Paracini bugün başta Almanya olmak üzere kullanıcılarına kredi, kredi kartı, girokonto, enerji karşılaştırmaları, sigorta, seyahat ve finansal araçlar sunuyor. Uzun vadede hedefimiz yalnızca Almanya’da büyümek değil; Avrupa’daki finansal ürün dağıtım modelini yeniden yorumlayan bir teknoloji şirketine dönüşmek. Türkiye tarafında da fintech ve ödeme sistemleri ekosistemiyle aktif görüşmelerimiz sürüyor. Özellikle finansal ürünlerin yeni nesil satış kanallarıyla buluşturulması konusunda ciddi bir potansiyel görüyoruz.
Paracini Kurucu Hakan Dalmış
- Paracini.com’un kuruluş hikâyesini sizden dinlemek isteriz. Bu girişimi hayata geçirmenize neden olan temel ihtiyaç veya problem neydi?
Paracini’nin çıkış noktası aslında çok net bir problemden doğdu: İnsanlar finansal ürünlere ulaşabiliyor ama doğru ürünü anlamak, karşılaştırmak ve güvenmek konusunda hâlâ ciddi zorluk yaşıyor.
Özellikle Almanya pazarında kredi, kredi kartı, enerji, banka hesabı gibi ürünlerde çok büyük bir rekabet var. Ancak kullanıcı tarafında hâlâ karmaşık süreçler, fazla bilgi yükü ve güven problemi bulunuyor. Biz bu noktada yalnızca “trafik gönderen” klasik bir karşılaştırma sitesi olmak istemedik. Kullanıcıyı gerçekten anlayan, ihtiyaçlarını analiz eden ve ona en doğru finansal yolu gösterebilen bir yapı kurmak istedik.
Paracini bugün sadece bir karşılaştırma platformu değil; aynı zamanda yapay zekâ destekli finansal yönlendirme ve kullanıcı deneyimi platformu olarak konumlanıyor. Ayrıca Türkiye’de yıllardır ödeme sistemleri, fintech ve satış kanalları tarafında edindiğim saha deneyimi de bu vizyonu şekillendirdi. Finansal ürünlerin yalnızca dijital reklamlarla değil; doğru dağıtım modelleriyle büyüyebileceğini gördüm. Bu nedenle Paracini’nin arkasında sadece teknoloji değil; ciddi bir satış ve iş geliştirme perspektifi de bulunuyor.
Kullanıcı deneyimi, güven hız ve kişiselleştirme bizim için en kritik başlıklar arasında yer alıyor
- Paracini.com bugün kullanıcılarına hangi ürün ve hizmetleri sunuyor? Platformun temel değer önerisini nasıl tanımlarsınız?
Paracini bugün başta Almanya olmak üzere kullanıcılarına kredi, kredi kartı, girokonto, enerji karşılaştırmaları, sigorta, seyahat ve finansal araçlar sunuyor. Platform içerisinde FinanceAds, CHECK24, Tarifcheck, AWIN gibi Avrupa’nın önemli affiliate ve finansal partner ağlarıyla çalışıyoruz. Bunun yanında kullanıcıların yalnızca ürün görmesini değil; ürünleri anlayabilmesini hedefliyoruz. Bu nedenle:
· Yapay zekâ destekli finansal yönlendirme,
· Etkileşimli hesaplayıcılar,
· Finansal uygunluk analizleri,
· Kullanıcı yolculuğu ekranları
gibi teknolojilere yatırım yapıyoruz.
Ayrıca kullanıcıların başvuru sürecini adım adım takip edebileceği bir “KI-Finanz- Reise” (Finans Yolculuğu) sistemi geliştirdik. Kullanıcı sadece ürün görmekle kalmıyor; kendi finansal durumunu analiz ediyor, uygunluk skoru alıyor ve başvurusunu takip koduyla izleyebiliyor. Tıpkı bir kargo takibi gibi, finansal başvurular da şeffaf olmalı.
