Erhan Zengin – Anıl Karayurt: Firmaların sadece dün ve bugünü yönetmesini değil; yarının finansal aksiyonlarını da planlamasını sağlayan bir çözüm sunuyoruz

Finekra Kurucu Ortak ve CEO Erhan ZenginFinekra Kurucu Ortak ve CTO Anıl Karayurt


  • Finekra’yı kurarken yola çıkış motivasyonunuz neydi? Bugün geldiğiniz noktada, kuruluş vizyonunuzun ne ölçüde hayata geçtiğini düşünüyorsunuz?

Erhan Zengin: Finekra’yı kurarken temel motivasyonumuz, Türkiye’de kurumsal finans ekiplerinin bankalar ve farklı ödeme kanalları arasında dağınık ilerleyen süreçler nedeniyle ciddi bir operasyonel yük altında çalışmasıydı. Bu yapı yalnızca kontrolü ve raporlamayı zorlaştırmıyor, aynı zamanda firmaların büyümesini de yavaşlatıyordu; işi büyütmek isteyen şirketler daha fazla finans personeli almak zorunda kalıyordu. Finekra’yı, bu yükü azaltmak ve finans operasyonlarını tek bir yapı üzerinden yönetilebilir hale getirmek amacıyla hayata geçirdik.

  • Finekra’nın kurumlara sunduğu temel ürün ve çözümler neler? Markanızı, kurumların ya da bireylerin hangi operasyonel veya finansal problemlerini çözme odağıyla konumlandırıyorsunuz?

Erhan Zengin: Finekra’yı, kurumların banka ve finans operasyonlarını merkezi bir yapı üzerinden yönetebildiği bir nakit yönetimi ve açık bankacılık platformu olarak konumluyoruz. Odağımız, firmaların yalnızca veriyi izlediği değil; nakit akışını ve tahsilat süreçlerini aktif şekilde yönettiği bir operasyon yapısı kurmalarını sağlamak.

Çok bankalı hesap ve bakiye takibi, nakit akışı izleme, POS ve tahsilat raporları, bayi ve tedarikçi ödeme yönetimi, ERP entegrasyonları ve online tahsilat çözümleri sunuyoruz. Finekra ile kurumlar, birçok banka ve ödeme kuruluşuyla entegre şekilde çalışabiliyor; farklı kanallardan gelen tüm tahsilatlarını tek bir yapı üzerinden yönetebiliyor. Online tahsilat modülümüzle kurumlar, kanal veya yöntem ayrımı yapmadan ödeme alabiliyor; tüm tahsilatlarını tek ekranda izleyerek süreci hem hızlandırıyor hem de kontrol altına alıyor.

  • Ödeme sistemleri ve finansal süreçler alanında rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde, Finekra’yı benzer çözümlerden ayrıştıran temel teknolojik ve stratejik unsurlar nelerdir?

Anıl Karayurt: Finekra’yı ayrıştıran temel yaklaşımımız, açık bankacılığı yalnızca hesap hareketlerinin görüntülendiği bir alan olarak görmememiz. Nakit yönetimi, tahsilat ve ödeme süreçlerini bankalar üstü bir bakışla ele alıyor ve tüm bu yapıyı tek bir çatı altında birleştiriyoruz.

Bu yaklaşımı, firmaların finans ekipleri için adeta bir yazılım ekibi gibi konumlanarak hayata geçiriyoruz. Bankacılık kökenli bir ekip olarak hem regülasyonları hem de finans ve muhasebe ekiplerinin sahadaki operasyonel ihtiyaçlarını yakından biliyoruz. Teknoloji, mevzuat uyumu ve operasyonel faydayı birlikte ele almamız Finekra’yı benzer çözümlerden ayıran en önemli unsurlardan biri.

  • Son dönemde Finekra bünyesinde hayata geçirilen ya da üzerinde çalıştığınız, yakın dönemde pazara sunmayı düşündüğünüz önemli ürün geliştirmeleri veya organizasyonel dönüşümler var mı?

Anıl Karayurt: Son dönemde Finekra olarak odağımızı, yapay zekâ ve gömülü finans yaklaşımıyla kurumsal finans süreçlerini daha erişilebilir, daha esnek ve daha bağımsız hale getiren çözümler üzerine yoğunlaştırdık. Bu sayede firmalar için finansal bağımlılığı azaltan, kendi ihtiyaçlarına en uygun seçenekleri özgürce değerlendirebildikleri bir finansal yapı oluşturuyoruz.

