Boğaziçi Ventures olarak ayrıştığımız ve odaklandığımız temel alan Asya. Dijital ekonominin yarısından fazlası Asya’da gerçekleşiyor. 2030’da dünyadaki orta sınıf nüfusunun üçte ikisinin Asya’da yaşayacağı öngörülüyor. Bu kadar hızlı büyüyen bir ekosisteme yatırım yaptığımız şirketleri taşımak, onların açılımına yardımcı olmak öncelikli konularımız arasında. Girişim ekosistemi ile Asya’yı daha da yakınlaştırmayı hedefliyoruz.
BOĞAZİÇİ VENTURES CEO’su Barış Özistek
- Boğaziçi Ventures’ın yatırım vizyonunu ve girişim sermayesi ekosistemindeki konumunu nasıl tanımlarsınız?
Erken aşama yatırımlardan halka açık şirketlere kadar tamamen teknoloji odaklı, özellikle önümüzdeki 3-5 yıllık dönemde odaklandıkları alanda büyük değişimler yaratabilecek, içinde oldukları dikeyleri baştan meydana getirebilecek, bu alanda tutkuyla çalışan, inovatif şirketlere yatırım; ana odağımız. Bunun için “Disruptive Innovation’a yatırım yapıyoruz” diyoruz.
Türkiye’deki en aktif yatırım şirketlerinden biriyiz. Sadece yeni nesil bir finans kurumu olarak çalışmıyoruz, ekosistemin gelişmesi için çok çaba sarf ediyoruz. Düzenlediğimiz yapay zekâ konferanslarından, katıldığımız etkinliklere, tüm dünyada Türkiye ekosisteminin tanıtılmasına kadar birçok alanda direkt bir gelir beklentimiz olmadan çaba sarfediyoruz.
- Girişim sermayesi yatırım fonları, Türkiye’de giderek daha stratejik bir rol üstleniyor. Sizce GSYF’lerin fintech ve teknoloji girişimlerinin büyümesindeki en kritik katkısı nedir?
Girişimlerin ihtiyacı olan sermayeyi sağlamanın ötesinde girişimlere bir disiplin getirmek, global yatırım ve iş dünyasına hazırlamak anlamında da yerli fonlar büyük rol üstleniyorlar. Özellikle erken ve büyüme aşamasında her zaman lokal yatırımcıların daha aktif olması gerekir, dolayısıyla GSYF’ler bu anlamda kritik.
Girişimcilerin de yatırım aldıkları fonları seçerken nasıl bir ek katkı bekliyorlarsa ona göre karar vermelerini öneririm. Network, iş bağlantısı, yönetimsel destekler, ortak gibi davranan yatırımcılar ya da hiç karışmayan sessiz yatırımcılar. Hepsinin farklı faydaları, artıları, eksileri var. Fintech’ler tarafında disiplin, şirket işleyişinin regülatif yapılara uyumlu hale gelmesi, finansal kaynak ve network en kritik destekler şeklinde ön plana çıkıyor.
- Boğaziçi Ventures olarak yatırım yaparken hangi kriterleri önceliklendiriyorsunuz? Özellikle erken aşama girişimlerde hangi sinyaller sizin için belirleyici oluyor?
Tabii ki kurucuların tutkusu, işe olan inançları ve konularına, Türkiye’de ve dünyada ilgili dikeye her açıdan hakimiyetleri bizim için belirleyici oluyor. İşin özelinde de ne kadar ölçeklenebilir olduğu, başarılı olduğunda ulaşabileceği büyüklük, globale ne kadar hızlı ölçeklenebileceğimiz ve kurucuların hem ürünü geliştirme hem de global pazarlara ölçekleme konusundaki yetenekleri karar vermemizde çok etkili oluyor.
- Portföyünüzde yer alan girişimlere baktığınızda, sizi en çok heyecanlandıran sektörler ve iş modelleri hangileri?
Bizim temel felsefemiz inovatif iş modelleri geliştiren, kurulduğu pazarı merkez alarak hızlı globale açılabilen işlere yatırım yapmak. Dolayısıyla ister son tüketici odaklı işler olsun, ister B2B olsun dijital pazarlama ile büyüyebilecek işler beni en çok heyecanlandıran işler oluyor.
- Türkiye’de fintech girişimciliği son yıllarda önemli bir ivme yakaladı. Sizce önümüzdeki dönemde en hızlı büyüyecek fintech dikeyleri hangileri olacak?
Regülasyon gerektirmeyen, yapay zekâyı merkezine almış teknoloji çözümlerinin (TechFin) daha hızlı büyüyeceğini düşünüyorum.
