Turan’ı kurgularken sadece bir para transferi aracı değil; soydaşlarımızın tüm finansal ihtiyaçlarını tek bir merkezden çözebilecekleri bütünleşik bir ‘Yaşam Finans Uygulaması’ tasarladık. Bugün geldiğimiz noktada ürün gamımızın amiral gemisi elbette Uluslararası Para Transferi. Biz, Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri arasında, deyim yerindeyse finansal sınırları kaldırdık. Rekabet stratejimiz, ‘herkesin yaptığını daha ucuza yapmak’ değil; ‘kimsenin odaklanmadığı bir alanda en iyisi olmak’ üzerine kurulu. Bizim farkımız; Türk Dünyası gibi spesifik ve kültürel bağları kuvvetli devasa bir pazara, genel geçer değil; bölgenin ihtiyaçlarına özel ‘terzi işi’ çözümler üretmemizdir.
Turan Kurucusu Özgür Bayraktar
- Turan’ın kuruluş hikâyesini ve “Türk Dünyası’nın finans uygulaması” vizyonunu paylaşır mısınız? Bu vizyonun arkasındaki stratejik düşünceden bahseder misiniz?
Turan, bizim için sadece bir fintech girişimi değil; Gaspıralı İsmail Bey’in asır önce işaret ettiği ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ şiarının, bugünün dijital dünyasındaki teknolojik yansımasıdır. Kuruluş hikâyemiz, aslında sahadaki çok somut bir ‘acı’yı fark etmemizle başladı.
Gördük ki; aynı dili konuşan, aynı kökten gelen 200 milyona yakın devasa bir nüfus, birbirine para gönderirken hâlâ fiziksel şubelere gitmek zorunda kalıyor, geleneksel sistemlerin yüksek işlem maliyetleriyle ve operasyonel zorluklarıyla mücadele ediyordu. İstanbul’daki bir soydaşımızın -ki biz bu ifadeyi sadece duygusal bir bağ olarak değil, 2527 Sayılı Kanun ve devlet literatürümüzde yeri olan hukuki bir statü bilinciyle kullanıyoruz- Bakü’deki ailesine destek olması, teknoloji çağında bir eziyete dönüşüyordu. Biz, ‘Bu coğrafyanın parası, bu coğrafyanın içinde, en hızlı ve masrafsız şekilde dönmeli’ diyerek yola çıktık.
İşin stratejik tarafına gelince; Türkistan, dijital penetrasyonun (akıllı telefon kullanımının) çok yüksek olduğu ama bankacılık hizmetlerine erişimin hâlâ istenilen seviyede olmadığı bakir bir pazar. Biz Türkiye’nin gelişmiş fintech kaslarını ve ‘know-how’ını bu bölgeye ihraç ediyoruz. Stratejimiz, sadece bir para transferi uygulaması olmak değil; ‘underbanked’ yani bankacılık sistemine tam dahil olamamış milyonlarca soydaşımızı dijital finans ekosistemine katarak, Türk dünyası arasında kesintisiz bir finansal köprü inşa etmektir.
- Bugün Turan’ın sunduğu temel ürün ve hizmetler nelerdir? Dijital cüzdan, temassız ödeme, fiziksel ve sanal kart gibi özelliklerin işletmeler ve bireysel kullanıcılar için somut faydaları nedir?
Turan’ı kurgularken sadece bir para transferi aracı değil, soydaşlarımızın tüm finansal ihtiyaçlarını tek bir merkezden çözebilecekleri bütünleşik bir ‘Yaşam Finans Uygulaması’ tasarladık.
Bugün geldiğimiz noktada ürün gamımızın amiral gemisi elbette Uluslararası Para Transferi. Biz, Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri arasında, deyim yerindeyse finansal sınırları kaldırdık. Bireysel kullanıcılarımız yani soydaşlarımız için en somut fayda; ‘Özgürlük’. Eskiden mesai saatlerine, şube sıralarına ve yüksek komisyonlara mâhkum olan bir kitle, şimdi Turan Cüzdan sayesinde 7/24, saniyeler içinde ve çok uygun maliyetlerle işlem yapabiliyor.
