Yusuf Akbal: 2026’da ölçeklenme kabiliyetimizin stratejik ekseni “B2All” vizyonumuz olacak

Rubikpara Yönetim Kurulu Başkanı R. Yusuf Akbal


  • 2025’i geride bırakırken Rubikpara’nın stratejik yol haritasında en kritik
    dönüm noktaları neler oldu?

2025, Rubikpara’nın beşinci yaşını kutladığı ve kuruluş vizyonumuzun sahada tam anlamıyla karşılık bulduğu bir dönüm yılı oldu. Rüştümüzü ispat ettiğimiz, operasyonel olarak vites yükselttiğimiz bir eşikti. Fuzul Holding’ten aldığımız güçle teknolojimizi uçtan uca kendi mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz kapsamlı bir hazırlık süreci yürüttük. 2025’te günlük 500 milyon TL’yi aşan işlem hacmini yakalamamız ve 14 ildeki saha operasyonlarımızla Anadolu’da reel sektöre ulaşmamız, bu sabırlı hazırlığın sahadaki en somut sonuçlarıydı.

Açık Bankacılık çalışmalarımız kapsamında Hesap Hizmeti Sağlayıcısı (HHS) ve Yetkili Ödeme Hizmeti Sağlayıcısı (YÖS) olarak lisans genişletme sürecimizi başlattık. Öte yandan Türkiye Noterler Birliği ile yaptığımız iş birliğiyle alanımızda önemli bir ilke imza attık ve noter onaylı araç alım- satım işlemlerini dijitalleştirdik. Yılın finalini ise dijital cüzdan kabiliyetimizi fiziksel dünyaya taşıyan Rubik Kart’ın lansmanıyla yaptık.

  • 2025’te hangi yeni ürün ve hizmetleri devreye aldınız?

2025’te önceliğimiz, ürün ve hizmet ekosistemimizdeki eksik halkaları tamamlayarak hem bireysel hem de ticari tarafta daha kolay, kapsayıcı ve özgür bir deneyim sunmaktı. Bunun için ilk iş, uygulamamızı olabilecek en kullanıcı dostu şekilde baştan aşağı yeniden tasarlamak oldu. En stratejik adımımız, dijital cüzdan yetkinliğimizi fiziksel kart deneyimiyle buluşturan Rubik Kart oldu.

Sanal kartı devreye aldık; fiziki kartımızı da aşamalı olarak kullanıma almaya başlayacağız. Standart nakit iade kampanyaları yerine, bölgesel ve sektörel ihtiyaçlara göre şekillenen özel anlaşmalar yaparak terzi usülü çözümler avantajlar sunuyoruz. Ürün ekosistemimizi genişleten bu adımdan sonra artık hem bireylere hem işletmelere, tüm finansal ihtiyaçlarını tek merkezden karşılayan bir yapı sunabiliyoruz. Tüm bu gelişmeler, 2026 vizyonumuz olan tek durak ödeme sağlayıcısı hedefine güçlü bir zemin hazırladı.

Açık bankacılık tarafında ise altyapı ve entegrasyon kabiliyetimizi güçlendirdik. Farklı bankalardaki hesapların tek ekranda yönetilebileceği, hesap bilgisi görüntüleme ve para transferi gibi senaryoların regülasyona tam uyumlu biçimde Rubikpara deneyimine taşınacağı bir yapı kuruyoruz. Bu doğrultuda lisans genişletme sürecimizle paralel ilerleyen teknik hazırlıklarımızı hızlandırdık.

  • Kısa ve orta vadeli stratejik kurumsal hedeflerinizi belirleyen temel dinamikler neler? 2026’ya dair büyüme ve ölçeklenme stratejilerinizi anlatır mısınız?

Stratejimizin merkezinde, kurulduğumuz günden bu yana öngörerek hareket ettiğimiz fintek ekosisteminde yaşanan niteliksel dönüşüm bulunuyor. Biz büyümemizi değer üreterek büyüme ilkesi üzerine kurduk. Reel ekonomiye dokunan, kârlı, sürdürülebilir ve sağlıklı büyüyen bir iş modeli inşa ettik. 2026 ölçeklenme stratejimizin ana ekseni ise B2All (Business to All) vizyonumuz. Yalnızca B2B veya B2C değil; maaş ödemelerinden bayinin tahsilatına, tüketicinin cüzdanından esnafın POS’una kadar paranın ulaştığı her temas noktasında var olan bir platforma evriliyoruz. B2All vizyonunu sahaya indirirken, sürdürülebilir büyümenin anahtarı olarak belirli dikeylerde ihtisaslaşmayı da önceliklendiriyoruz.

