart tabanlı sistemlerle yazdığımız başarı hikâyesini, zamanla kampüs yaşamının tamamını kapsayan devasa ve entegre bir ekosisteme dönüştürdük.
Bugün geldiğimiz noktada Utarit imzalı kampüs kart ve ödeme sistemleri, Türkiye genelinde 3 milyonun üzerinde üniversite öğrencisi ve personelinin günlük yaşamının merkezinde yer alıyor. Bu erişim, bizi genç kullanıcı segmentiyle en erken ve en güçlü teması kuran, onların finansal okuryazarlık ve kullanım alışkanlıklarını şekillendiren öncü teknoloji sağlayıcılardan biri yapıyor.
Benim penceremden baktığımda Utarit yalnızca donanım ve yazılım üreten bir şirket değil; üniversite kampüslerini dijital ve “yaşayan ekosistemlere” dönüştüren, bankalar için ise yüksek potansiyelli ve sadık kullanıcı kazanım kanalları yaratan stratejik bir ortak. Bugün attığımız her imza, geçmişten gelen bu köklü deneyimin ve geleceğe odaklı uzun vadeli bakış açımızın bir yansımasıdır.
Kadınların karar verici ve vizyon belirleyici olması, fintech sektöründe oyunun rengini değiştiriyor
- Teknoloji ve finansal teknolojiler ekosistemindeki kadın istihdamına ve kadın liderliğine yönelik genel görüşlerinizi alabilir miyiz?
Teknoloji ve finansal teknolojiler ekosistemi, baş döndürücü bir hızla büyüse de kapsayıcılık konusunda aynı hızı yakalayabilmiş değil. Kadın istihdamı ve liderliğinde rakamsal grafiklerin yukarı yönlü olması sevindirici olsa da asıl odaklanmamız gereken nokta niceliksel artıştan ziyade niteliksel dönüşümün derinliğidir.
Fintech gibi stratejik etki alanı çok yüksek sektörlerde, kadınların sadece son kullanıcı olarak değil; masanın diğer tarafında karar verici, vizyon belirleyici ve ürün geliştiren liderler olarak yer alması oyunun rengini değiştiriyor. Kadın liderler, finansal kapsayıcılık, kullanıcı deneyimi ve sürdürülebilirlik gibi kritik başlıklara çok daha bütüncül ve empatik bir perspektifle yaklaşabiliyor.
Ben kadınların teknoloji dünyasında “desteklenmeye muhtaç” bir grup değil, fırsat eşitliği sağlandığında “doğal liderlik” yeteneklerini sergileyen güçlü aktörler olduğuna inanıyorum. Bu dönüşümün kalıcı olması için şirketlerin, özellikle fintech oyuncularının, kadın yetenekleri sadece işe almakla kalmayıp, onları erken aşamada sisteme entegre eden ve liderlik yolculuklarını destekleyen bir kültür inşa etmesi hayati önem taşıyor.
- Utarit bünyesindeki kadın çalışan oranını bizimle paylaşmak ister misiniz? Özellikle AR-GE ve teknik kadrolarda bu oranın değişimi ne yönde?

Utarit çatısı altında bugün toplam çalışan gücümüzün yüzde 30’dan fazlasını kadınlar oluşturuyor. Bu oran, teknoloji sektörünün genel ortalamasının üzerinde olsa da bizim için bir istatistik verisi olmaktan öte, bilinçli ve özenle inşa edilmiş bir kurum kültürünün doğal sonucudur.
Özellikle AR-GE ve teknik ekiplerimizde son yıllarda kadın çalışan grafiğimizde istikrarlı ve gurur verici bir yükseliş var. Yazılım mimarisi, ürün geliştirme ve sistem tasarımı gibi kritik alanlarda kadın mühendislerimizin detaycı bakış açısı, ortaya koyduğumuz çözümlerin kalitesini ve estetiğini doğrudan yukarı taşıyor.
Gelecek vizyonumuz ise çok net: Yakın vadede kadın çalışan oranımızı yüzde 50’nin üzerine taşımak. Ancak bunu yaparken bir “pozitif ayrımcılık” kotasıyla değil; eşit fırsat, şeffaf kariyer planlaması ve tamamen liyakate dayalı bir değerlendirme sistemiyle ilerliyoruz. Çünkü teknoloji dünyasında gerçek ve sürdürülebilir başarı, cinsiyetten bağımsız olarak farklı zihinlerin ortak üretiminden doğar.
