Özgür Arzu Barbaros: Teknoloji dünyasında kadın girişimci olmak, alışılmış kalıpları dönüştürmeyi gerektiriyor

Virgosol Kurucu Ortak ve Co-CEO Özgür Arzu Barbaros


  • Profesyonel kariyerinizden girişimciliğe geçiş yaptınız. Virgosol’ün kuruluş hikâyesini ve sizi “yazılımın kalitesini denetleyen” bu yolculuğa iten motivasyonu kısaca dinleyebilir miyiz?

Profesyonel kariyerim boyunca teknoloji projelerinin başarısının kodun ötesinde, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik yaklaşımında ortaya çıktığını yakından gözlemledim. Özellikle yapay zekâ ile yeniden tanımlanan dijital dünyada, fikirler etkili kalite kontrol süreçleriyle desteklenmediğinde büyük mali kayıpların yaşandığını görmek bende bu konuda bir çözüm üretme isteği yarattı. Bu sorgulama sürecinde Miraç ile yollarımız kesişti ve yazılıma bakış açımızın aynı vizyoner zeminde buluştuğunu fark ettik.

Yazılım kalitesini işin sonunda konumlanan bir adımın ötesinde, stratejik kararların yanında duran bir güç olarak ele alma fikri Virgosol’ün temelini oluşturdu. Virgosol, bu ortak bakış açısının ve sahada gözlemlediğimiz somut ihtiyaçların bir sonucu olarak doğdu. Özetle; girişimciliğe geçişim, yazılım ekosisteminde eksikliğinin etkisi yüksek bir alanda sorumluluğu üstlenme kararlılığıydı diyebilirim.

  • Teknoloji sektöründe, özellikle de yazılım test ve kalite güvence (QA) dikeyinde kadın
    liderlerin varlığını ve etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yazılım test ve kalite güvence dikeyi, teknolojinin en kritik karar noktalarından biri ve kadın liderlerin bu alandaki etkisi giderek daha görünür hale geliyor. Kalite güvence yaklaşımı, teknik uzmanlığın yanında sistematik düşünme ve uzun vadeli bakış açısı gerektiriyor. Kadın liderler, bu çok katmanlı yapıyı stratejik bir bütünlükle yönetebiliyor. Bu da yazılım projelerinde güven ve istikrarı kalıcı hale getiriyor.

Kadınların liderlik ettiği QA organizasyonlarında kalite, sürecin sonunda kontrol edilen bir unsur olmaktan çıkıyor. İş hedefleriyle paralel ilerleyen, değer odaklı bir yaklaşıma dönüşüyor. Bu etki, sektörün olgun ve sürdürülebilir bir yapıya evrilmesini sağlıyor.

  • Yazılım dünyasında genellikle geliştirme (development) tarafında erkek egemenliği konuşulurken, test ve analiz tarafında kadın çalışan oranının daha yüksek olduğu gözlemleniyor. Virgosol’deki kadın çalışan istihdamı ve yönetimdeki kadın temsili ne durumda?

Virgosol’de kadın istihdamını, sektördeki bahsettiğiniz gerçekliğin doğal bir sonucu olarak görmekle birlikte, her zaman bu konuyu stratejik önceliklerimiz arasında tutuyor, spesifik olarak takip ediyor ve yüzde 40 oranını korumaya özen gösteriyoruz. Gerek teknoloji ekiplerinde gerekse şirketin diğer ekiplerinde kadınların etkin rol aldığı bir yapımız var. Yönetimde de kadın temsilimiz güçlü ve görünür. Bu da karar alma ve strateji geliştirmede çok boyutlu bir bakış kazandırıyor. Bu yaklaşımımız sürdürülebilir başarıyı destekliyor.

  • Virgosol olarak yapay zekâyı test süreçlerinize nasıl entegre ediyorsunuz ve bu dönüşüm sektörü nasıl etkiliyor?

