Serhat Dolaz: 2025’in üçüncü çeyreğinde toplam işlem hacmimizi yüzde 78 artırdık, 2026’da yapay zekâ ve veri odaklı yeniliklerle finansal kapsayıcılığı artırmayı hedefliyoruz

Paycell Genel Müdürü Serhat Dolaz


  • 2025 yılı Paycell açısından nasıl geçti? Hem operasyonel büyüme hem de ürün inovasyonu açısından bu yılı özetlemenizi istesek, hangi başlıklar öne çıkar?

Paycell olarak ana hedefimiz, ödeme yaparken ve ödeme alırken müşterilerimizin ilk tercihi olmak. Bu hedef doğrultusunda 2025’i, müşterilerimizin hem ödeme alma hem de ödeme yapma süreçlerini kolaylaştırmaya odaklandığımız; teknoloji ve müşteri deneyimini merkeze alarak yeni ürün ve hizmetlerle ekosistemimizi güçlendirdiğimiz bir yıl olarak değerlendirebiliriz.

Bireysel müşterilerimize mobil ödemeden ön ödemeli karta, emtia yatırım hizmetlerinden tüm banka hesaplarını tek noktadan yönetmeye, fatura ödemelerinden yurt içi ve yurt dışı para transferlerine uzanan geniş bir yelpazede tüm finansal ihtiyaçlarını güvenle tek bir uygulama üzerinden karşılama imkânı sunarken; kurumsal müşterilerimize de Fiziki POS, Sanal POS ve Linkle Ödeme gibi çözüm setleriyle değer yaratmaya devam ettik.

Bu kapsamda, 2025’in üçüncü çeyreğinde gelirimizi bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 93 artırdık. POS ve mobil ödemedeki yüksek performansımız, bu güçlü büyümenin gerçekleşmesini sağladı. Toplam işlem hacmimiz, 2025’in üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 78 artışla 48,1 milyar TL’ye yükseldi. Bu başarılı performans, Paycell’in büyüme stratejisinin sahada karşılık bulduğunu gösteriyor. Müşteri memnuniyetini daha da artırmak için kendimize yeni hedefler belirlemeye devam ediyoruz. Paycell’i sadece bir ödeme çözümü değil; KOBİ, kurumsal ve bireysel segmenti aynı anda besleyen bütünleşik bir ekosistem olarak konumlandırıyoruz. Dolayısıyla Paycell olarak hem ödeme yapma hem de ödeme alma süreçlerinde sunduğu kapsamlı finansal çözümlerle bu bütünleşik ekosistemi güçlendirmeye devam ediyoruz.

Türkiye, son dönemde fintek sektöründe önemli bir ivme kazanırken; biz de bu ekosistemin en güçlü aktörlerinden biri olarak geliştirdiğimiz çözümler ve inovasyonlarla ülkemizin fintek alanında örnek gösterilen ülkeler arasına girmesine katkı sağlıyoruz. Turkcell teknolojisinin gücüyle geliştirdiğimiz hizmetler, kullanıcı deneyimini hız ve erişilebilirlik açısından ileriye taşırken; ödeme alışkanlıklarının dijital platformlara taşınması hedefimizi de destekliyor.

  • Paycell, Türkiye’nin dijital ödeme ekosisteminde önemli bir dönüşüm aktörü. 2025 boyunca dijital ödeme ve finansal teknoloji alanında en çok hangi trendler öne çıktı ve siz bu trendlere nasıl yanıt verdiniz?

2025 yılı, finansal teknoloji alanında geniş kapsamlı dijitalleşme, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması ve sürdürülebilirlik odaklı çözümlerin öne çıktığı bir dönem oldu. Paycell olarak biz de bu eğilimlere paralel şekilde, kullanıcılarımıza sunduğumuz hizmetlerin kapsamını sürekli genişleterek ödeme sistemleri alanındaki ihtiyaç ve beklentilere hızlı yanıt vermeye devam ettik. Bu anlayışın bir sonucu olarak yıl içerisinde beş yeni ve stratejik ürün ile hizmete odaklandık.

