Bir kadın lider olarak, stratejik karar alma süreçlerinde kadın bakış açısının sektöre yalnızca katkı sunmakla kalmayıp dönüşümün yönünü belirlediğine inanıyorum. Kadınlar; yön veren, denge kuran ve geleceği inşa eden bir perspektifle fintech ekosistemine dahil oluyor. Üstelik bu ekosisteme sadece uyum sağlamakla yetinmeyecek; onun etik sınırlarını, kapsayıcılık anlayışını ve insan merkezli yapısını aktif biçimde şekillendirecekler.
Moka United Stratejiden ve Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aslı Odabaşı
- Finansal teknolojilerin stratejik tarafında uzmanlaşmış biri olarak, kariyer hikayenizi kısaca dinleyebilir miyiz?
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldum. Kamu Yönetimi alanındaki yüksek lisansımı Mustafa Kemal Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, 2006 yılında kariyerime Turkcell’de başladım.
Yaklaşık 15 yıl boyunca hem bireysel hem de kurumsal müşterilere dokunan farklı rollerde görev alarak; dijital çözümler, mobil medya ve reklamcılık ile iş ortaklığı yönetimi gibi alanlarda deneyim kazandım. Bu süreçte, teknolojinin yalnızca iş sonuçları değil, insanlar üzerinde yarattığı etkiyle de anlamlı olduğuna inandım ve bu bakış açısıyla müşteri memnuniyetini artıran projelerde aktif rol aldım. 2018-2020 yılları arasında bütünleşik pazarlama çözümleri sunan Smpl.’de Genel Müdür olarak görev yaptım.
2020-2021 yıllarında Hopi’de Strateji, İş Geliştirme ve Ürün Direktörü olarak, kullanıcıyı merkeze alan bir ürün yol haritasının oluşturulmasında sorumluluk aldım. 2021 yılından itibaren Moka United grup şirketlerinde çeşitli görevler alarak, hızla dönüşen fintech dünyasında hem sürdürülebilir büyümeye hem de kapsayıcı bir çalışma kültürüne odaklandım. 2023 yılından bu yana Moka United’da Strateji- den ve Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardım- cısı olarak çalışıyorum.
- Bir kadın lider olarak, stratejik karar alma mekanizmalarında kadın bakış açısının sektöre katkı sağladığını düşünüyor musunuz?
Bugün, strateji ve büyüme odağımı; kadınların iş hayatında daha görünür, daha etkili ve daha cesur adımlar atabildiği bir ekosistemin mümkün olduğuna dair inancımla birleştiriyorum.
Bir kadın lider olarak, stratejik karar alma süreçlerinde kadın bakış açısının sektöre yalnızca katkı sunmakla kalmayıp dönüşümün yönünü belirlediğine inanıyorum. Kadınlar; yön veren, denge kuran ve geleceği inşa eden bir perspektifle fintech ekosistemine dahil oluyor. Üstelik bu ekosisteme sadece uyum sağlamakla yetinmeyecek; onun etik sınırlarını, kapsayıcılık anlayışını ve insan merkezli yapısını aktif biçimde şekillendirecekler.
Bu yaklaşım, sektörün inovasyon kapasitesini güçlendirirken daha sürdürülebilir, daha duyarlı ve daha bütüncül bir stratejik çerçevenin oluşmasına da zemin hazırlıyor. Kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla yer aldığı her yapı, yalnızca daha insan merkezli değil, aynı zamanda daha güçlü ve daha sürdürülebilir oluyor.
Çalışan sayımızın %40’ı kadınlardan oluşuyor
- Moka United’ın kadın çalışan oranını ve yönetimdeki kadın temsilini paylaşır mısınız?
Şirketimizde kadın çalışan oranı ve yönetim kademelerindeki kadın temsili bizim için yalnızca bir istatistik değil; karar alma kalitesini, üretkenliği ve uzun vadeli başarıyı doğrudan etkileyen stratejik bir güç alanı.
Gözlemlerime göre kadınlar, farklı bakış açılarıyla süreçlere dahil olduğunda, daha kapsayıcı çözümler üretiliyor, riskler daha dengeli yönetiliyor ve müşteri ihtiyaçları daha doğru okunuyor. Bu nedenle kadın temsiline yaklaşımımızı yalnızca “eşitlik” başlığı altında değil; performans, yaratıcılık ve sürdürülebilir büyüme perspektifiyle ele alıyoruz. Yönetimlerdeki kadın liderlerin, ekiplerde iş birliğini artıran, sonuç odaklılığı güçlendiren ve kültürel dayanıklılığı yükselten bir etki yarattığına inanıyoruz.
Şirketimizin toplam çalışan sayısının yaklaşık %40’ını kadınlar oluşturuyor. Yönetim kademelerinde ise bu oran daha da artıyor; yöneticilerimizin yaklaşık %45’i kadın liderlerden oluşuyor ve bu yapı, karar alma süreçlerinde kapsayıcı bakış açısını güçlendirme kararlılığımızı ortaya koyuyor.