Yapay zekâ, dijital dünyada doğal bir gerçeklik olarak yaygınlaşırken, Virgosol çözümlerinin de doğal bir parçası olarak konumlanıyor. Yazılım geliştirme sürecinde yapay zekâ etkisiyle çok hızlanan üretim bandında, fikrin oluştuğu andan son kullanıcıya açıldığı ana kadar her adımda kalite yaklaşımını sürece entegre ediyoruz.

Yapay zekâ ile tek bir cümleden, detaylı bir analiz dokümanı oluşturabiliyor, bu dokümandan backlog itemler oluşturup, geliştirme aşamasına geçilmesini sağlıyoruz. Tüm test senaryoları tek bir tuşa hazırlanırken, sürekli öğrenen bir yapay zekâ platformu yaratıyoruz. Böylece test süreçleri reaktif olmaktan çıkıyor. Proaktif ve veri odaklı bir yapıya evriliyor. Bu dönüşüm de yapay zekâyla yeniden tanımlanan dijital dünyada üretilen çıktılara “güveni” kalite yaklaşımıyla yeni bir olgunluk seviyesine taşıyor.

  • Sadece Türkiye’de değil, global pazarda da faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak, Türk kadın mühendislerinin ve yazılımcılarının globaldeki algısı ve başarısı hakkında neler söylersiniz?

Global pazarda Türk kadın mühendislerine yönelik algı, giderek daha güçlü ve pozitif bir zemine oturuyor. Derin teknik bilgiyle birlikte yüksek sorumluluk bilinciyle hareket ediyorlar. Farklı kültürlerle çalışırken güçlü bir uyum yakalıyorlar. Bu da uluslararası projelerde sürdürülebilir başarıyı beraberinde getiriyor. Global pazarda oluşan güven, bireysel yetkinliklerin ötesine taşınıyor. Türkiye’den çıkan mühendislik gücünü daha görünür kılıyor.

  • Bir kadın girişimci olarak, yatırım süreçlerinde, müşteri ilişkilerinde veya teknoloji dünyasının karar masalarında “cinsiyet eşitsizliği” ile ilgili bariyerlerle karşılaştınız mı?

Teknoloji dünyasının kendine has dinamikleri içinde sayıca azınlığı temsil etmenin mutlaka etkileri oluyor. Normalleşmiş bazı ön fikirler ve kabuller çok oluyor. Örneğin ben ilk stajımda, genç bir kadın olarak 40 kişilik, sadece erkeklerin olduğu bir network ekibinde staj yaptım.
Stajımın son günü ilgili departman müdürü beni yanına çağırdı ve kendisini hayal kırıklığına uğrattığımı söyledi.

Çok şaşırmıştım, nedenini merakla sorduğumda, bu çıtı pıtı ve bakımlı görüntümün arkasında bu kadar çalışkan sabah akşam demeden, saha ofis demeden üreten birini beklemediğini söylemişti. Kinayeli ama takdir edici bir niyetle yapılmış bu söylem aslında kariyerimin geri kalanında da kadın varlığı ve etkinliğine dair vizyonumu oluşturmakta çok kritik bir değer yarattı.

Bu bana özel değildi, teknoloji alanında kadın olmakla ilgili bir ön fikrin yıkılma anıydı. Dolayısıyla teknoloji dünyasında kadın girişimci olmak, bazen alışılmış kalıpları dönüştürmeyi gerektiriyor. Ben de bu durumu sınırlayıcı bir unsurdan ziyade ilerlemeyi hızlandıran bir motivasyon olarak gördüm. Zaman içinde odak, kimlikten çok etkiye kayıyor. Sonuç odaklı ilerledikçe sorular yerini güvene bırakıyor. Müşteri ilişkilerinde ise istikrar ve şeffaflık belirleyici oluyor. Aşılan her eşik, daha güçlü bir liderlik pratiğine dönüşüyor.