Tüm banka kartlarıyla ödeme, yurt dışına çift yönlü para transferi, NFC ile mobil temassız ödeme, açık bankacılık entegrasyonları ile KOBİ ve kurumsal segmentte büyümemizi hızlandıran Fiziki POS, Sanal POS ve Linkle Ödeme çözümlerimiz, müşterilerimizin hem ödeme yaparken hem de ödeme alırken hayatını kolaylaştıran önemli yenilikler olarak öne çıktı.

Yeni güncelleme ile birlikte kullanıcılarımız, Paycell Cüzdan’a ekledikleri tüm banka kartlarıyla TR Karekod üzerinden ödeme yapabiliyor. Böylece yalnızca Paycell Kart ile değil, farklı banka kartlarıyla da uygulama üzerinden işlem yapmaları mümkün hale geldi. Bu adım, dijital cüzdan kullanımının yaygınlaştırılması açısından kritik bir dönüm noktası niteliğinde.

Yurt dışı para transferi hizmetimizi de bu yıl önemli ölçüde geliştirdik. Çift yönlü para transferi özelliği sayesinde artık 100’den fazla ülkeye gönderim yapılabilirken; Avrupa ve Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye yapılan transferler de Paycell Money Transfer uygulaması üzerinden hızlı bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Aylık 400 bin TL’ye kadar transfer yapılabilen bu sistem, 7/24 kesintisiz işlem imkânı, sabit işlem ücreti ve rekabetçi döviz kuru avantajlarıyla kullanıcılarımıza önemli bir kolaylık sunuyor.

Açık bankacılık hizmetimizle ise kullanıcılarımız tüm banka ve finans kurumlarındaki hesaplarını tek ekranda görüntüleyebiliyor, hesap hareketlerini takip edebiliyor ve diğer banka/kurum hesaplarından uygulama üzerinden para transferi gerçekleştirebiliyor. Ödeme deneyimini bir üst seviyeye taşıyan bir diğer yeniliğimiz ise mobil temassız ödeme oldu. Fiziki cihaz kullanıcıları, fiziksel karta ihtiyaç duymadan Paycell uygulamasına bağlı kartlarıyla temassız ödeme (NFC) yapabiliyor. Telefonlarını

POS cihazına yaklaştırarak saniyeler içinde işlemlerini tamamlayabiliyorlar. Böylece kullanıcılarımızın cüzdan veya kart taşımalarına dahi gerek kalmıyor. 2025 yılı POS dikeyinde ise önemli bir büyüme yılı oldu. Üye iş yeri ağımızı genişleterek yaptığımız teknoloji yatırımları sayesinde hem KOBİ’lere hem de büyük işletmelere sunduğumuz Fiziki POS, Sanal POS ve Linkle Ödeme çözümleriyle kurumsal segmentte derinleşmeye devam ettik.

Bu gelişmeler, başlangıçta vurguladığımız bireysel, KOBİ ve kurumsal segmentleri aynı anda besleyen bütünleşik ekosistem yaklaşımımızın güçlü bir yansıması oldu. Önümüzdeki dönemde de çağı yakalayan yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle Paycell’lilerin hayatını kolaylaştırmaya; hızlı ve konforlu bir ödeme deneyimi sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

  • Fintech sektöründe regülasyonların netleşmesi bekleniyor. Paycell olarak lisanslama, uyum süreçleri ve TCMB düzenlemeleri çerçevesinde nasıl bir hazırlık içindesiniz?

Türkiye’de fintech sektöründe regülasyonlar son yıllarda önemli bir ivme kazandı. Özellikle ödeme hizmetleri, elektronik para kuruluşları ve dijital cüzdan kullanımına yönelik düzenlemeler; sektörün güvenli, şeffaf ve sürdürülebilir biçimde büyümesini sağlayan kritik bir çerçeve oluşturuyor. TCMB ve ilgili otoritelerin attığı adımlar hem kullanıcıların korunması hem de ekosistemin sağlıklı gelişmesi açısından büyük önem taşıyor.

