Çağdaş Emre: Açık bankacılığın kurumsal alandaki yolculuğuna öncülük etmekten gurur duyuyoruz

BulutTahsilat Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Emre


  • Kurumsal hayattan girişimciliğe geçiş süreciniz ve BulutTahsilat’ın kuruluş hikayesini kısaca bizimle paylaşır mısınız?

Avrupa’da başlayan PSD (Payment Services Directive) süreci, finansal hizmetlerde şeffaflık, rekabet ve kullanıcı odaklı inovasyon için yepyeni bir dönemin kapılarını araladı. Bu vizyonun Türkiye’deki yansıması olarak, kurumsal dünyada açık bankacılığı yaygınlaştırmak ve dijital finansal entegrasyonu derinleştirmek üzere yola çıktık.

Kurumsal hayatta edindiğimiz tecrübeler bize şunu net şekilde gösterdi: Geleneksel bankacılık çözümleri, hızla dijitalleşen dünyada şirketlerin ihtiyaçlarına yanıt vermekte zorlanıyor. Biz de bu boşluğu doldurmak amacıyla, API tabanlı, gerçek zamanlı ve güvenli tahsilat altyapıları geliştirmeye odaklandık.

Bu hedef doğrultusunda kurduğumuz BulutTahsilat markası, Türkiye’nin ilk kurumsal açık bankacılık platformu olarak hayata geçti. Geliştirdiğimiz ürünler sayesinde şirketler, bankacılık işlemlerini ERP’lerine doğrudan entegre edebiliyor, finansal verilerini merkezi şekilde yönetebiliyor ve tahsilat süreçlerini otomatikleştirebiliyor. Ayrıca, bankalar arası geçişkenliği destekleyen altyapımız, kurumlara önemli bir operasyonel esneklik sunuyor.

Regülasyonlara tam uyumlu ve modüler yapıdaki çözümlerimiz, farklı sektörlerden yüzlerce müşteriye değer katmaya devam ediyor. Açık bankacılığın sadece bireyler değil, kurumlar için de dönüştürücü olabileceğine inanıyor; bu alanda öncü olmanın heyecanını taşıyoruz.

  • 15 yıl önce BulutTahsilat’ın kuruluş aşamasındaki motivasyonunuz neydi? O yıllardaki fintech ekosistemi ile günümüz arasındaki temel farklılıklar, üstünlükler neler?

15 yıl önce BulutTahsilat’ı kurarken en büyük motivasyonumuz, şirketlerin banka işlemlerini hâlâ manuel yöntemlerle yürütmek zorunda kalmasının yarattığı zaman ve kaynak israfını ortadan kaldırmaktı. Kurumsal firmalar, her gün tekrar eden finansal işlemleri elle yapmak zorunda kalıyor, bu da hem hata riskini artırıyor hem de verimsizlik yaratıyordu.

O dönemde Türkiye’de henüz kimse “fintech” kelimesini kullanmıyordu. Bankacılık hizmetleri, sadece bankaların sunduğu kapalı sistemlerle sınırlıydı. Biz ise çok net bir gelecek hayal ettik: Şirketler, tüm finansal verilerine merkezi ve dijital bir arayüzden ulaşacak, işlemlerini ERP sistemleri üzerinden otomatik yönetecek.

Bu vizyonla yola çıkarak, açık bankacılık kavramı Avrupa’da daha yeni yeni konuşulurken, Türkiye’de kurumsal alanda bu modeli hayata geçiren ilk yapılardan biri olduk. Firmaların banka bakiyelerini, gelen ödemelerini ve tahsilat süreçlerini ERP sistemleriyle entegre şekilde yönetebildiği bir altyapı geliştirdik.

Bugün baktığımızda, fintech ekosistemi hem teknolojik altyapı hem de regülasyon açısından çok daha olgun bir noktada. API standartları netleşti, dijital kimlik çözümleri ve ödeme sistemleri ileri seviyeye ulaştı. O dönem için önemli olan vizyon koymaktı; bugün ise o vizyonu ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve güvenli çözümlere dönüştürebilmek gerekiyor.

Biz de bu dönüşümün aktif bir parçası olmaktan ve açık bankacılığın kurumsal alandaki yolculuğuna öncülük etmekten büyük bir gurur duyuyoruz.

Deneyimli bir kurucu ve lider olarak sizce fintech girişimciliğinin en zorlayıcı ve en keyifli yönleri neler?

Fintech girişimciliğinde en büyük zorluk, yeniliği regülasyonla aynı anda yönetebilme zorunluluğu. Bir yandan teknolojiyi olabildiğince çevik ve kullanıcı odaklı geliştirmeniz gerekiyor, diğer yandan finans sektörü gibi sıkı düzenlemelere tabi bir alanda tam uyumluluğu gözetmek zorundasınız. Bu da sadece teknik değil, stratejik olarak da çok dikkatli bir denge gerektiriyor.