Bunun yanında klasik dijital karşılaştırma modelinin ötesine geçen yeni nesil dağıtım modelleri üzerinde de çalışıyoruz. Örneğin QR tabanlı finansal yönlendirme sistemleri, bayi ve distribütör ağları üzerinden kredi erişimi, çalışan yan haklarıyla entegre finansal çözümler ve kargo/saha operasyonlarıyla bağlantılı finansal teklif modelleri üzerine projeler geliştiriyoruz. Buradaki temel
yaklaşımımız; finansal ürünler yalnızca bankaların web sitelerinde değil, insanların günlük hayatındaki temas noktalarında da ulaşılabilir olmalı.
Bizim temel değer önerimiz şu: “Kullanıcıyı sadece bir lead olarak değil; uzun vadeli bir
finansal yolculuğun parçası olarak görmek.” Bu yüzden Paracini’de kullanıcı deneyimi, güven, hız ve kişiselleştirme bizim için en kritik başlıklar arasında yer alıyor.
- Finansal teknolojiler alanında kullanıcı alışkanlıkları hızla değişiyor. Paracini.com bu dönüşümü nasıl okuyor ve ürün stratejisini buna göre nasıl şekillendiriyor?
Kullanıcı artık yalnızca “ürün listesi” görmek istemiyor. İnsanlar kendilerini anlayan sistemler bekliyor. Özellikle yeni nesil kullanıcı davranışında üç önemli değişim görüyoruz:
- Daha hızlı karar verme ihtiyacı,
- Kişiselleştirme beklentisi,
- Güven odaklı deneyim talebi.
Biz de ürün stratejimizi bu üç başlık üzerine kuruyoruz. Örneğin kullanıcı sadece kredi oranlarına bakmak yerine, kendi finansal profiline göre hangi ürünün daha mantıklı olduğunu anlıyor. Bu “akıllı eşleştirme” yaklaşımı klasik listeleme modelinin ötesine geçiyor.
Ayrıca klasik affiliate modelinin de dönüşeceğine inanıyoruz. Gelecekte yalnızca trafik değil; davranış analizi, doğru eşleşme ve kullanıcı memnuniyeti daha önemli hale gelecek. Bu nedenle Paracini’de teknoloji yatırımlarımızı yalnızca SEO veya performans pazarlaması değil; veri analizi, akıllı karar sistemleri ve kullanıcı davranış modelleme tarafına da kaydırıyoruz.
Büyüme sürecimizde şunu öğrendik: Bazen büyük bütçelerden daha önemli olan şey doğru modeldir
- Girişiminizin büyüme yolculuğunda karşılaştığınız en önemli zorluklar neler oldu? Bu süreçlerden nasıl dersler çıkardınız?
En büyük zorluklardan biri güven oluşturmak oldu. Özellikle finans sektöründe kullanıcılar çok dikkatli davranıyor. İnsanlar kredi veya finansal ürünlerde markaya güvenmeden işlem yapmıyor. Bu yüzden teknik altyapı kadar marka güveni oluşturmanın da kritik olduğunu gördük.
İkinci büyük zorluk ise sürdürülebilir büyüme modeli kurmak oldu. Avrupa’daki büyük oyuncuların reklam bütçeleriyle yarışmak yerine farklı dağıtım modelleri geliştirmemiz gerektiğini fark ettik.
Bu bizi daha yaratıcı düşünmeye itti.
Bugün yalnızca dijital reklam değil; B2B iş birlikleri, dağıtım ağları ve alternatif satış kanalları üzerine de çalışıyoruz. Özellikle bayi ve distribütör ağlarını, çalışan yan hakları sistemlerini ve saha operasyonlarını finansal ürün dağıtım kanalı olarak konumlandıran modeller geliştiriyoruz. Finansal ürünlerin yalnızca web sitelerinde veya reklam platformlarında değil; insanların günlük hayatındaki temas noktalarında da ulaşılabilir olması gerektiğine inanıyoruz. Bu süreç bize şunu öğretti: Bazen büyük bütçelerden daha önemli olan şey doğru modeldir.
- Paracini.com’u benzer platformlardan ayrıştıran temel özellikler nelerdir? Özellikle teknoloji ve kullanıcı deneyimi tarafında nasıl bir yaklaşım izliyorsunuz?