Finekra’yı bu noktada, tekil bir finansal araçtan ziyade; kurumların nakit akışını, finansal veriyi ve iş birliklerini tek bir çatı altında ele alabildiği, daha sağlıklı kararlar almalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekleyen bir finansal platform olarak konumlandırıyoruz.

Bankalar üstü finans yönetimi: Açık bankacılık yönetimi + nakit + tahsilat + ödeme Tek platform
– Uçtan uca nakit kontrolü: Gerçek zamanlı görünürlük Proaktif yönetim
– Finans ekipleri için tasarlandı: Finansman seçenekleri, Operasyon odaklı, Otomasyon destekli
– Veri değil, etki üretme: Nakit akışını 360 derece yöneten yapı

  • Kurumsal müşterilerinizin dijitalleşme yolculuğunda Finekra’nın nasıl bir stratejik iş ortağı rolü üstlendiğini düşünüyorsunuz? Ürün ve çözüm geliştirme süreçlerinizde müşteri geri bildirimleri ve sektör dinamikleri nasıl bir rol oynuyor?

Erhan Zengin: Finekra’yı, kurumların dijitalleşme yolculuğunda yalnızca bir teknoloji sağlayıcısı değil; finansal süreçlerini birlikte kurguladıkları bir yazılım ve çözüm ortağı olarak konumlandırıyoruz. Standart çözümler sunmak yerine, sektörlerin ve kurumların farklı ihtiyaçlarına uyarlanabilen esnek bir yapı kuruyoruz.

Bu sayede müşterilerimiz için yalnızca bir finansal yazılım değil, aynı zamanda finansal süreçlerde yol gösteren bir danışman rolü üstleniyoruz. Sektördeki regülasyon ve ürün güncellemelerini yakından takip ederek, bu gelişmeleri kurumlarımıza önceden aktarıyor ve finansal altyapılarını buna göre birlikte şekillendiriyoruz. Bu yaklaşım, müşterilerimizle uzun vadeli ve güvene dayalı bir iş ortaklığı kurmamızı sağlıyor.

  • Eklemek istedikleriniz…

Erhan Zengin: Aslında özetlemek gerekirse, Finekra’nın yaklaşımı teknoloji üretmenin ötesinde bir bakış açısına dayanıyor. Bizim için asıl değer, kurumlara finansal süreçlerinde en doğru faydayı sağlayacak yapıyı kurabilmek ve bunu sürdürülebilir bir iş modeli içinde sunabilmek. Bu nedenle her zaman, müşterilerimizin ihtiyaçlarını merkeze alan; aynı zamanda birlikte çalıştığımız bankalar, ödeme kuruluşları ve iş ortaklarıyla dengeli, şeffaf ve uzun vadeli ilişkiler kurmayı önemsiyoruz.

Finekra’da önceliğimiz, kurumların kendi ihtiyaçlarına en uygun çözümleri seçebildiği, tek bir yapıya veya kuruma bağımlı kalmadan ilerleyebildiği bir ekosistem. Bunu yaparken, tüm paydaşlara eşit mesafede duran ve herkes için değer üreten bir platform yaklaşımıyla ilerliyoruz. Aldığımız tüm kararların temelinde de, müşterilerimize sağlayabileceğimiz en yüksek faydayı, doğru partnerlerle ve sağlıklı bir denge içinde sunma anlayışı yer alıyor.

  • Şirket kültürünüzü ve ekip yapınızı, sürdürülebilir büyüme ve inovasyon hedefleri doğrultusunda nasıl şekillendiriyorsunuz?

Anıl Karayurt: Sürdürülebilir büyüme ve yenilik hedeflerimizi, ekip yapımızı uzun vadeli bir bakışla ve insan odağını merkeze alarak kurguluyoruz. Yeni bir ekip olmamıza rağmen ortalama kıdem süresinin 2,5 yıl olması bizim için önemli bir gösterge. Bu yapı, ekip içindeki bilgi birikiminin korunmasını sağlarken, şirket kültürünün de doğal şekilde güçlenmesine katkı sunuyor. Hızlı büyüyen bir fintech için bu, istikrarlı ilerlemenin önemli bir göstergesi.

Sosyal sorumluluğu ise kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Özel günlerden ekip içi çalışmalara kadar pek çok alanda, yalnızca ekip motivasyonunu değil topluma sağlanan katkıyı da gözetiyoruz. Çalışanlarımızın bu alandaki fikirlerini destekliyor, inisiyatif almalarını teşvik ediyoruz. Bugüne kadar birçok vakıf ve sivil toplum kuruluşuyla, tamamen ekipten gelen fikirlerle hayata geçirilen iş birlikleri de bu yaklaşımın bir yansıması.