- Şirketinizdeki işe alım süreçlerinde, kadın çalışanların en yoğun ilgi gösterdiği veya en başarılı olduğu departmanlar neler?
Utarit’te kadın çalışanlarımızın varlığını belirli departmanlarla sınırlamak veya kategorize etmek imkânsız. AR-GE’den yazılıma, ürün geliştirmeden operasyon ve yönetime kadar organizasyonumuzun her hücresinde kadın ekip arkadaşlarımız aktif roller üstleniyor ve markamıza yüksek katma değer sağlıyor. Biz işe alım süreçlerimizi cinsiyet odaklı değil; yetkinlik, merak duygusu ve problem çözme tutkusu üzerine kurguluyoruz. Bu liyakat odaklı yaklaşım, doğal olarak kadın çalışanların teknik ve stratejik pozisyonlarda daha görünür ve etkili olmasını sağlıyor.
Özellikle yazılım ve AR-GE ekiplerimizde kadınların analitik zekâsı ve çok yönlü düşünme becerisi, geliştirdiğimiz teknolojilerin fark yaratmasında kilit rol oynuyor. Günün sonunda ortaya çıkan tablo; farklı disiplinlerden, farklı bakış açılarından beslenen, birbirini tamamlayan güçlü bir ekip ruhu. Bizim için başarının formülü tam olarak bu çeşitlilik ve ahenkte gizli.
Ezberleri bozup cesaretle çözüm üretin, hata yapmaktan korkmayın
- Teknoloji ve fintech dünyasında kariyer yapmayı hedefleyen genç kadın girişimcilere veya profesyonellere tavsiyeleriniz nelerdir?
Teknoloji ve fintech gibi her gün yeniden yazılan dinamik alanlarda kariyer hedefleyen genç kadınlara ilk tavsiyem; kendilerini asla mevcut tanımlarla ve rollerle sınırlamamalarıdır. Bu sektörler, ezber bozanlara, cesaret edenlere ve öğrenme açlığı duyanlara sonsuz fırsatlar sunuyor.
Teknik donanım elbette şart; ancak asıl fark yaratan şey, problemi doğru teşhis edebilmek ve çözüm üretme cesaretini göstermektir. İkinci olarak; hata yapmaktan, düşmekten korkmamalarını öneririm. Özellikle fintech dünyasında deneme-yanılma süreci, başarısızlık değil, öğrenmenin ve gelişimin en doğal parçasıdır.
Erkek egemen olarak kodlanmış ortamlarda kendi seslerini duyurmaktan, fikirlerini savunmaktan çekinmemeleri ve uzmanlıklarına sonuna kadar güvenmeleri çok kritik. Son olarak; güçlü ve samimi bir network oluşturmanın gücünü asla hafife almamalarını isterim. Doğru insanlar, doğru mentorlar ve doğru ekosistemlerle kurulan ilişkiler, kariyer yolculuğunda bazen teknik bilgi kadar kapı açıcı olabilir. Kendilerine inandıkları, istikrarlı oldukları ve vazgeçmedikleri sürece, bu sektörde aşılamayacak hiçbir cam tavan olmadığını bizzat deneyimleyerek göreceklerdir.
Öncü adımlar atılarak cam tavan kırılmalı
- Türkiye’de teknoloji şirketlerinin yönetim kurullarında kadın temsilini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce sektörde fırsat eşitliği tam anlamıyla sağlanabildi mi?
Türkiye’de teknoloji şirketlerinin yönetim kurullarına baktığımızda, kadın temsilinin olması gereken seviyenin ve potansiyelin hâlâ gerisinde olduğunu görüyoruz. Son yıllarda farkındalık artsa da bu artış genelde sınırlı sayıda şirketle ve maalesef daha çok sembolik adımlarla ilerliyor; vitrindeki değişim henüz genele yayılmadı.
Fırsat eşitliğinin tam anlamıyla sağlandığını söylemek bugün için ne yazık ki fazla iyimser bir tablo olur. Kadınlar teknoloji alanına girerken erkek meslektaşlarıyla benzer, hatta bazen daha üstün yetkinliklere sahip olmalarına rağmen, liderlik koltuğuna ve karar alma mekanizmalarına erişimde çok daha engebeli ve uzun bir yolu aşmak zorunda kalıyorlar.