Ayrıca güven kazanmak zaman alıyor. Sonuçta şirketler ve bireyler size en değerli varlıklarını – finansal verilerini – emanet ediyor. Bu güveni inşa etmek için istikrar, şeffaflık ve sürdürülebilir bir kalite sunmak şart.

Ama işin en keyifli yanı da tam burada başlıyor: Somut fayda yarattığınızı görmek. Bir işletmenin manuel tahsilat süreçlerini dijitalleştirip, operasyonel verimliliğini artırdığınızda aldığınız geri dönüş, tarifsiz bir tatmin sağlıyor. Fintech dünyasında iyi bir ürün, çok hızlı karşılık buluyor; kullanıcı geri bildirimi, ürün gelişimi ve büyüme süreci iç içe geçmiş, sürekli akan bir döngü içinde ilerliyor. Kısacası: Zorlayıcı, ama bir o kadar da canlı ve heyecan verici bir alan. Her gün yeniden motive olmanızı sağlayan nadir sektörlerden biri.

  • Hepsi bir arada finans platformu sloganıyla devam ettiğiniz BulutTahsilat, işletmelere 360 derece finansal çözümler sunuyor. Ürünlerinizde öne çıkan özellikler ve işletmelere sunduğu avantajlar neler?

“Hepsi Bir Arada Finans” platformumuz, işletmelerin dağınık finansal işlemlerini tek merkezde birleştirerek yönetim kolaylığı, zaman tasarrufu ve operasyonel verimlilik sağlıyor. Para transferinden tahsilata, raporlamadan görüntülemeye kadar tüm işlemler tek bir ekranda gerçekleşiyor. Bu sayede kullanıcılarımız; onlarca ekran ve sistem arasında zaman kaybetmeden, finansal süreçlerini kesintisiz ve entegre biçimde yürütebiliyor.

Zaman yönetimini ürün stratejimizin merkezine koyduk. Tekrarlayan görevleri — kayıtlı ödemeler, cari eşleme, para transferleri — otomatikleştirerek hem manuel hata riskini azaltıyor, hem de ekiplerin operasyonel yükünü hafifletiyoruz.

BulutTahsilat kullanıcıları, anlık ve merkezi görünüm sayesinde nakit akışlarını çok daha etkin biçimde kontrol edebiliyor. Finansal verilerini stratejik kararlarla entegre etmeleri kolaylaşıyor.

Kısacası; Hepsi Bir Arada Finans hizmetimiz, finansal süreçlerin yalnızca daha hızlı değil, aynı zamanda daha akıllı yönetilmesini sağlıyor. Bu da işletmelerin sadece bugünkü operasyonlarına değil, uzun vadeli hedeflerine de katkı sağlıyor.

  • BulutTahsilat ile ulaştığınız hacimler, kullanıcı sayısı, işlem adedi gibi güncel verileri bizimle paylaşır mısınız?

Geride bıraktığımız ilk çeyrekte elde ettiğimiz finansal sonuçlar, BulutTahsilat’ın kurumsal açık bankacılık alanındaki liderliğini pekiştirir nitelikte. Toplam işlem hacmimiz, güçlü ve istikrarlı bir yükseliş grafiği sergiliyor.

Özellikle Çoklu Para Transferi modülümüz, birden fazla bankadan gerçek zamanlı Havale ve EFT işlemlerine olanak tanıyor. Bu modül sayesinde 150 milyar TL’lik işlem hacmine ulaştık. Bu rakam, finansal işlemlerde sunduğumuz esneklik ve hızın açık bir göstergesi.

Tüm banka ve ödeme kuruluşlarının POS sistemlerine tek ekrandan erişim sağlayan Sanal POS Altyapı modülümüz, 30 milyar TL’lik işlem hacmine ulaşarak işletmelerin dijitalleşme süreçlerine katkıda bulunmaya devam ediyor.

Kurumların tüm bankalardaki DBS sistemlerini tek panelden yönetmesini sağlayan Online DBS modülümüzde ise 25 milyar TL’lik işlem gerçekleşti. Bu performans, işletmelerin nakit akışlarını daha etkin yönetmelerine destek veriyor.

Fiziki ve sanal POS’lardan geçen tüm hareketleri analiz eden POS Detay Rapor modülümüz, 750 milyon TL’lik hacimle kurumların finansal karar alma süreçlerini hızlandırıyor.

Ve en çok kullanılan modülümüz olan Online Banka, şu ana dek 200 milyonun üzerinde işlem gerçekleştirdi. Bu modül, “Hepsi Bir Arada Finans” vizyonumuzun en güçlü temsilcilerinden biri konumunda.

Bugün itibarıyla 5.500’den fazla kullanıcıya hizmet veriyoruz. Özellikle perakende, lojistik ve sanayi sektörlerinde çözümlerimiz yoğun ilgi görüyor. Bu veriler, yalnızca teknolojimizin gücünü değil; kullanıcılarımızla kurduğumuz güven ilişkisini de ortaya koyuyor.

