2025 verilerine baktığımızda global ölçekte teknoloji sektöründe kadın çalışan oranı ortalama yüzde 25-30 bandında. Teknik roller özelinde bu oran çoğu pazarda yüzde 20’nin altına düşebiliyor. Asıl mesele ise sadece sayılar değil. Kadınların karar mekanizmalarında ve liderlik pozisyonlarında ne kadar temsil edildiği çok daha kritik. Kadın liderliğinin daha kapsayıcı, uzun vadeli ve dengeli karar süreçlerine katkı sağladığına inanıyorum. Bu nedenle istihdam kadar liderlik yolculuklarını da bilinçli şekilde desteklemek gerekiyor.
Dataroid Kurucu Ortak ve CRO Elif Parlak
- Dataroid’in Kurucu Ortağı olarak, kurumsal dünyadan girişimciliğe uzanan kariyer yolculuğunuzdan ve Dataroid’in hikâyesinden kısaca bahsedebilir misiniz?
Kariyerime mühendislik kökenli bir eğitim altyapı- sının sağladığı analitik bakış açısıyla, finans sektöründe ve danışmanlık alanında başladım. Özellikle büyük ölçekli finansal kuruluşlarla çalışırken dijital kanallardan üretilen verinin büyüklüğünü ve potansiyelini yakından gözlemleme fırsatı buldum. Ancak bu verinin stratejik karar süreçlerine yeterince hızlı ve etkili şekilde entegre edilemediğini gördüm.
Dataroid’i kurarken çıkış noktamız buydu: Kurumların dijital kullanıcı davranışını gerçek zamanlı, güvenli ve aksiyona dönüşebilir şekilde anlamasını sağlamak. Finans ve danışmanlık geçmişim sayesinde özellikle bankacılık tarafında veri mimarisi, regülasyon uyumu ve ölçeklenebilir analitik altyapıların nasıl kurgulanması gerektiğine dair sahada güçlü bir perspektif geliştirdiğimi söyleyebilirim.
Dataroid’in temel mimarisini de bu ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde, yüksek veri hacmini düşük gecikmeyle işleyebilen ve kurumsal IT ekosistemlerine entegre olabilen bir yapı olarak tasarladık. Bugün Dataroid, başta bankacılık ve finans olmak üzere özellikle güven, regülasyon ve ölçek gerektiren sektörlerde veriyi operasyonel bir raporlama aracı olmaktan çıkarıp stratejik bir büyüme yetkinliğine dönüştürüyor.
- Global ölçekte (Orta Doğu, Avrupa, Asya) büyüyen bir şirket olarak, işe alım süreçlerinizde ve yönetim kademelerinde fırsat eşitliği politikanızı nasıl şekillendiriyorsunuz?
Farklı coğrafyalarda büyürken tek bir ilkeye bağlı kalıyoruz; yetkinlik ve potansiyel. İşe alım süreçlerimizde cinsiyet, yaş veya geçmişten bağımsız olarak aynı değerlendirme kriterlerini uyguluyoruz. Yönetim kademelerinde de çeşitliliğin, özellikle global pazarlarda daha doğru kararlar alınmasını sağladığını net bir şekilde görüyoruz.
Sektör ortalamasının üzerinde olan kadın çalışan oranımızı daha da artırmayı hedefliyoruz
- Teknoloji dünyasındaki kadın istihdamına ve kadın liderliğine yönelik görüşlerinizi alabilir miyiz? Dataroid bünyesindeki kadın çalışan oranı nedir? Özellikle büyüme (growth), ürün yönetimi ve teknik kadrolarda bu oranın değişimi ne yönde?
2025 verilerine baktığımızda global ölçekte teknoloji sektöründe kadın çalışan oranı ortalama yüzde 25-30 bandında. Teknik roller özelinde bu oran çoğu pazarda yüzde 20’nin altına düşebiliyor. Bu tablo bize hâlâ ciddi bir potansiyel alanı olduğunu gösteriyor.
Ancak asıl mesele sadece sayılar değil. Kadınların karar mekanizmalarında ve liderlik pozisyonlarında ne kadar temsil edildiği çok daha kritik. Kadın lider- liğinin daha kapsayıcı, uzun vadeli ve dengeli karar süreçlerine katkı sağladığına inanıyorum. Bu neden- le istihdam kadar liderlik yolculuklarını da bilinçli şekilde desteklemek gerekiyor.