Bizi ayıran en önemli nokta, yalnızca karşılaştırma yapan bir platform olmamamız. Paracini’de kullanıcı deneyimini “finansal rehberlik” seviyesine taşımaya çalışıyoruz. Örneğin:
· Kullanıcının hangi noktadan geldiğini,
· Hangi ürünlerle ilgilendiğini,
· Finansal yolculuğunun hangi aşamasında olduğunu anlamaya çalışan bir yapı kuruyoruz.
Bu sadece bir vizyon değil; pratikte çalışan bir sistem. “KI- Finanz-Reise” modülümüzde kullanıcı 3 adımlık bir finansal snapshot tamamlıyor, sistem ona uygunluk skoru ve kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunuyor. Başvuru sonrasında ise kullanıcıya özel bir takip kodu oluşturuluyor; “Antrag eingegangen”, “Partner- Prüfung”, “Finale Entscheidung” gibi aşamaları adım adım görebiliyor. Tıpkı bir kargo takibi gibi, finansal başvurular da şeffaf olmalı.
Teknoloji tarafında ise hibrit bir yaklaşımımız var: Bir tarafta güçlü veri ve karşılaştırma altyapısı, diğer tarafta kullanıcı davranışlarını anlayan ve içeriği buna göre şekillendiren dinamik bir sistem bulunuyor. Ayrıca kullanıcı deneyiminde sadelik bizim için çok önemli. Finans sektörü çoğu zaman karmaşık görünüyor. Biz bunu daha anlaşılır, daha hızlı ve daha güvenilir hale getirmeye çalışıyoruz.
Girişimcilikte en önemli şey sürekli adapte olabilmek
- Hakan Dalmış’ın girişimcilik yolculuğuna baktığımızda, sizi bugün bulunduğunuz noktaya taşıyan en önemli deneyimler ve kırılma anları neler oldu?
Benim için en önemli kırılma noktası, sahadaki gerçek problemleri görmem oldu. Yıllarca ödeme sistemleri, fintech iş birlikleri, satış yönetimi ve teknoloji projeleri içerisinde yer aldım. Bu süreçte şunu fark ettim: Tek başına teknoloji yetmiyor.
Doğru dağıtım modeli, güven ve kullanıcı deneyimi de en az teknoloji kadar önemli. Ayrıca girişimcilik bana sabrı öğretti. Özellikle teknoloji girişimlerinde görünmeyen çok büyük bir emek var. İnsanlar genelde sonucu görüyor ama arka planda yüzlerce test, başarısız deneme ve tekrar eden geliştirme süreçleri bulunuyor. Bugün geldiğimiz noktada hâlâ öğrenmeye ve geliştirmeye devam ediyoruz. Bence girişimcilikte en önemli şey de bu; sürekli adapte olabilmek.
En büyük odak alanlarımızdan biri yapay zekâ destekli finansal yönlendirme sistemleri olacak
- Önümüzdeki dönemde Paracini.com tarafında hangi yeni ürünler veya hizmetler gündemde olacak? Şirketin orta ve uzun vadeli hedefleri nelerdir?
Önümüzdeki dönemde en büyük odak alanlarımızdan biri yapay zekâ destekli finansal yönlendirme sistemleri olacak. Kullanıcının finansal durumunu analiz edip ona özel ürün önerileri sunabilen, akıllı finansal yol haritası ve gelişmiş kredi uygunluk analizleri gibi yeni nesil özellikler geliştiriyoruz. Halihazırda geliştirdiğimiz “KI-Finanz-Reise” modülü bu yöndeki ilk somut adım. Kullanıcı finansal durumunu analiz ediyor, uygunluk skoru alıyor ve başvuru sonrası her aşamayı takip koduyla izleyebiliyor. Anlaşmalarımız tamamlandığında bu sistem tam kapasiteyle devreye girecek. Ayrıca:
· B2B dağıtım modelleri,
· Partner marketplace yapıları,
· Finansal ürünlerin dağıtım modelini yeniden tanımlayan projeler
üzerinde de çalışıyoruz. QR tabanlı finansal yönlendirme, bayi ağları üzerinden kredi erişimi, çalışan yan haklarıyla entegre çözümler ve kargo/ saha operasyonlarıyla bağlantılı teklif modelleri; bunların hepsi finansal ürünlerin yalnızca dijital reklamlarla değil, günlük hayattaki temas noktalarıyla buluşmasını sağlıyor. Uzun vadede hedefimiz yalnızca Almanya’da büyümek değil; Avrupa’daki finansal ürün dağıtım modelini yeniden yorumlayan bir teknoloji şirketine dönüşmek.