  • Genç kadınların “Tester” veya “QA Mühendisi” olma yolunda kariyer yapmalarını neden önerirsiniz, bu alanın geleceği parlak mı?

Teknoloji dünyası yapay zekâ ile yeniden şekillendi. Hız artık fark yaratan bir unsur olmaktan çıktı ve bu hızın sonuçlarını yöneten rollere duyulan ihtiyaç her zamankinden çok oldu. Bu noktada “Tester” veya “QA Mühendisi” olmak sistemleri kullanmanın ötesinde yönlendiren tarafta konumlanmayı sağlıyor. Bu alan, analitik düşünme ile iş bakış açısını güçlü biçimde birleştiriyor. Yapay zekâ ve otomasyonun etkisiyle roller daha da derinleşiyor.

Genç kadınlar için bu yol, teknik uzmanlığın yanında karar süreçlerine erken dahil olma imkânı sunuyor. Etkisi ölçülebilen, değeri net bir kariyer alanı oluşturuyor. Bir başka deyişle zaman içinde liderlik pozisyonlarına evrilen bir kariyer hattı yaratıyor. Bu da alanın geleceğini oldukça parlak kılıyor.

  • Bir fintech uygulamasının kullanıcı güvenini kazanmasında, Virgosol’ün sağladığı kalite güvence süreçleri nasıl bir rolü üstleniyor?

· Fintech uygulamalarında güven, saniyeler içinde kazanılabildiği gibi saniyeler içinde kaybedilebiliyor. Virgosol’ün uçtan uca kalite güvence yaklaşımı, tüm deneyimi hatasız ve sürdürülebilir kılmayı hedefliyor.

· Test süreçlerimiz hataları yakalamaktan öte riskleri önceden öngörmeye odaklanıyor. Performans, kullanıcı deneyimi ve süreklilik başlıklarını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bu sayede güven, teknik sağlamlıkla perçinleniyor.

· Teknolojide iz bırakmak isteyen genç kadınlara en önemli tavsiyem, kendilerini kanıtlama telaşıyla değil etki yaratma odağıyla ilerlemeleri olur.

· Teknik yetkinliklerini stratejik bakış açısıyla beslesinler. Kendilerine çizilen sınırları referans almadan ilerlesinler. Hataları duraklama noktası değil öğrenme alanı olarak kullansınlar.

· Görünür olmaktan çekinmesinler. Kendi seslerini kısmadan, uzmanlıklarıyla konuşsunlar ve rekabeti güçlendirici bir unsur olarak görüp, yarışları kendileriyle olsun. Çünkü teknoloji dünyası, güçlü seslere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor.

  • Önümüzdeki dönemde Virgosol’ün büyüme ajandasında hangi yeni teknolojiler, pazarlar veya stratejik hedefler öncelikli sırada yer alıyor?

2026 yılı hem ürünlerimiz hem de global yolculuğumuz açısından Virgosol için önemli bir dönüm noktası olacak. Teknolojimizin gücünü küresel ölçekte daha görünür kılmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde en çok heyecan duyduğumuz adım ise amiral gemimiz RabbitQA’nın yeni yetkinliklerle genişletilmesi.

Yeni nesil yazılım geliştirme sürecinde uçtan uca üretken yapay zekâ teknolojisiyle, platformun kendi kendine öğrenme ve ortama uyum sağlama kapasitesini ileri bir seviyeye taşımaya odaklanıyoruz. Bu gelişim, test süreçlerinde hız ve doğruluğu aynı anda güçlendirecek. Aynı zamanda kalite güvence anlayışını daha proaktif bir yapıya dönüştürecek.

Özetle; önümüzdeki dönemi, Türkiye’den doğup dünyaya açılan bir teknoloji markasının uluslararası ölçekte daha güçlü ve kalıcı bir etki yarattığı bir dönüm noktası olarak konumlandırıyoruz.