Dataroid olarak biz, yüzde 30’un üzerinde kadın ça- lışanımızla ortalamanın üzerinde bir tabloya sahibiz. Bu oranı yalnızca toplam istihdamda değil; büyü- me (growth), ürün yönetimi ve teknik ekipler dahil olmak üzere farklı fonksiyonlarda dengeli biçimde artırmaya odaklanıyoruz.
- Finansal kuruluşların dijitalleşme yolculuğunda yapay zekâ destekli analitik çözümlerinizle nasıl bir katma değer yaratıyorsunuz?
Finans sektörü için dijitalleşme artık yalnızca kulla- nıcı deneyimi değil; güven, performans ve sürdürülebilir büyüme meselesi. Dataroid olarak yapay zekâ destekli analitik platformumuzla, dijital kanallardaki kullanıcı davranışını gerçek zamanlı analiz ederek bankaların hızlı ve veri temelli karar almasını sağlı- yoruz. Bugün Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi, ING ve QNB gibi lider bankalara destek oluyoruz. Platfor- mumuz üzerinden 120 milyondan fazla dijital kulla- nıcının deneyimini analiz ediyor ve şekillendiriyoruz.
Teknik olarak baktığımızda, platformumuz mobil ve web kanallarından gelen event-level veriyi gerçek zamanlı olarak topluyor; saniyeler içinde işleyerek ölçeklenebilir ve kesintisiz bir analiz altyapısı sağlıyor. Ayrıca makine öğrenmesi destekli tahminleme modelleriyle churn riski, terk noktaları ve dönüşüm olasılıklarını öngörüyoruz. Son dönemde yapay zekâ odaklı çalışmalarımıza ağırlık vererek agentic AI yaklaşımını Dataroid’in tamamına entegre ettik ve dijital ekiplerin gelişmiş analitik yetkinliklere doğal dil arayüzü üzerinden erişmesini sağladık.
- Önümüzdeki dönemde Dataroid’in odaklanacağı öncelikli alanlar neler olacak?
Yakın zamanda tamamladığımız yatırım turu, önümüzdeki dönem stratejimizi daha da hızlandırmamıza olanak sağlayacak. Yatırım sonrası dönemde üç ana odağımız bulunuyor; yapay zekâ yetkinliklerimizi daha da derinleştirmek, regülasyon hassasiyeti yüksek pazarlarda büyümek ve global ölçekte ürünleşme hızımızı artırmak. Orta Doğu ve Avrupa öncelikli bölgelerimiz arasında yer alıyor.
“Ben yapamam” diye düşünmeyin
- Veri, yapay zekâ ve teknoloji dünyasında kariyer yapmayı hedefleyen veya kendi girişimini kurmak isteyen genç kadınlara tavsiyeleriniz nelerdir?
Merak duygularını canlı tutmalarını ve teknik konulardan çekinmemelerini öneririm. “Ben yapamam” diye düşünülen pek çok alan, doğru öğrenme disiplini ve pratik deneyimle erişilebilir hale geliyor.
Ayrıca görünür olmaktan ve destek istemekten kaçınmamaları önemli. Network, özellikle teknoloji ve girişimcilik ekosisteminde düşündüğümüzden çok daha belirleyici bir rol oynuyor. Yetkinlik kadar cesaret ve süreklilik de uzun vadede fark yaratıyor.
- Son olarak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özelinde eklemek istedikleriniz…
8 Mart benim için bir kutlamadan çok bir hatırlatma. Eşitlik, tek bir güne sıkıştırılabilecek bir gündem değil; sürdürülebilir bir yaklaşım gerektiriyor. Kadınların teknoloji ve iş dünyasında daha fazla temsil edilmesi yalnızca bir çeşitlilik meselesi değil, daha dengeli karar mekanizmaları ve daha güçlü bir gelecek için stratejik bir gereklilik. Gerçek dönüşümün, fırsat eşitliğinin kültürün doğal bir parçası haline gelmesiyle mümkün olacağını düşünüyorum.


