Her geçen gün hızla büyüyen şirketlerimiz var. Artık global oyuncularımız da var ve yurtdışında da ses getiren işler, iş ortaklıkları hatta satın almalar yapmaya başladık. Bundan 5 sene sonra birkaç unicorn çıkarmış bir pazar olacak Türkiye ve bugün adını henüz hiç duymadığımız birçok finansal teknoloji girişimi ve teknoloji şirketi adından söz ettirecek.
Lidio Kurucu Ortağı Ve CEO’su Emre Güzer
- İş yaşamınız, kurumsal hayattan Lidio’ya uzanıyor. Kariyerinizi dönüm noktalarıyla kısaca özetlemenizi rica edebilir miyiz?
Kariyerimde birçok kırılma noktası var aslında. Pamukbank’ta 2001 yılında çalışmaya başlayabilmem önemli kırılımlardan biri. Bir diğeri Garanti Bankası ve Garanti Ödeme Sistemleri’ne giriş hikayem. Sektörde online ödeme sistemleri dikeyiyle ilk ilgilenmeye başlayan birkaç kişiden birisi olmam tamamen tesadüf. Doğru zamanda doğru yerde olabilmişim. Garanti Ödeme Sistemleri’nde çalışırken de binlerce işletmeye danışmanlığa varan detayda ödeme çözümleri götürüyorduk. Dolayısıyla sektördeki ihtiyaçları ilk ağızdan dinleme şansına haiz oldum.
Naspers bünyesinde faaliyet gösteren PayU’nun Türkiye operasyonlarını kurmam kariyerimdeki dönüm noktalarından biri olmakla kalmadı. Aynı zamanda Türkiye’deki fintech ekosistemi ve girişim ekosisteminin mihenk taşlarından birisini de inşa etmişiz aslında. PayU bünyesinde LATAM ve EMEA bölgesi benim sorumluluğumdayken gerek M&A aktiviteleri gerekse iş birlikleri ile çok yakından ilgilenme fırsatı buldum. Kurumsal, girişimci şapkasını, fintech dikeyinde şirket satın alımlarına da koşan bir yatırımcı şapkası takip etti.
O dönem anladım ki; yeni bir girişim için doğru zaman yaklaşıyor. Bugün geriye dönüp baktığımda ‘Lidio’yu keşke iki sene daha erken kursaymışım’ dediğim oluyor ama muhtemelen bu iki sene içerisinde de hayatıma dokunan birçok yeni şey öğrendim.
- Lidio’nun “Türkiye’nin ilk ödeme orkestrasyon platformu” olmasının arkasındaki fikrin çıkış noktası neydi? Geriye dönüp baktığınızda, bu boşluğu doldurmanın en tatmin edici yönü ne oldu?
Bir Lidio şirketi olan Mobilexpress Türkiye’nin ilk ödeme orkestrasyonu. Bu ihtiyacı PayU zamanında da keşfetmiş ve Türkiye’nin en büyük işletmelerine benzer çözümler sunmuştuk. Dolayısıyla bu ihtiyaca PayU döneminden aşinayım. Sektörde bir PayU eksikliğini de Garanti zamanında fark etmiştim. Tüm bunlar doğru zamanda doğru şekilde sıralanmışlar diyebilirim. Garanti ve GÖSAŞ tecrübem olmasa PayU, PayU olmasa da başka birçok şey olmayabilirdi.
Lidio’nun lisanslanmasının ardından biz ödeme orkestrasyonumuzun kabiliyetlerini ödeme kuruluşları tarafında sadece Lidio’ya indirgeyerek biraz sınırladık. Mobilexpress HBO, Lidio’da Game of Thrones’umuz oldu. Lidio ile birlikte Mobilexpress kullanan işletmelere de uçtan uca çözümler götürebilmeye başladık.
Çözümünüze para ödemek isteyen müşterilerin olması, para ödemesi ve birlikte büyümeniz bir girişimcinin itici gücü. Biz de gücümüzü ilk günden beri buradan alıyoruz.
- 2024 yılında 4,1 milyar dolarlık işlem hacmine ulaştınız. Bu başarıyı nasıl tanımlarsınız: Teknoloji, ekip, öngörülülük, sezgi vb?
İyi bir ekibimiz var, sektördeki ihtiyaçları da çok uzun süredir yakından takip etme fırsatı yakaladık. Dolayısıyla elimizden geldiğince ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyoruz. Olmayan bir probleme merhem arayışında değiliz. İşletmelerimize ve onlardan alışveriş yapan tüketicilere bugün ve yarın iş ortağı olabilmeyi amaçlıyoruz.
Girişimciler bir veya birden fazla konuda takıntılı olurlar. Bizde de bir ürün takıntısı var, dolayısıyla hep gelişen bir platformumuz var ve bu platforma günden güne Türkiye’nin ve dünyanın en büyük işletmelerini on-board ediyoruz.
Rakamlara gelince kişisel fikrim en büyük hazzın 0’dan 1’e en hızlı şekilde ulaşabilmek. 1’den 10’a gidiş 0’dan 1’e gidiş kadar iyi hissettirmiyor bana. Bu şahsi fikrim tabi, zira 10 büyüktür 1.