- Global yatırım ekosistemine baktığınızda, Türkiye’den çıkan girişimlerin uluslararası yatırımcılar nezdindeki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Belli sektörler oldukça güçlü ve prestijli. Global yatırımcılar oyun, fintech ve perakende teknolojilerinde Türkiye’de çıkıp belli büyüme dataları göstermiş şirketlere yüksek ilgi gösteriyorlar. Fakat halen ekosistemin yeterince doğru tanınmadığını düşünüyorum. Yatırımcılar, girişimciler, bireyler ve devlet olarak çok daha fazla efor koymalıyız. Önceliğimiz her alanda güçlü olduğumuz yanları ortaya çıkarmak olmalı.
TÜSİAD Girişim Ekosistemi Geliştirme çalışma grubu olarak geçen yıl bir rapor hazırlayıp paylaştık. 400 bağımsız data noktasını konsolide ederek yaptığımız çalışmada Türkiye’nin EMEA bölgesinde en iyi 10 ekosistemden biri olduğunu datalarla ortaya koyduk. Bu tip çalışmalar daha çok yapılmalı ve bunun ötesinde yüksek bütçeler de ayırarak global medyada paylaşılmasını sağlamalıyız. Ekosistemin iletişimini yapmanın ve konumunu doğru anlatmanın pozitif karşılığını orta vadede mutlaka alırız.
- Son dönemde yapay zekâ, oyun teknolojileri ve fintech gibi alanlar yatırımcıların odağında yer alıyor. Boğaziçi Ventures’ın gelecek yatırım stratejisinde hangi teknolojiler ön plana çıkıyor?
BV Growth II fonumuz Growth I’in başarılı yatırım stratejisini uygularken odak alanını tamamen uygulama katmanı yapay zekâ yatırımlarına çevirdi. Sanayi teknolojilerinden sağlığa sektör bağımsız yapay zekâyı merkezine alarak farklı sektörlerde benzersiz büyüme gösterecek ve değişime liderlik edecek şirketlere yatırım yapıyoruz. Fonun ilk yatırımı Lucida AI, tam yatırım tezimize uygun olarak özellikle Güney Amerika ve Asya’da çok hızlı büyüyor.
İklim teknolojilerine odaklanan etki yatırım fonumuz Greenwise ise ilk kapanışını 4. çeyrekte yaparak yatırımlarına başlayacak. Türkiye’de büyük bir ihtiyacı adreslediğimizi düşünüyorum. Tabii ki oyun bizim için ana dikeylerden. Yeni oyun fonumuz da tamamen PC ve Konsol oyun geliştiricilere proje finansmanı sağlıyor olacak.
Hisse yatırımı süreçleri ile vakit kaybetmeden hızlı finansman sağladığımız fon girişimcilere katkı sağlarken, oyun gelirlerine ortak olduğu için yatırımın hızlı geri dönüşü ile yatırımcılar açısından da oldukça avantajlı.
- Girişim sermayesi fonlarının, Türkiye’de girişimcilik kültürünün gelişimi açısından nasıl bir rol oynadığını düşünüyorsunuz? Ekosistemin büyümesi için hangi alanlarda daha fazla destek gerekiyor?
Farklı sektörlere, yatırım aşamalarına ve odak alanlarına yönelik olarak çok daha fazla fon kurulmasına ihtiyaç var. Kore ile kendimizi karşılaştırmalıyız. 250 üzerinde Venture Capital şirketi 2 bin 400’ün üzerinde fon yönetiyor. Hızlandırma programlarından ileri aşama fonlara, tematik alanlara kadar çok üst düzey bir yapılanma var devlet liderliğinde. Böyle kıyaslarsak henüz yolun başındayız.
- Yatırımın yalnızca finansal destekten ibaret olmadığını görüyoruz. Boğaziçi Ventures, portföy girişimlerine stratejik büyüme, network ve globalleşme tarafında nasıl katkılar sağlıyor?
Birçok yatırımcı portföy şirketlerini bu tip konularda destekliyor. Boğaziçi Ventures olarak ayrıştığımız ve odaklandığımız temel alan Asya. Dijital ekonominin yarısından fazlası Asya’da gerçekleşiyor. 2030’da dünyadaki orta sınıf nüfusunun üçte ikisinin Asya’da yaşayacağı öngörülüyor. Sadece Güneydoğu Asya’daki orta sınıf sayısı Avrupa’nın orta sınıf nüfusunu yakalayacak.
Bu kadar hızlı büyüyen bir ekosisteme yatırım yaptığımız şirketleri taşımak, onların açılımına yardımcı olmak öncelikli konularımız arasında. Türkiye ile Asya arasındaki köprüleri sağlamlaştırmayı, girişim ekosistemi ile Asya’yı daha da yakınlaştırmayı hedefliyoruz. Özellikle Kore ve Japonya’da yaptığımız iş ortaklıkları ile ekosistemin bir parçasıyız.