Paycell olarak biz de lisanslama, uyum ve TCMB düzenlemeleri konusunda proaktif bir yaklaşım benimsiyoruz. Hem mevcut düzenlemelere tam uyum sağlamak hem de gelecekteki regülasyonlara hazır olmak için teknik altyapımızı, farklı mekanizmalarımızı ve süreç yönetimimizi sürekli güncelliyoruz. Aynı zamanda sektör paydaşlarıyla iş birliği içinde, inovasyonu teşvik eden ve kullanıcıyı koruyan bir regülasyon yapısının oluşmasına katkı sunmayı önemsiyoruz. Türkiye’nin fintech ekosistemini daha ileriye taşıyacak ve ülkemizi bölgesel bir finans teknolojileri merkezi haline getirecek düzenlemelerin önümüzdeki dönemde artarak devam edeceğine inanıyoruz.

  • Paycell’in teknoloji altyapısı güçlü bir dijital omurga üzerinde yükseliyor. Yapay zekâ, veri analitiği ve API tabanlı servisler 2025’te hangi alanlarda ön plana çıktı?

2026’da bu teknolojiler hangi yeni uygulamalara evrilecek? 2025’te teknolojik altyapımızı güçlendiren üç temel unsur olan yapay zekâ, veri analitiği ve API tabanlı servisler; özellikle kullanıcı deneyimi, ödeme çeşitliliği ve finansal kapsayıcılık alanlarında öne çıktı. Türkiye’de ödeme kuruluşlarının hızla artması, FAST işlemlerinin 5 milyar adedi aşması ve TR Karekod altyapısının geniş kitlelere yayılması, bu teknolojilerin stratejik önemini daha da artırdı. Paycell olarak bu büyüyen ekosistemde; yapay zekâ destekli çözümler, kişiselleştirilmiş finansal öneriler, anlık işlem motorları ve güçlü API entegrasyonlarımızla ekosistemin kritik oyuncularından biri olduk.

· Veri analitiği, kullanıcı alışkanlıklarını analiz ederek daha doğru kampanya stratejileri ve kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimleri sunmamızı sağladı.

· API tabanlı servisler, tüm banka kartlarıyla TR Karekod üzerinden ödeme, çift yönlü uluslararası para transferi ve yeni ödeme yeteneklerinin hızlıca devreye alınmasını mümkün kıldı.

· Mobil temassız ödeme (NFC) ile kullanıcılar fiziksel karta ihtiyaç duymadan hızlı bir şekilde ödeme yapabilir hale geldi.

· Üye işyeri ağımızı genişleterek, Fiziki POS, Sanal POS ve Linkle Ödeme çözümlerimizle KOBİ ve büyük işletmeler tarafında güçlü bir konum elde ettik.

2026’ya doğru ilerlerken, yapay zekâ, veri analitiği ve API tabanlı servislerin daha katmanlı ve akıllı bir yapıya dönüşeceği bir döneme giriyoruz. Ekosistemdeki büyüme, artan işlem hacimleri ve kullanıcı beklentileri bu dönüşümün temel belirleyicisi olacak.

· Yapay zekâ, kullanıcı davranışlarını daha derin analiz eden, hedeflere ve harcama alışkanlıklarına göre kişiselleştirilmiş öneriler sunan akıllı finansal asistanlara evrilecek.

· Mikro finansman çözümleri yaygınlaşacak; risk profilleri gerçek zamanlı hesaplanarak hızlı ve kişiye özel finansman modelleri ortaya çıkacak.

· Güvenlik, yapay zekâ ile çok daha proaktif bir yapıya dönüşecek; eşzamanlı veri işleme kabiliyetleri risklerin daha erken tespitini mümkün kılacak.

· API ekosistemi daha da derinleşecek; gelişmiş açık bankacılık entegrasyonları sayesinde kullanıcılar tüm finansal yaşamlarını tek bir uygulamadan yönetebilir hâle gelecek.

· Sınır ötesi ödemelerde otomasyon artacak; daha geniş ülke kapsamı, daha düşük maliyet ve daha hızlı işlem süreleri ön plana çıkacak.

· Dijital kimlik ve biyometrik ödeme çözümleri günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelerek şifresiz, kesintisiz ödeme deneyimlerini yaygınlaştıracak.

· TCMB’nin desteklediği tokenlaştırma, stablecoin vedijital para projeleri, yeni nesil fintek ürünlerinin gelişiminde belirleyici olacak.