Türkiye fintech ekosisteminin gerçek potansiyelini önümüzdeki beş yıl için nasıl görüyorsunuz
Her geçen gün hızla büyüyen şirketlerimiz var. Artık global oyuncularımız da var ve yurtdışında da ses getiren işler, iş ortaklıkları hatta satın almalar yapmaya başladık. Bundan 5 sene sonra birkaç unicorn çıkarmış bir pazar olacak Türkiye ve bugün adını henüz hiç duymadığımız birçok finansal teknoloji girişimi ve teknoloji şirketi adından söz ettirecek.
Biz bundan yaklaşık 10 yıl önce PayU Türkiye’yi PayU gruptan ayırıp, Orta Doğulu Payfort ile birleştirerek (daha sonra Amazon tarafından satın alındı) bölgenin en büyük finansal teknoloji girişimini kurmaya niyetlenmiştik fakat hissedarları ikna edememiştik. Bunu başarabilseydik, bugün muhtemelen bölgede finansal teknoloji girişimleri anlamında farklı bir görünüm olabilirdi.
Fintech dünyasında kurucu olmak, belirsizliklere de hazırlıklı olmak anlamına geliyor; siz belirsizlikler ya da olağanüstü durumlarla nasıl başa çıkarsınız?
Fintech dünyasından bağımsız bütün kurucuların kendisini içinde bulduğu bir keşmekeş bu. Finansal teknoloji girişimi denildiğinde bir küçük banka gibi regülasyonları da yakından takip ettiğiniz, uyumlandığınız bir dünya daha var. Aldığımız kararlar çoğu zaman anlık kararlar ve birçok bilinmeze rağmen almamız gereken kararlar. Bu da Türkiye’den yetişen profesyonelleri, girişimcileri global şirketlerin global pozisyonlarında da farklı bir yere taşıyor.
Son dönemde ihraç ettiğimiz profesyonelleri sizler de takip ediyorsunuzdur. Türkiye’den bir girişimci ve/veya profesyonelin Avrupalı ve ABD’li meslektaşlarına kıyasla birçok açıdan daha güçlü yetkinliklere sahip olduğu aşikâr.
- Türkiye’de birçok girişimci “çıkış” hedefiyle ilerlerken, siz uzun soluklu marka inşası tarafındasınız. Bu tercihi ne belirliyor, sizin görüşünüz nedir?
Bir girişimcinin exit yapmayı hedeflemesi ya da bu yolu tercih etmemesi, onun iyi ya da kötü bir girişimci olduğunu göstermez. Yüksek değerlemeden yatırım alan girişimci ile daha küçük yatırım almış ya da kendi kaynakları ile büyüme gayreti içerisinde olan girişimciyi de birbirinden ayırmamak lazım.
Sektör çok “yatırımın boyutu” odaklı hareket ediyor fakat her bir girişimci ve girişimi altın değerinde. Bazen hiç beklemediğiniz anda exit edebiliyorsunuz ya da exit etmeyi planlarken o kadar stratejik bir yatırımcı geliyor ki birlikte işi bol çarpanlı büyütmeye başlıyorsunuz. Beraber yola çıktığınız ortaklar, hissedarlar ve tabi yeni gelen yatırımcılar bu yolculukta çok belirleyici oluyor.
- Fintech’in eşiğinde başka girişimler olacak mı? Yeni yatırım planlarınız ya da radarınızda olan dikeyler var mı?
Özellikle oyun alanında girişimler ile ilgileniyorum. 2026 yılında da daha aktif olarak rol alacağım bir girişim hayalim daha var. Şimdilik hangi sektörde olduğunu paylaşmayayım ama ödeme işi olmayacağını söyleyebilirim.
Global fintech sahnesine baktığınızda sizi etkileyen bir girişim, bir lider ya da bir teknoloji var mı? Kendi girişimcilik vizyonunuza nasıl ilham verdiler?
Her girişimin ve girişimcinin hikayesi farklı, bu uzun ve çetrefilli bir yolculuk. Olabildiğince çok girişimci ile vakit geçirmek önemli. Girişimcinin halinden girişimci anlıyor. Kazanan hikayeleri dinlerken oyunda geri kalanları da göz ardı etmemek gerekiyor. Şans, doğru zamanda doğru yerde olma gibi kavramlar çok dile getirilmiyor ama önemli faktörler. Kazanan her girişim ve girişimciden bir şey öğrenemeyebilirsiniz fakat oyunda geri kalan girişim ve girişimciden öğrenecek çok şey vardır. Ben Horowitz’in Zor Şeyler Hakkında Her Şey’ini okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Benim de çok şey öğrendiğim girişimcilerin başında gelir.
- Son olarak kurumsal hayattan bir fintech girişimcisine dönüşen kariyerinizde ‘Sonsuz sayıda şansım olsaydı her defasında aynı kararı verirdim’ ya da ‘Bir şansım daha olsaydı bu kez farklı yapardım’ dediğiniz anlar var mı?
Bu yaşıma kadar çok şükür hiçbir pişmanlığım olmadı. Bir şansım daha olsa farklı yapacağım tek şey PayU’yu PayU grup altında değil de kendi sermaye ve platformumuzla kurmamız olurdu. Girişimci para aramıyor, hikayesine birilerini artık inandırmıyor ya da şirkete yeni ortaklar, sermaye getiremeyecek konumda ise şirketin kontrolünü çoktan kaybetmiş oluyor. Bir diğeri yine benzer bir konu, daha önce bahsettiğim Payfort ile birleşme projesini çok daha agresif bir şekilde savunup, bölgenin en büyük finansal teknoloji girişimini 10 yıl önce ayağa kaldırmış olabilirdik.