Gerçek eşitlik; yalnızca giriş seviyesinde işe alımda değil, kariyer basamaklarında yükselirken, yetki devrinde ve stratejik karar masalarında kadınlara alan açıldığında mümkün olacak. Dönüşümün kalbi olan teknoloji ve fintech sektörlerinin, bu konuda daha cesur, samimi ve öncü adımlar atarak o cam tavanları kırması gerektiğine inanıyorum.
- Kampüs kart sistemleri ve SoliClub gibi fintech dikeyindeki ürün ve hizmetlerinizden bahseder misiniz?
Utarit olarak geliştirdiğimiz kampüs kart sistemleri, üniversite yaşamını dijitalleştirmenin çok ötesinde, bankalar için paha biçilemez bir kullanıcı kazanım ve etkileşim kanalı sunuyor. Sistemlerimiz banka entegrasyonlarıyla bir bütün olarak çalışıyor ve bir öğrencinin üniversiteye adım attığı o ilk “merhaba” anından itibaren bankanın dijital dünyasıyla organik bir bağ kurmasını sağlıyor.
Bu entegrasyon sayesinde öğrenciler, kampüs içi tüm ödeme ve geçiş işlemlerini banka altyapısı üzerinden gerçekleştirirken; hesap açılışı, kart kullanımı ve dijital kanalların aktif kullanımı hayatlarının doğal bir parçası haline geliyor. Bankalar için bu model, geleneksel pazarlama yöntemlerinin ötesinde, sadık, aktif ve uzun vadeli müşteri kazanmak anlamına geliyor.
SoliClub ve mobil çözümlerimizle zenginleştirdiğimiz bu yapı, fiziksel karttan mobil cüzdana evrilen esnek ve modern bir deneyim sunuyor. Bugün 3 milyonun üzerinde genç kullanıcının bu sistemler sayesinde finansal kuruluşlarla erken yaşta, sürekli ve verimli bir ilişki kurması, yarattığımız değerin ölçeklenebilir ve sürdürülebilir olduğunun en büyük kanıtıdır.
Öğrencilerin finansal teknolojilerle kurduğu ilişkiyi mezuniyet sonrasına da taşıyan bir yol arkadaşı olmak istiyoruz
- Önümüzdeki dönemde Utarit’in odaklanacağı öncelikli alanlar nereler olacak? Hangi yeni teknolojiler veya pazarlarda büyümeyi planlıyorsunuz?
Tamamı yerli sermaye ile kurulmuş bir AR-GE firması olarak, önümüzdeki dönemde stratejik rotamız, başlattığımız kampüs dijitalleşme hikâyesini daha da derinleştirmek ve zenginleştirmek üzerine kurulu. Üniversitelerde halihazırda tıkır tıkır işleyen ödeme ve geçiş altyapılarının üzerine, öğrencilerin günlük yaşam akışını kolaylaştıran, onlara değer katan yeni finansal ve dijital servisler eklemeyi hedefliyoruz.
Bu vizyon kapsamında, bankalarla olan stratejik iş birliklerimizi genişleterek, öğrenci segmentinin dinamiklerine özel; mobil odaklı, hızlı ve kullanıcı deneyimi mükemmelleştirilmiş yeni ürünleri hayata geçireceğiz. Amacımız, öğrencilerin finansal teknolojilerle kurduğu ilişkiyi sadece kampüs sınırlarıyla kısıtlı tutmayıp, mezuniyet sonrasına da taşan uzun vadeli bir yol arkadaşlığına dönüştürmek. Büyüme stratejimizin diğer önemli ayağı ise globalleşme ve yurtdışı entegrasyonlar.
Türkiye’de geliştirdiğimiz bu güçlü altyapıyı uluslararası sistemlerle konuşturarak, öğrencilerin sadece ülkemizde değil, dünyanın farklı noktalarında da aynı ayrıcalıklardan faydalanabileceği bir ağ kurmayı planlıyoruz. Böylece Utarit ekosistemini sınırların ötesine taşıyan, global ölçekte rekabet eden bir yapı kurmak en büyük hedefimiz.