Paycell olarak Turkcell teknolojisinin gücünü arkamıza alarak bu dönüşümün merkezinde yer alıyoruz. Amacımız, finansal yaşamı hız, kolaylık ve erişilebilirlik ekseninde yeniden tasarlamak. 2026’da da yapay zekâ ve veri odaklı yeniliklerle finansal kapsayıcılığı artırmayı ve Türkiye’den dünyaya uzanan güçlü bir dijital ödeme deneyimi sunmayı sürdüreceğiz.

  • Paycell kullanıcı deneyimini geliştirmek ve müşteri bağlılığını artırmak için hangi yenilikçi adımları atıyor?

Paycell’de kullanıcı deneyimi bizim için yalnızca arayüz tasarımından ibaret değil; tüm iş akışının uçtan uca kesintisiz çalışmasını kapsayan bütünsel bir yaklaşım. Yapılan her ödeme arkasında çok sayıda servis çalışıyor. Biz bu yıl, tüm bu mimariyi yeniden ele alarak kritik süreçlerin cevap sürelerini önemli ölçüde kısalttık. Özellikle yüksek hacim günlerinde (kampanya dönemleri, özel alışveriş günleri gibi) sistemi proaktif olarak ölçeklendiren bir yapı kurduk. Böylece kullanıcıların fark etmediği ama deneyimi doğrudan etkileyen “arka plan trafiğini” optimize etmiş olduk.

Hızlı ve sorunsuz bir finansal deneyim sunmak bizim için öncelikli konu. Bu doğrultuda, yapay zekâ destekli risk kontrolleri devreye aldık; işlem sürelerini kısaltan yeni bir altyapı optimizasyonu yaptık. Uygulama içindeki bilgilendirme akışlarını da sadeleştirerek kullanıcıların her adımı net bir şekilde takip edebildiği, daha açıklayıcı ve akıcı bir deneyim tasarladık.

Müşteri desteği tarafında da önemli geliştirmeler yaptık. Sık karşılaşılan sorular için akıllı yönlendirmeler, canlı destek ekibine daha hızlı ulaşım ve çözüm süresini kısaltan yeni bir yapıyı devreye aldık. Kullanıcı geri bildirimleri her ay düzenli olarak analiz ediliyor ve ürün ekiplerine doğrudan aktarılıyor. Böylece deneyimi sahadan gelen veriye göre sürekli iyileştirme fırsatı elde ediyoruz.

Genel olarak Paycell’de kullanıcı deneyimini, tüm temas noktalarında güçlendirdiğimiz bir yolculuk olarak görüyoruz. Bu yaklaşım, uygulamanın sunduğu hizmetleri daha kolay ve daha hızlı hâle getiriyor.

  • Turkcell ekosisteminin bir parçası olarak, Paycell’in bu sinerjiden nasıl faydalandığını anlatır mısınız? Mobil iletişim, finans ve teknoloji kesişiminde ne tür yeni ürünler planlanıyor?

Turkcell ekosistemi, Paycell’e hem güçlü bir dijital altyapı hem de geniş bir müşteri erişim ağı sunuyor. Bu sinerji sayesinde kullanıcıların günlük finansal ihtiyaçlarını hızlı ve kolay bir şekilde karşılayabileceği çözümleri çok daha ölçeklenebilir bir mimari üzerinde geliştirebiliyoruz. Paycell olarak biz, fintech girişimlerinin çevik inovasyon yaklaşımını Turkcell’in güçlü teknolojik kabiliyetleriyle bir araya getirerek; bireylerin finansal işlemlerini kolaylaştıran, işletmelerin dijital dönüşümünü hızlandıran bütünleşik bir yapı oluşturuyoruz.

Önümüzdeki dönemde, Turkcell’in veri analitiği gücü, yapay zekâ uygulamaları ve geniş iletişim altyapısından yararlanarak; kişiselleştirme odaklı hizmetler, anlık finansman çözümleri, yapay zekâ destekli operasyon süreçleri, gelişmiş açık bankacılık entegrasyonları, sınır ötesi ödemelerde otomasyon ve dijital kimlik doğrulama ile biyometrik ödeme deneyimleri gibi alanlarda yeni ürünler geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu sayede Paycell’in mevcut ürün portföyünü daha akıllı, daha erişilebilir ve ekosistemin tamamını kapsayan bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz.