2025’te gayrimenkul ve araç finansmanı sağlayan firmalar için kartlı ödemelerde geliştirdiğimiz özel kurguları, 2026’da yeni sektörlere taşıyacağız. Açık bankacılık tarafında yürüttüğümüz lisans genişletme süreci ilerledikçe, odağımızı açık finans perspektifine taşıyacağız. Sadece ödemeye aracılık eden değil, işletmelerin finansmana erişimini de kolaylaştıracak iş birlikleriyle; servis bankacılığı ve API kabiliyeti yüksek banka ve finans kurumlarıyla entegre çalışan bir yapı kuracağız.

Bunun sahadaki karşılığı, İstanbul merkezli bir fintek olmaktan çıkıp Türkiye merkezli bir teknoloji şirketi haline gelmemiz. 14 ildeki saha yapılanmamız sayesinde teknolojiyi plazaların yanı sıra Anadolu’daki KOBİ’lere, esnafa ve sanayiciye de götürüyoruz. Hedefimiz, Türkiye’nin reel sektörünü dijitalleştiren fintek olarak saha yapılanmamızı 25 kente genişleterek pazar payımızı güvenle, sürdürülebilir ve kalıcı şekilde büyütmek.

  • Sizi sektörde farklılaştıracak temel konu başlıkları neler olacak?

Rubikpara, one-stop payment service provider olarak ödemeden tahsilata, tahsilattan harcamaya kadar tüm süreci aynı ekosistem içinde tamamlayan bir döngüye sahip. Güveni merkezde tutarak işletmelerin tüm finansal ihtiyaçlarını, ürünlerimizin birbirleriyle konuştuğu bütünleşik mimarimiz üzerinde yönetebileceği bir yapı inşa ediyoruz.

Rekabetin yoğun olduğu bu sektörde bizi ayrıştıran temel değer önerimiz ise hibrit yetkinlik modelimizdir; bir yanda Fuzul’ün güven mirası ve kurumsal hafızası, diğer yanda ise kendi mühendislik ekibimizle geliştirdiğimiz yerli teknolojinin gücü, aynı anda bir banka kadar güvenli ve bir girişim kadar çevik olmamızı sağlıyor.

Sektör olgunlaştıkça finteklerde sürdürülebilirliğin belirleyicisi dikeylerde derinleşen, spesifik alanların ödeme ve tahsilat ihtiyaçlarına tematik çözümler üreten uzmanlık olacak. Biz de bu doğrultuda bazı sektörlere daha odaklı, ihtiyaca göre şekillenen kurgularla yaklaşacağız.

  • 2026’da lansmanını planladığınız yeni ürünler, teknolojik yatırımlar veya inovatif çözümlerden bahsedebilir misiniz?

2026, Rubikpara için ürün çeşitliliğinin, entegrasyon kabiliyetinin ve güven temelli mimarinin aynı anda genişlediği bir yıl olacak. Ürün stratejimizin merkezinde, ödemeyi işletmelerin arka planında sessizce çalışan, görünmez ama güvenli bir fonksiyona dönüştürmek ve Türkiye’nin tek durak ödeme sağlayıcısı olma hedefimize hız kazandırmak var. Bu hedefe ulaşmak için tahsilattan ödemeye, karttan dijital cüzdana, açık bankacılıktan entegrasyon katmanına kadar kullanıcıların ve işletmelerin ihtiyaç duyduğu tüm bileşenleri tek bir ekosistem içinde bir araya getiriyoruz.

Bu ekosistemi; sanal POS, fiziki POS, SoftPOS, linkle ödeme, kurumsal cüzdan, Rubik Kart, açık bankacılık entegrasyonları ve yeni web platformumuzla büyütüyoruz. Buradaki amacımız, tek tek ürünler sunmak yerine ürünlerimizin birbiriyle konuştuğu, tahsilattan harcamaya uzanan sürecin aynı ekosistem içinde kopmadan ilerlediği uçtan uca bir akış kurmak.

Ödeme artık kullanıcılar için adım adım gerçekleştirilen bir süreç olmaktan çıkıp deneyimin içinde neredeyse görünmez hale geliyor. Biz de bu görünmezliği; güven, hız ve sadelik üçlüsüyle standartlaştırmayı hedefliyoruz. Ödeme deneyimini yalnızca kart formuna sıkıştırmayan; cüzdan, gömülü finans ve farklı ödeme enstrümanlarıyla aynı akışı farklı temas noktalarında yaşatan bir inovasyon çizgisiyle ilerliyoruz.