Fiziksel ve Sanal Turan Kartlarımız ise işin finansal kapsayıcılık tarafı. Banka hesabı açmakta zorlanan bir yabancı uyruklu soydaşımıza Turan Kart verdiğimizde, onu sadece bir kart sahibi yapmıyoruz; ona bir ‘finansal kimlik’ kazandırıyoruz. Bu kartlarla dünyanın her yerinde, e-ticaret sitelerinde veya mahallesindeki markette harcama yapabiliyor.
İşletmeler ve genel ekonomi için yarattığımız değer ise bence çok kritik; kayıt dışılıkla mücadele. Biz, yastık altında veya fiziksel nakit döngüsünde kalan milyarlarca liralık hacmi dijitalleştirerek bankacılık sistemine ve kayıtlı ekonomiye kazandırıyoruz. Kullanıcı parasını cebinden değil, Turan Kart’ı üzerinden harcadığında, bu ekosistemdeki işletmeler için de yeni ve canlı bir pazar oluşuyor. Kısacası Turan; birey için hız ve itibar, ekonomi için ise şeffaflık ve hacim demek.
- Turan uygulamasını bölgesel bir finans ekosistemine dönüştürme hedefiniz doğrultusunda para göndermenin kolaylaştırılması, komisyonsuz transferler ve çoklu ülke desteği gibi özellikler nasıl şekillendi?
Bu özelliklerin hiçbiri masa başında alınan teorik kararlar değil; bizzat sahada, soydaşımızın ihtiyaçlarını görerek şekillendirdiğimiz çözümlerdir.
Biz yola çıkarken şunu fark ettik; bölgedeki para transferi ekosistemi, uzun yıllardır geleneksel yöntemlerin ve fiziksel işlem noktalarının hakimiyetindeydi. Bu yapıların doğası gereği operasyonel maliyetler yükseliyor, bu da ne yazık ki son kullanıcıya işlem ücreti olarak yansıyordu. Soydaşlarımız, alın teriyle kazandıkları meblağları transfer ederken, günümüz dijital dünyasında artık yeri olmayan maliyetlere katlanmak durumunda kalıyordu.
Bizim ‘düşük maliyet’ ve ‘kolay transfer’ stratejimiz, işte bu yapıyı dijitalleştirerek verimli hale getiren bir inovasyon hamlesidir.
Bizim vizyonumuzda, Bakü’ye veya Taşkent’e para göndermekle, İstanbul’daki bir arkadaşına FAST ile para göndermek arasında hiçbir fark olmamalı. ‘Sınırları kaldırmak’ derken kastettiğimiz tam olarak bu kullanıcı deneyimidir.
Çoklu ülke desteği ise ‘Bölgesel Finans Ekosistemi’ olma hedefimizin omurgasıdır. Biz Türkiye’yi bir merkez olarak konumlandırıp, buradan Türk Cumhuriyetleri’ne uzanan sağlam finansal köprüler inşa ediyoruz. Sadece tek yönlü bir koridor değil; paranın, ticaretin ve değerin bu coğrafya içinde kalıp dönmesini sağlayan, entegre bir ağ örüyoruz. Özelliklerimiz de bu ağın trafiğini hızlandıracak şekilde sürekli evriliyor.
Regülasyona uyum bizim için bir ‘zorunluluk’ değil; Moka United ekosisteminden gelen doğal bir kalite standardı
- Faaliyetlerinizi BDDK ve TCMB denetimi altında gerçekleştiren bir finansal teknoloji şirketi olarak, regülasyonlara uyum ve güvenlik alanında Turan’ın yaklaşımı hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Finans dünyasında güven, inşa edilmesi en zor kaledir. Biz Turan olarak bu kaleyi, sektörün en güçlü yapılarıyla omuz omuza vererek sağlamlaştırdık. Bildiğiniz gibi stratejik yatırımcımız United Payment ve Moka’nın birleşmesiyle doğan ‘Moka United’ çatısı altında, bugün Türkiye’ninen geniş kapsamlı fintech ekosisteminin bir parçasıyız. Turan’ın bu dev yapıya entegre olması, operasyonlarımızı Moka United’ın güçlü teknolojik altyapısı, lisans yetkinlikleri ve kurumsal hafızasıyla yürütmemizi sağlıyor.
