“Simya 2 fonumuzla, erken aşama B2B teknoloji girişimlerine odaklanmaya devam ederken, bu fonla farklı dikeylerdeki yenilikçi girişimleri de yatırım radarımıza alıyoruz. Önceki yıllarda olduğu gibi, yalnızca sermaye sağlamakla kalmayıp, girişimcilere stratejik destek sunmayı, global ağlara erişimlerini kolaylaştırmayı ve büyüme yolculuklarında yanlarında olmayı önceliklendiriyoruz.”
Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu
- Son yıllarda fintech yatırımları alanında gelişmeleri Türkiye ve küresel ölçekte değerlendirir misiniz?
2025’in ilk aylarında küresel fintech yatırımlarında sert bir düşüş yaşandığını görüyoruz; Startups.watch’un Şubat 2025’te yayınladığı Global Fintech Raporu’na göre 7,5 milyar dolarlık yatırım, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 82 düşüş gösterdi. Yüksek faiz oranları, yatırımcı temkinliliği ve sermaye piyasalarındaki daralma, büyük fonlama turlarının azalmasına yol açıyor. Bu durum, odağın daha çok sürdürülebilir ve ölçeklenebilir iş modellerine kaymasına neden oluyor. Türkiye’de de toplam yatırım hacmi 18 milyon dolarla sınırlı kalsa da işlem sayısında ülkenin 10’uncu sıraya yükselmesi oldukça dikkat çekici bir gelişme. Bu durum yatırımcı ilgisinin sürdüğünü ancak daha temkinli bir strateji izlendiğini gösteriyor. Ödeme sistemleri, bankacılık teknolojileri ve kripto/blockchain çözümleri, yatırım çekmeye devam eden alanlar arasında öne çıktığını söyleyebiliriz.
- Fintech ekosistemini, diğer alanlardaki (enerji, sağlık, eğitim vb.) girişimlerle kıyaslar mısınız? Bir yatırımcı gözüyle, fintech girişimlerini diğer girişimlerden ayıran özellikler neler?
Startups.watch’un Şubat 2025’te yayınladığı Global Fintech Raporu’na göre 2024 yılında fintech sektörünün, 41,6 milyar dolarlık yatırım hacmiyle teknoloji girişimleri arasında en çok yatırım alan alanlardan biri olduğunu görüyoruz. Bunun en önemli sebeplerinden biri, fintech sektörünün düşük operasyonel maliyetlerle yüksek kârlılık potansiyeli sunması. Fiziksel altyapıya bağımlı olmayan iş modelleri sayesinde fintech girişimlerinin hızlı ölçeklenebildiğini ve bu yönüyle yatırımcıların ilgisini çektiğini söyleyebiliriz.
Ayrıca, fintech şirketlerinin düzenleyici çerçeveye hızla uyum sağladığını ve bankacılık regülasyonları ile açık bankacılık sistemleriyle entegre olarak daha güvenilir bir yatırım alanı haline geldiğini görüyoruz. Bunun yanında, fintech çözümlerinin geleneksel finans sistemlerine kıyasla çok daha geniş bir kullanıcı tabanına hitap ettiğini ve finansal kapsayıcılığı artırdığını söylemek mümkün. Tüm bu dinamikler göz önüne alındığında, fintech sektörünün önümüzdeki dönemde de yatırımcılar için cazip bir alan olmaya devam edeceğini öngörüyoruz.
- Fintech yatırımlarını etkileyen güncel dinamikler ve yakın gelecekte etkili olacağını düşündüğünüz konu başlıkları neler?
2025 yılında fintech yatırımlarını etkileyen en önemli dinamikleri göz önünde bulundurduğumuzda, birkaç başlık ön plana çıkıyor. İlk olarak, makroekonomik dalgalanmaların sektörü etkilemeye devam edeceğini görüyoruz. Küresel piyasalarda faiz oranlarının yüksek seyretmesi, risk sermayesi yatırımlarında bir azalmaya yol açıyor. Bu durum, yatırımcıların daha temkinli olmasına sebep olabilir.