2026 planlarımızda; dijital başvuru süreçlerinin kısaltılması, işlem akışlarının daha akıcı hale getirilmesi, 7/24 destek kapasitesinin güçlendirilmesi ve 14 ildeki saha yapımızın genişletilmesi öne çıkıyor. Hem KOBİ’lerde hem büyük firmalarda entegrasyon tabanlı iş birlikleriyle erişimimizi artırırken, tek ekosistemde yönetilen bu entegre yaklaşımı daha geniş ölçekte yaygınlaştıracağız.

  • Rubikpara’nın risk yönetimi, güvenlik ve uyum konularındaki yaklaşımı nasıl evriliyor?

Regülatif sıkılaşmayı, sektörün sağlıklı büyümesi için bir kalite filtresi olarak görüyoruz. Kuralların netleşmesi ve denetimlerin sıklaşması, altyapısı güçlü ve kurumsal hafızası olan şirketlerin ayakta kaldığı, güven odaklı ve yüksek potansiyel taşıyan bir ekosistemin oluşmasına hizmet ediyor. Sektörün odağı inovasyon ve hızdan, bir dönem fiyat ve sert rekabete kaydı; şimdi ise yeniden uyum ve kesintisiz hizmet standardının belirleyici olduğu faza giriyoruz.

Biz de bu yeni faz için altyapımızı güçlendiren yatırımlar yapıyor, ekiplerimizi ölçekliyoruz. Risk ve güvenlik vizyonumuzun temelinde güven teknolojisi yaklaşımı yatıyor. Hazır teknolojileri dışarıdan alıp hızlıca pazara girmek yerine, mühendislerimizle kendi mikroservis mimarimizi geliştirdik. Risk mimarimizi ise ödünsüz regülasyon uyumluluğu ve PCI-DSS Level 1 sertifikasyonu üzerine kurduk. Tüm bunların üzerinde ise belki de en kıymetli sermayemiz olan Fuzul Holding’in 30 yılı aşan güven mirası duruyor. Bizim için güven bir fonksiyon veya önlemler dizisinden ziyade kültürümüzün omurgası ve müşterimize verdiğimiz sözün temel taşıdır.

  • Rubikpara’nın sektördeki konumunu güçlendirmek için attığı stratejik iş birlikleri veya ortaklık adımları neler?

2025’te doğru zamanda doğru yetkinlikleri bir araya getirme anlayışıyla stratejik iş birlikleri gerçekleştirdik. En önemli adımlarımızdan biri Türkiye Noterler Birliği ile yaptığımız iş birliğidir. Rubikpara olarak noter onaylı araç satışlarında para transferlerini dijitalleştirdik ve noter onayıyla senkronize ederek güvence altına aldık. Bu proje, teknolojimizin kamu hassasiyetindeki süreçleri yönetecek kadar güvenli olduğunun önemli bir göstergesi oldu.

Açık bankacılık tarafında ise ülkemizin en güçlü teknoloji sağlayıcılarından Architecht ile stratejik ortaklık kurarak AirAPI açık bankacılık servislerini mikro mimarimize entegre ediyoruz. Bu iş birliği, açık bankacılık yol haritamız için entegrasyon kabiliyetimizi güçlendiriyor. 2026’da da birlikte büyüme kültürünü benimseyen, ekosistemi genişletmeyi amaçlayan stratejik ortaklıklar kurmaya devam edeceğiz. Finansmana erişimi kolaylaştıracak servis bankacılığı iş birlikleri ve API desteği güçlü bankalarla yeni entegrasyonlar geliştirmeyi hedefliyoruz.

  • Eklemek istedikleriniz…

Rubikpara kurum içi girişimcilik modeliyle, arkasında Fuzul gibi dev bir çınar varken büyüdü. Bugün Türkiye’de bu dayanağa sahip olmayan, iyi fikirlerini sermaye baskısı nedeniyle büyütmekte zorlanan binlerce genç girişimci var. Onlara destek olmak için başlattığımız Genç Girişimci Destek Programı ile 35 yaş altı girişimcilerin 100 bin TL’ye kadar işlem hacminde onlardan hiçbir komisyon almıyoruz. Bunu bir kampanya değil, bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Dün Fuzul’ün bize uzattığı eli, bugün ülkemizin genç girişimcilerine uzatmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz.