John Yanyalı: Dijital kimlik doğrulama, finansal entegrasyon API’leri ve sınır ötesi ödeme sistemlerine odaklanacağız


First Drop Ventures Kurucu Ortağı John Yanyalı

  • First Drop Ventures’ın kuruluş süreciyle başlayalım. Sizi bu oluşumu kurmaya iten temel motivasyon neydi ve pazardaki hangi boşluğu doldurmak istediniz?

First Drop Ventures, finansal teknolojilerde küresel fırsatları erken aşamada değerlendirmek amacıyla kuruldu. Kurucu ekip olarak, ABD ve Avrupa’daki yatırım tecrübemizi Türkiye ve benzeri gelişmekte olan pazarlara taşımak istedik. Temel motivasyonumuz, erken aşama girişimlerin yalnızca sermayeye değil, doğru yönlendirme ve global bağlantılara da ihtiyaç duyduğunu gözlemlememizdi. Türkiye’de bu eksikliği gidermek ve uluslararası standartlarda bir yatırımcı yaklaşımı sunmak istedik.

  • First Drop Ventures olarak yatırım yaptığınız girişimlerde hangi özellikleri ön planda tutuyorsunuz? Bu bağlamda kurucu ekip, ölçeklenebilirlik ve pazar potansiyeli gibi kriterleri değerlendirir misiniz?

Yatırım kararlarımızda üç ana faktöre odaklanıyoruz: güçlü ve vizyoner kurucu ekip, teknoloji temelli ve ölçeklenebilir bir iş modeli ve geniş pazar potansiyeli. Kurucu ekibin teknik yetkinliği kadar, kriz yönetimi becerisi ve öğrenmeye açıklığı da kritik. Ayrıca, çözümün global ölçeklenebilirliğini ve mevcut rekabet ortamında nasıl konumlandığını detaylıca analiz ediyoruz.

  • Türkiye fintech ekosistemi hakkında önemli gözlemleriniz neler? Sizce Türkiye’de fintech alanında girişimcilere en çok fırsat sunan alanlar hangileri?

Türkiye, genç nüfusu, dijital adaptasyonu ve güçlü bankacılık altyapısıyla fintech için verimli bir zemin sunuyor. Son dönemde açık bankacılık, dijital cüzdanlar, B2B ödeme çözümleri ve embedded finance alanlarında ciddi bir ivme gözlemliyoruz. Regülasyonlar zaman zaman hız kısıtı yaratabilse de potansiyel büyük. Özellikle KOBİ’lere yönelik finansal altyapı çözümleri ve sınır ötesi ödeme sistemleri gibi niş alanlarda ciddi fırsatlar bulunuyor.

Hem ABD hem Türkiye’de aktif olan biri olarak, bu iki pazarda girişimlerin yatırım alma süreçlerinde gözlemlediğiniz en temel farklar neler?

ABD’de girişimcilik kültürü daha köklü ve yatırımcılar uzun vadeli büyümeye odaklı. Türkiye’de ise girişimciler daha hızlı gelir üretmeye, yatırımcılar ise daha kısa sürede geri dönüş almaya odaklanabiliyor. Ayrıca ABD’de yatırım süreçleri daha şeffaf, hukuki altyapı daha net, bu da girişimcilerin yol haritasını daha sağlıklı planlamasını sağlıyor. Türkiye’de ise yatırım süreçleri genelde daha ilişkisel yürüyor, bu da hızlı karar almayı sağlayabiliyor ama süreçlerin standardizasyonunu zorlaştırabiliyor.

  • Şu an portföyünüzdeki girişimler hangi sektörlerde yoğunlaşıyor? Önümüzdeki dönemde hangi dikeylerde yatırım odağınızı artırmayı planlıyorsunuz?

Portföyümüzde ağırlıklı olarak fintech, SaaS ve dijital altyapı alanlarında faaliyet gösteren girişimler yer alıyor. Önümüzdeki dönemde dijital kimlik doğrulama, finansal entegrasyon API’leri ve sınır ötesi ödeme sistemleri gibi alanlara odaklanmayı planlıyoruz. Ayrıca, yapay zekâ destekli regtech çözümleri ve sürdürülebilir finans uygulamaları da radarımızda.

  • Yatırım yaptığınız girişimlerde, sermayeden öte nasıl bir değer yaratmaya odaklanıyorsunuz? Sizce bir yatırımcının girişimciyle kurduğu ilişki nasıl şekillenmeli?

Sermaye kadar önemli gördüğümüz bir konu, girişimlere stratejik katkı sunabilmek. Global iş bağlantılarımızı, regülasyon bilgisini ve ürün-pazar uyumu konusunda deneyimimizi aktif şekilde paylaşıyoruz. Yatırımcı-girişimci ilişkisi karşılıklı güvene ve açıklığa dayanmalı. Biz, yönetim kurullarında sadece gözlemci değil, yol gösterici bir rol üstlenmeye çalışıyoruz. Girişimcinin özgürlüğüne saygı duyarak ama gerektiğinde müdahale edebilecek yakınlıkta kalmayı önemsiyoruz.

  • Son olarak, genç girişimcilere ve ilk kez yatırımcı olmak isteyen kişilere ne tür stratejik tavsiyeler verirsiniz?

Girişimciler için en kritik konu, çözmek istedikleri problemi derinlemesine anlamaları ve bu problemi yaşayan kişilerle sürekli temas halinde olmaları.

Ürün geliştirmeden önce doğru problemi belirlemek başarı için temel.

– Yatırımcı olmak isteyenler içinse tavsiyem, sadece finansal getiriyi değil, girişimin kurucularına ve misyonuna inanmalarını sağlayacak bir bağ kurmaları. Erken aşama yatırımlar sabır, destek ve stratejik akıl gerektirir.