Blockchain ve kripto düzenlemeleri, yatırımcı güveni açısından belirleyici bir faktör olacak. Kripto varlıklar ve merkeziyetsiz finans (DeFi) platformlarına yönelik düzenlemeler, sektördeki belirsizlikleri ortadan kaldırarak daha fazla yatırımın önünü açabilir. Ancak, aynı zamanda yanlış yönetilen düzenlemeler sektördeki riskleri de artırabilir.
RWA tokenizasyonu (Real-World Assets tokenization) de fintech sektöründe önemli bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Gerçek dünya varlıklarının tokenlaştırılması, yatırımcılar için daha likit ve erişilebilir bir pazar sunabilir. Bu trendin, özellikle gayrimenkul ve finansal varlıklar gibi alanlarda büyük etkiler yaratacağı bekleniyor.
Özellikle açık bankacılık ve dijital bankalar gibi gelişmelerin, Türkiye gibi gelişmekte olan pazarlarda yatırımcı ilgisini artırabileceğini düşünüyoruz. Bu alanlardaki düzenlemeler, fintech girişimlerinin daha hızlı büyümesini ve daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmasını sağlayabilir.
Simya VC’nin 2025 yatırım stratejilerini ve odağını bizimle paylaşır mısınız? Stratejilerinizde geçmiş yıllara kıyasla farklılıklar var mı?
2025’te Simya 2 fonumuzdan yaklaşık 6 girişime toplamda 2,5 – 3 milyon dolar yatırım yapmayı planlıyoruz. Erken aşama B2B teknoloji girişimlerine odaklanmaya devam ederken, bu fonla farklı dikeylerdeki yenilikçi girişimleri de yatırım radarımıza alıyoruz.
Önceki yıllarda olduğu gibi, yalnızca sermaye sağlamakla kalmayıp, girişimcilere stratejik destek sunmayı, global ağlara erişimlerini kolaylaştırmayı ve büyüme yolculuklarında yanlarında olmayı önceliklendiriyoruz. 2025’te yatırım kararlarımızda özellikle girişimlerin küresel pazarda ölçeklenebilirliği, müşteri geri bildirimleri ve güçlü kurucu ekipleri gibi kritik unsurları dikkate alacağız. Amacımız, Türkiye’den dünyaya açılabilecek ve bulunduğu sektörde fark yaratabilecek girişimleri destekleyerek ekosisteme uzun vadeli değer katmak.
- Bizlere mevcut girişim sermayesi fonlarınızdan ve yatırım portföyünüzden bahseder misiniz? Ön plana çıkan sektörler alanlar neler?
Simya VC olarak, geleceğin teknolojilerine yatırım yapma vizyonuyla hareket ediyoruz. İlk fonumuz Simya 1 ile farklı sektörlerden 12 girişime toplamda 5 milyon dolar yatırım yaptık ve fon büyüklüğümüz 7 milyon dolara ulaştı. 2023’te ikinci fonumuz Simya 2’yi kurarak hedeflerimizi büyüttük. 2026 başına kadar bu fonla 10 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmayı hedefliyoruz.
Yatırımlarımızda belirli bir sektör kısıtımız olmasa da B2B SaaS alanındaki uzmanlığımız nedeniyle bu dikeydeki girişimlere daha fazla odaklanıyoruz. Türkiye’de faaliyet gösteren, global pazara açılma hedefi olan, erken aşama teknoloji girişimlerini destekliyoruz. Ayrıca, dünyanın en iyi hızlandırma programlarından olan Alchemist Accelerator ile kurduğumuz iş birliği sayesinde girişimlerimizin uluslararası pazarda daha güçlü bir konuma ulaşmasını sağlıyoruz.
Portföyümüzde yapay zekâ destekli yazılımlardan enerji çözümlerine, fintech’ten endüstriyel teknolojilere kadar geniş bir yelpazede girişimler yer alıyor. Yaptığımız yatırımlarla girişimcilik ekosistemine değer katarak girişimlerimizin büyüme yolculuklarında stratejik destek sunuyoruz.