Bu birliktelik, bize sadece operasyonel bir hız değil, aynı zamanda eşsiz bir regülasyon ve uyum kabiliyeti kazandırdı. Kullanıcımız parasını Turan’a yatırdığında, arkasında global standartlarda denetlenen, finansal teknolojinin zirvesindeki bir yapının durduğunu biliyor. Dolayısıyla regülasyona uyum bizim için bir ‘zorunluluk’ değil, Moka United ekosisteminden gelen doğal bir kalite standardıdır. Bu güven, bizim soydaşlarımıza verdiğimiz en büyük teminattır.
- Turan olarak Azerbaycan, Kazakistan ve Türk Devletleri’nde genişleyen bir hizmet ağınız bulunuyor. Bu noktada stratejiniz sürekli yeni ülkelere açılmak mı, yoksa mevcut pazarlardaki varlığınızı güçlendirmek mi? Gelecek dönem vizyonunuzu bu denge üzerinden nasıl tanımlarsınız?
Bizim büyüme felsefemiz çok net; haritada sadece bayrak dikmek değil, o topraklarda kök salmak istiyoruz. Bu yüzden gelecek dönem stratejimizi tamamen ‘mevcut pazarlarda derinleşme’ üzerine kurduk.
Bakü’de, Almatı’da veya Taşkent’te stratejimiz; soydaşımızın sadece para transferi yaptığı bir araç olmak değil, ‘Türk Dünyası’nın Ana Finans Uygulaması’ konumuna yükselmektir. Yani kullanıcımızın finansal hayatındaki ilk ve en temel ekran olmak istiyoruz.
Dolayısıyla gelecek planımızda macera aramak yok. Hedefimiz; Moka United’ın bize sağladığı global güç ve teknolojik altyapı ile halihazırda bulunduğumuz pazarlarda liderliği perçinlemek ve konsolide, kârlı bir büyüme modeliyle Türk Dünyası’nın finansal omurgası olmaktır.
2024 ve 2025 yılları, ‘kurumsal olgunlaşma’ dönemiydi, 2026 stratejimizin merkezinde ‘verimlilik’ var
- 2024 ve 2025 yıllarında teknolojik altyapı, kullanıcı deneyimi ve ekosistem ilişkileri açısından kaydedilen yenilikleri nasıl değerlendirdiniz? Bu deneyimler 2026 stratejilerinizi nasıl şekillendiriyor?
2024 ve 2025 yılları, Turan için bir ‘büyüme sancısı’ değil, tam aksine çok değerli bir ‘kurumsal olgunlaşma’ dönemiydi.
Teknolojik altyapı tarafında en kritik hamlemiz, Moka United ekosistemine entegrasyonumuz oldu. Bu sayede işlem kapasitemizi ve siber güvenlik standartlarımızı global bir fintech seviyesine taşıdık. Artık arkamızda, anlık trafik artışlarını veya regülasyon güncellemelerini milisaniyeler içinde karşılayabilen, ‘banka seviyesinde’ bir teknolojik omurga var.
Kullanıcı deneyimi tarafında ise sahadan aldığımız en büyük ders ‘Sadelik’ oldu. Gördük ki; soydaşımız karmaşık menüler değil, tek tuşla sonuç istiyor. Bu yüzden arayüzümüzü ve süreçlerimizi ‘maksimum hız, minimum sürtünme’ prensibiyle sadeleştirdik.
Tüm bu kazanımlar, 2026 stratejimizin merkezine ‘verimlilik’ kavramını koymamızı sağladı. Artık altyapı yatırımlarını tamamlamış, ne yaptığını bilen bir yapı olarak; bu sağlam teknolojik zemin üzerinde nasıl daha katma değerli işler üreteceğimize odaklanıyoruz.