Teknoloji, veri ve mühendislik ekiplerimizde görev alan kadın çalışanlarımız ise inovasyonun merkezinde aktif rol alarak ürün ve hizmetlerimizin gelişimine doğrudan katkı sağlıyor. Ayrıca son dönemde terfi eden çalışanlarımız içinde kadınların oranı da bu gelişim yolculuğunun önemli bir göstergesi. Kadınların yetkinlikleriyle görünür olduğu, karar süreçlerinde aktif rol alabildiği ve eşit fırsatlara erişebildiği yapılar kurulması gerektiğine inanıyorum.
- Fintech sektöründeki kadın istihdamını yeterli buluyor musunuz?
Teknoloji ve finans ağırlıklı tüm sektörlerde, kadınların hem istihdamda hem de karar alma mekanizmalarında hâlâ olması gereken düzeyde temsil edilmediğini görüyoruz. Bu eksiklik, bir potansiyel havuzunun tam anlamıyla değerlendirilememesi anlamına geliyor. Kadınların daha fazla yer aldığı organizasyonlarda yalnızca temsil değil; üretkenlik, problem çözme kapasitesi ve uzun vadeli başarı da güçleniyor.
Temsili artırmak, bir sosyal sorumluluk olduğu kadar, iş sonuçlarını doğrudan etkileyen stratejik bir tercih. Bu nedenle, tüm sektörlerde, kadınların yetkinlikleriyle daha görünür olduğu, karar süreçlerinde aktif rol alabildiği ve eşit fırsatlara erişebildiği yapılar inşa edilmesi gerektiğine inanıyorum.
- Moka United’ın büyüme stratejisinde yeni pazarlar, global açılımlar nasıl bir yer tutuyor?
Türkiye’den İngiltere’ye, Avrupa’dan Kafkaslara uzanan geniş bir coğrafyada konumlanan bir finansal teknoloji şirketi olma vizyonuyla ilerliyoruz. İlk günden bu yana kendi teknolojisini geliştiren bir yapı olarak çalıştık ve bugün bu yetkinlik, bizi yalnızca hizmet sunan bir şirket olmaktan çıkarıp finansal sistem inşa eden bir oyuncuya dönüştüren stratejik bir güce ulaştırdı. 2026 itibarıyla bu gücü daha görünür kılmayı, müşterilerle doğrudan temas eden çözümlerle pazarlarda daha derin ve kalıcı bir varlık oluşturmayı hedefliyoruz.
- Finans ve teknoloji dünyasında stratejik roller hedefleyen genç kadınlara “sürdürülebilir başarı” için tavsiyeleriniz nelerdir?
Finans ve teknoloji gibi hızın, belirsizliğin ve rekabetin yüksek olduğu alanlarda sürdürülebilir başarıyı, tek bir sıçrama anı olarak değil uzun soluklu bir yolculuk olarak görmek gerekiyor. Genç kadınlara ilk tavsiyem, kariyerlerini yalnızca bir sonraki ünvan üzerinden değil; hangi problemleri çözmek istedikleri, hangi alanlarda derinleşmek istedikleri üzerinden kurgulamaları olur. Gerçek güç, zaman içinde biriken uzmanlık ve güvenilirlikten geliyor. İkinci olarak, kendi seslerini erken dönemde sahiplenmelerini çok önemsiyorum.
Stratejik rollerde görünür olmak, yalnızca doğru kararları almakla değil; o kararların arkasındaki düşünceyi net, sakin ve tutarlı bir şekilde ifade edebilmekle mümkün oluyor. Bunun yanında, “her şeyi tek başına yapma” beklentisini bırakıp doğru ekipleri kurmayı ve birlikte üretmeyi öğrenmek, hem başarıyı hem de dayanıklılığı artırıyor.
Son olarak, sürdürülebilir başarıyı yalnızca profesyonel performansla sınırlamamak gerektiğine inanıyorum. Kendi sınırlarını tanımak, gerektiğinde yavaşlayabilmek ve hayattan kopmadan ilerlemek, uzun vadede en büyük rekabet avantajı. Çünkü kalıcı etki, ancak insanın kendisiyle temasını kaybetmeden üretebildiği yerden doğuyor.
- Son olarak 8 Mart Dünya Kadınlar günü mesajınızı alabilir miyiz?
8 Mart’ı yalnızca bir kutlama günü değil; kadınların bilgi, emek ve kararlılıkla yarattığı değerin görünür olduğu güçlü bir hatırlatma olarak görüyorum. Kadın profesyonellere mesajım; “Yolunuzu başkalarının beklentilerine göre değil, kendi değerlerinize göre çizin. Etki yaratmak için herkese benzemek değil, kendiniz olmanız yeterli.”
Sektörlerin sorumluluğu ise kadınların sadece masada yer almasını değil, masanın yönünü belirleyen oyuncular olmalarını sağlayacak alanları bilinçli şekilde açmaktır. Bugün hâlâ birçok sektörde kadınlar yetkinliklerini kanıtlamak için fazladan efor harcamak zorunda kalıyor. Oysa asıl dönüşüm, kadınların potansiyellerini anlatmak zorunda kalmadıkları; ürettikleri sonuçlarla doğal olarak görünür oldukları bir çalışma kültürüyle mümkün.