Amacımız yalnızca trafik üreten bir platform olmak değil; finansal ürünlerin yeni nesil dağıtım altyapısını kuran teknoloji oyuncularından biri olmak. Türkiye tarafında da fintech ve ödeme sistemleri ekosistemiyle aktif görüşmelerimiz sürüyor. Özellikle finansal ürünlerin yeni nesil satış kanallarıyla buluşturulması konusunda ciddi bir potansiyel görüyoruz.
- Türkiye’de fintech girişimciliğinin son yıllardaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce ekosistemin en güçlü yönleri ve eksik kaldığı alanlar neler?
Türkiye fintech tarafında gerçekten güçlü bir potansiyele sahip. Çok genç ve teknolojiye hızlı adapte olan bir kullanıcı kitlesi var. Ayrıca ödeme sistemleri ve dijital bankacılık tarafında oldukça gelişmiş bir altyapımız bulunuyor. Bence ekosistemin en güçlü yönlerinden biri hız. Türkiye’de ekipler çok hızlı ürün çıkarabiliyor ve değişime adapte olabiliyor. Ancak ölçeklenme ve Avrupa pazarına açılma tarafında hâlâ gelişime ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Özellikle bazı girişimler teknik olarak çok güçlü olmasına rağmen, regülasyon uyumu, yerelleştirme ve sürdürülebilir büyüme tarafında zorlanabiliyor.
- Girişimcilik ekosisteminde yatırımcı desteği kritik bir rol oynuyor. Sizce Türkiye’de girişimlerin yatırım süreçlerinde en çok zorlandığı noktalar hangileri?
Bence en büyük sorunlardan biri erken aşama girişimlerin sadece kısa vadeli metriklerle değerlendirilmesi. Özellikle fintech gibi sektörlerde güven, entegrasyon ve iş birlikleri zaman isteyen süreçler. Bu nedenle bazı girişimlerin potansiyeli çok erken aşamada gözden kaçabiliyor.
Diğer önemli konu ise stratejik destek eksikliği. Yalnızca finansal yatırım değil; network, iş geliştirme ve global bağlantılar da çok önemli. Doğru yatırımcı aslında yalnızca sermaye sağlayan değil, şirketin büyümesine stratejik katkı sunan yapı olmalı.
- Sizce Türkiye’de fintech girişimlerinin daha sürdürülebilir büyümesi için yatırım ve destek mekanizmalarında hangi gelişimlere ihtiyaç var?
Bence önümüzdeki dönemde üç konu çok kritik olacak:
- Global açılım desteği,
- Regülasyonlarla daha hızlı uyum süreçleri,
- Büyük kurumlarla girişimlerin daha fazla entegre çalışabilmesi.
Özellikle banka, ödeme kuruluşu ve büyük teknoloji şirketleriyle startup’ların daha fazla ortak proje geliştirmesi gerekiyor. Türkiye’de çok güçlü teknik ekipler var. Eğer doğru destek mekanizmaları ve uzun vadeli iş birlikleri kurulursa, önümüzdeki yıllarda Avrupa ve Ortadoğu ölçeğinde çok önemli fintech başarı hikâyeleri çıkacağına inanıyorum.
Türkiye tarafında da bu vizyon doğrultusunda çeşitli fintech, ödeme sistemleri ve büyük ölçekli kurumlarla görüşmelerimiz devam ediyor. Özellikle bayi ağları, çalışan yapıları ve saha operasyonlarının gelecekte fintech dağıtım kanalı haline geleceğine inanıyoruz.