- Diğer dijital cüzdan ve ödeme sistemleriyle rekabet ederken Turan’ı farklılaştıran ürün politikaları ve müşteri değeri unsurları nelerdir? Kullanıcılar neden Turan’ı seçmeli?
Bizim rekabet stratejimiz ‘herkesin yaptığını daha ucuza yapmak’ değil, ‘kimsenin odaklanmadığı bir alanda en iyisi olmak’ üzerine kurulu, Dijital cüzdan ekosistemindeki genel yaklaşım, daha çok ‘yatay’ bir büyüme üzerinedir; yani çok farklı kitlelere standartlaştırılmış, tek tip finansal çözümler sunulur.
Turan ise ‘dikey’ bir fintech girişimidir. Bizim farkımız; Türk Dünyası gibi spesifik ve kültürel bağları kuvvetli devasa bir pazara, genel geçer değil, bölgenin ihtiyaçlarına özel ‘terzi işi’ çözümler üretmemizdir.
Kullanıcı neden Turan’ı seçmeli?Çünkü biz kullanıcıyı sadece bir veri satırı olarak değil, bir ‘Soydaş’ olarak görüyoruz. Uygulamanın dilinden kampanya kurgularımıza kadar her şey, o coğrafyanın insanının alışkanlıklarına ve duygusuna göre tasarlanmıştır. Genel geçer bir cüzdan uygulamasında kaybolan bir kullanıcı, Turan’da kendini evinde hisseder. Ayrıca Moka United güvencesiyle, onlara banka standartlarında ama çok daha çevik bir deneyim sunuyoruz.
Kısacası bizi farklı kılan; teknolojimiz kadar, ‘niş’ bir pazara olan hakimiyetimiz ve o pazarı sahiplenen topluluk gücümüzdür.
En büyük hayalimiz; Turan teknolojisiyle Türk Devletleri ‘Dijital İpek Yolu’ inşa etmek
- Orta ve uzun vadede Turan’ı nasıl bir fintech platformu olarak konumlandırmayı hedefliyorsunuz? Bu bağlamda “neobank” yaklaşımı, e-para hizmetleri, finansal ürün çeşitliliği ve stratejik ortaklıklar konusundaki planlarınızı paylaşır mısınız?
Orta ve uzun vadede Turan’ın konumu bizim için çok nettir; biz, Türk Dünyası’nın dijitaldeki ‘Milli Cüzdanı’ ve bölgenin en güçlü ‘Topluluk Bankacılığı’ platformu olacağız. ‘Neobank’ yaklaşımımız, tabela bankacılığı yapmak veya ürün çeşitliliğinde boğulmak değil; bankacılığın en temel ve can alıcı fonksiyonlarını kusursuzlaştırmaktır. Stratejimiz; Turan’ı kullanıcının sadece para transferi için girip çıktığı bir durak olmaktan çıkarıp, parasını tuttuğu, yönettiği ve günlük yaşamında harcadığı ‘birincil finansal mecra’ haline getirmektir.
Moka United’ın geniş lisans yetkinlikleri ve güçlü altyapısı sayesinde, bugün klasik bir bankanın sunduğu temel hizmetleri çok daha çevik, masrafsız ve kullanıcı dostu bir deneyimle sunuyoruz. Hedefimiz, soydaşımızın başka bir bankacılık uygulamasına ihtiyaç duymadan, tüm finansal döngüsünü Turan içerisinde tamamlamasını sağlamaktır.
Sözlerimi tamamlarken şunu vurgulamak isterim; Tarihi İpek Yolu, yüzyıllar boyunca ticareti ve kültürleri birbirine bağlamıştı. Bizim 2026 ve sonrası için en büyük hayalimiz; Turan teknolojisiyle, Türk Devletleri arasında kesintisiz, sınırsız ve güçlü bir ‘Dijital İpek Yolu’ inşa etmektir. Turan, bu büyük finansal entegrasyonun mimarı olmaya devam edecek.