  • BulutTahsilat ile kısa-orta vadedeki hedefleriniz ve yurt dışına dair planlarınızdan bahseder misiniz?

Kısa vadede öncelikli hedefimiz, Türkiye’de kurumsal segmentte açık bankacılık alanındaki liderliğimizi daha da pekiştirmek. Yeni nesil API servislerimizle ERP sistemleriyle olan entegrasyonumuzu derinleştirerek, işletmelerin tüm finansal işlemlerini tek merkezden yönetmelerine olanak tanıyoruz.

Orta vadede ise vizyonumuzu yalnızca tahsilatla sınırlamıyoruz. Ödeme sistemleri, nakit akışı planlaması ve alternatif finansman çözümleri gibi alanlara yayılmayı, böylece işletmelere uçtan uca bir finansal yönetim deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda, KOBİ segmentine özel, sadeleştirilmiş ve modüler çözümlerle bu hizmetleri daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmak da önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Uluslararası alanda ise yakın coğrafyada, Türkiye’ye benzer regülasyon altyapılarına sahip pazarlarda büyümeyi planlıyoruz. İlk etapta, Türk ihracatçı firmaların yurt dışındaki tahsilat süreçlerine destek olacak özel çözümler sunarak bu alandaki boşluğu doldurmayı hedefliyoruz.

Uzun vadede, PSD2 uyumlu altyapılarla Avrupa pazarında yer alarak açık bankacılık çözümlerimizi globalleştirmek istiyoruz. Türkiye’de edindiğimiz regülasyon tecrübesi, kurumsal entegrasyon kabiliyetimiz ve modüler ürün mimarimizle bölgesel ölçekte güçlü bir fintech oyuncusu olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.

  • Finansal teknolojiler alanına girmek isteyen girişimciler, yatırımcılar için tavsiyeleriniz neler olurdu?

Finansal teknolojiler dünyası heyecan verici fırsatlar sunuyor, ancak bu fırsatların yüzeyinde göründüğü kadar kolay erişilebilir olmadığını da unutmamak gerek. Bu alanda başarılı olmak isteyen girişimcilerin yalnızca teknoloji bilgisiyle değil; regülasyon, finansal yapı ve kullanıcı davranışları konusunda da derinlemesine donanım sahibi olması şart.

İlk ve en temel tavsiyem şu olurdu: Müşteri ihtiyacını gerçekten anlamadan asla ürün geliştirmeyin. Fintech, son derece güven temelli bir alandır. Bu yüzden şeffaflık, istikrar ve etik yaklaşım en başından itibaren temel prensip olmalı.

Ayrıca, bu sektörde doğru iş birlikleri kritik rol oynar. Bankalar, ödeme kuruluşları ve regülatörlerle kurulan yapıcı ilişkiler, bir girişimin kaderini belirleyebilir. Tek başına teknolojiyle değil, doğru ortaklıklarla ölçeklenebilir başarı inşa edilir.

Yatırımcılar açısından da sadece büyüme potansiyeline odaklanmak yeterli değil. Regülasyon uyumu, veri güvenliği, sürdürülebilir gelir modeli ve operasyonel esneklik gibi unsurlar, bir fintech girişiminin uzun vadede ayakta kalmasını sağlar. Bu alan hızlı büyür, ama aynı hızla yavaşlatan yasal sınırlamalarla da karşılaşabilir.

Kısacası: Fintech’te başarı vizyonla başlar; ama kazanım, detaylara gösterilen özenle gelir. Sabır, strateji ve güven, bu alandaki en kıymetli sermayelerdir.

Sizce fintech girişimcilerinde lider ve karar vericilerin sahip olması gerektiğini düşündüğünüz 3 temel özellik nedir? Kısaca birkaç cümleyle açıklar mısınız? 

Regülasyon Okuryazarlığı: Fintech dünyasında başarılı liderlik, yalnızca vizyonla değil, regülasyonları doğru okuyup yorumlayabilme becerisiyle mümkün. Bu sektörde inovasyon, yasal sınırları bilerek ve onlara saygı duyarak sürdürülebilir hale gelir.

Teknoloji ile İş Arasında Köprü Kurabilme: Bir fintech lideri için sadece teknoloji bilgisi yeterli değildir. Geliştirilen çözümün gerçek bir iş problemini çözüp çözmediğini anlayabilmek kritik önemdedir. İyi bir lider, yazılımcı ile CFO arasında stratejik bir köprü olmalıdır.

Güvene Dayalı Liderlik ve Net Vizyon: Finans sektörü güvenle ayakta durur. Bu yüzden hem ekip içinde hem kullanıcı tarafında şeffaf iletişim kurabilen, kriz anlarında sakin kalabilen ve vizyonunu net ifade edebilen liderler uzun vadede gerçek farkı yaratır.