  • Türkiye fintech ekosisteminde 2025 yılı “iş birlikleri ve ekosistem ekonomisi” yılı olarak anılıyor. Paycell’in bankalar, teknoloji şirketleri veya kamu kurumlarıyla yürüttüğü iş birliklerinden bahsedebilir misiniz?

İş birliklerini, finansal hizmetleri daha erişilebilir kılan ve kullanıcı deneyimini zenginleştiren bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Bu nedenle hem finans sektöründe hem teknoloji alanında hem de kamu tarafında farklı kurumlarla ortak çalışmalara önem veriyoruz.

Bu iş birlikleri; ödeme teknolojilerinin daha hızlı yaygınlaşmasını, dijital cüzdan fonksiyonlarının genişlemesini, sınır ötesi para transferlerinin daha erişilebilir hale gelmesini ve farklı altyapıların güçlenmesini sağlıyor. Aynı zamanda açık bankacılık entegrasyonlarından yapay zekâ destekli sistemlere kadar birçok yeniliğin daha hızlı devreye alınmasına destek oluyor. Temel yaklaşımımız, ekosistem oyuncularıyla birlikte hareket ederek kullanıcıların günlük finansal ihtiyaçlarını daha kolay ve daha bütüncül bir şekilde karşılayan çözümler üretmek. Bu ortak çalışmalar, hem fintek ekosisteminin büyümesine katkı sağlıyor hem de Paycell’in teknoloji odaklı vizyonunu daha geniş bir çerçevede hayata geçirmesine imkân tanıyor.

  • 2026’ya doğru giderken Paycell’in büyüme stratejisinde hangi alanlar öncelikli olacak? Yurt dışı açılımı, yeni ödeme çözümleri veya sektör dikeylerinde farklılaşma planlarınız var mı?

Finansal teknolojilerin geleceğini yapay zekâ, dijital ödemeler ve kullanıcı deneyimi şekillendirecek. Yapay zekâ sayesinde her müşteri için kişiselleştirilmiş hizmetler sunulacak, ödemeler ise hayatın her alanına daha da entegre olacak. Bunun yanı sıra sürdürülebilirlik bilinciyle doğru orantılı olarak karbon ayak izini takip eden ve yeşil finansı teşvik eden fintech çözümleri önem kazanacak.

Bu süreçte sadece teknoloji değil, kullanıcı deneyimi de belirleyici rol oynayacak. Biz Paycell olarak, kullanıcıların finansal ihtiyaçlarını tek bir platformda karşılayabildikleri kolay bir deneyim sunmaya odaklanıyoruz. Gelecek şüphesiz ki finansal hizmetlerin daha erişilebilir, hızlı ve kişisel olduğu bir dünya olacak. Paycell de çağı yakalayan çözümleri ve Turkcell’in teknolojik liderliği ve altyapısı ile imza attığı inovasyonlar sayesinde, bu geleceğin gerektirdiği kalitede hizmeti sunmaya devam edecek.

  • Son olarak, 2026 ve sonrası için Paycell’in vizyonunu nasıl tanımlarsınız? Türkiye’nin dijital ekonomi hedeflerine katkı açısından nasıl bir rol üstlenmek istiyorsunuz?

2026 ve sonrası için vizyonumuz, Türkiye’nin fintek alanında örnek gösterilen ülkeler arasında yer alma hedefine katkı sunmaya devam etmek. Turkcell teknolojisinin gücüyle geliştirdiğimiz çözümlerle kullanıcı deneyimini hız ve erişilebilirlik açısından sürekli iyileştirirken, finansal kapsayıcılığı pekiştirecek yenilikçi çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş finansal hizmetlerle, kullanıcıların finansal ihtiyaçlarını tek bir platformda karşılayabildikleri hızlı ve kolay bir ekosistem sunmayı önemsiyoruz. Türkiye’nin dijital ekonomi hedeflerine güçlü bir hizmet ağıyla katkı sağlamayı ve ekosistemin sürdürülebilir büyümesine destek olmayı sürdüreceğiz.