Dr. Melda Ersoy Yalçınkaya: Dayanışma ve farkındalık ile yolumuzu birlikte aydınlatabiliriz


BNP Paribas Leasing Solutions ve TEB Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Melda Ersoy Yalçınkaya

İstanbul Moda’da doğdum ve ortaöğrenimimi Saint Benoit Fransız Lisesi’nde tamamladım. Ardından Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldum. Son sınıfta finans alanına duyduğum ilgiyi keşfederek bu alanda uzmanlaşmaya karar verdim.

Bu nedenle mezun olduktan sonra kariyerime denetçi olarak başladım ve bu meslek sayesinde sistemli ve analitik düşünme, detaylara dikkat etme, sonuç odaklı olma ve farklı sektörleri yakından tanıma fırsatı buldum. Doktora eğitimimi de finans alanında ilerleterek bilgi birikimimi akademik anlamda geliştirdim. Denetim şirketinde edindiğim tecrübeler sonucunda ya danışmanlık bölümüne geçmeyi ya da denetlediğim firmalardan birinde kariyerime devam etmeyi düşünüyordum. Tam da bu noktada, şu an çalıştığım banka bana yeni bir bölüm kurma fırsatı sundu ve bu heyecan verici teklifi kabul ederek finans alanındaki yolculuğuma yeni bir boyut kazandırdım.

İşteyken evi, evdeyken işi düşünüyoruz

Kariyerimde ilerledikçe fark ettim ki, erkek egemen bir toplumda kadınlar için çalışma hayatında var olmak ve yükselmek hiç de kolay değildi. “Hem kariyer yaparım hem çocuk büyütürüm” anlayışı biz kadınlara ek sorumluluklar yüklenmesine neden olurken, bu durum aynı zamanda büyük bir dayanıklılık ve motivasyon da sağlıyor. Erkek meslektaşlarımız günün sonunda dinlenmek için vakit bulabilirken, biz kadınlar işteyken evi, evdeyken işi düşünmekten kaçınamıyoruz.

İş hayatında “eşitlik” ütopya değil

Kadın liderlerin başarıya ulaşmasında duygusal zekâ, ekip çalışmasına yatkınlık, azim, açıklık ve hoşgörü en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Kadınlar, etkili geribildirim verebilme ve iletişim kurabilme yetenekleriyle de öne çıkıyor. Ancak, tüm bu yetkinliklere rağmen ütopya gibi görülen “eşitlik” kavramı iş dünyasında halen tam anlamıyla hayata geçirilmiş değil.

Kadınların üst yönetimlerde daha az temsil edilmesi, stratejik pozisyonlarda yeterince gücünün olmaması ve karar verici mekanizmalarda yer alma oranlarının düşük olması günümüzde hala tartışılan bir konu. Yapılan araştırmalar, kadın liderlerin yükselmesini engelleyen “cam tavan”, cinsiyet ayrımcılığı, toplum baskıları ve içsel engeller gibi faktörleri ortaya koyuyor. Bu engelleri aşmak için daha fazla farkındalık yaratmamız, kadın liderleri daha çok görünür kılmamız ve kadın çalışanların önündeki bariyerleri kaldırmamız gerekiyor.

Bu kapsamda çalıştığım kurum da farkındalık yaratmaya büyük önem veriyor. BNP Paribas, çeşitlilik ve cinsiyet eşitliğine dair somut taahhütler sunan #JamaisSansElles (Kadın Olmadan Asla) manifestosunu imzalayarak, kadınların iş dünyasında eşit katılımını garanti altına almayı amaçlıyor. Grup, özellikle kritik pozisyonlardaki kadın liderlerin sayısını artırmayı hedefleyerek, diğer Avrupa ve küresel şirketlere örnek olma sorumluluğunu taşıyor. BNP Paribas, %52’si kadın olan çalışanlarıyla eşit haklar ve fırsatlar yaratmaya odaklanıyor ve bu konuda iddialı politikalar geliştiriyor.

Gelecekte fintech mühendisliği, yapay zekâ ve blockchain’in supertech uygulamalarını göreceğiz

Yapay zekâ, blok zinciri gibi modern teknolojileri kullanacak olan yeni neslin bu tür teknolojileri sevmesi şirketler açısından olumlu bir gelişme. Bizler, X kuşağı olarak çevirmeli telefon ve daktilo ile başladık, bilgisayar ve yapay zeka vb  finansal teknolojilerle sürekli bir öğrenme içinde iş hayatında çalışıyoruz. FinTech endüstrisi ile robotik danışmanlık, varlık yönetimi firmaları, karmaşık blockchain ağları gibi birçok yenilikleri ifade ediyor. Bu yenilikler geleneksel modellerden farklı olarak finansal hizmetleri yeniden yapılandırıyor. Gelecekte fintech mühendislikleri, siber güvenlik vb hayal edemeyeceğimiz ama işimizi kolaylaştıran birçok yeni meslek olması gençlerin finansal katılımını güçlendirecek ve geliştirecek.