Fintech dünyasında pazarlama gibi stratejik bir alanda kadın lider olarak var olmak, yalnızca mesleki başarı değil, aynı zamanda sektördeki dönüşümün de bir parçası olmayı gerektiriyor. Gonca Çin, finans ve teknoloji ekosisteminde kadınların daha görünür ve güçlü olmasının önemine vurgu yapıyor.
Li̇di̇o Pazarlama Müdürü Gonca Çi̇n
Fintech sektöründe işe başladığımda Türkiye’de bu alan ve girişimler henüz çok yeniydi. Sektörde sadece belli başlı fintech şirketleri vardı. Üniversite eğitimime başladığımdan beri hep teknoloji sektöründe yer almak, sürekli gelişen, inovatif bir alanda uzmanlık kazanmak istediğimi biliyordum. Bugün fintech sektöründe onuncu yılımın içindeyim. Lidio’da ise dört yıldır Pazarlama Müdürü rolünde markanın tüm pazarlama faaliyetlerinden sorumluyum.
Kadın olmak hem zorluklarla mücadele hem fırsatları deneyimlemek demek
Finans ve teknoloji dünyası, yıllardır hızlı dönüşümlere sahne olan dinamik bir sektör. Ancak bu dönüşüm sadece teknolojik yeniliklerle sınırlı değil; sektörün en büyük kazanımlarından biri, çeşitliliğin giderek daha fazla benimsenmesi. Bir kadın olarak bu ekosistemde kariyerimi inşa ederken karşılaştığım zorluklar kadar, bu değişimin bir parçası olmanın getirdiği fırsatları da birebir deneyimledim.
Bugün Lidio’da yalnızca bir ödeme şirketi olarak değil, aynı zamanda fırsat eşitliğini teşvik eden bir organizasyon olarak hareket ediyoruz. Kadınların iş hayatındaki yerini güçlendirmek, onlara eşit fırsatlar sunmak ve sektörümüzde çeşitliliği artırmak için attığımız adımlar bizim için sadece bir sosyal sorumluluk değil, aynı zamanda daha yenilikçi bir iş modeli yaratmanın da anahtarı.
Geçtiğimiz yıldan bu yana ekibimiz sürekli büyüyor. Kadın çalışan sayısında hatırı sayılır bir artış yaşadığımızı söyleyebilirim. Bunun yanı sıra cinsiyet eşitliği her zaman çok önemsediğimiz konulardan biri oldu. Kadın ya da erkek fark etmeksizin ekibin her üyesi yaptığı işlerle şirket için çok değerli ve vazgeçilmez konumda. Cinsiyetten bağımsız olarak herkesin her sabah işine mutlu ve motive başladığı ortamı yaratmak için Lidio yönetim ekibi, İK departmanı ve pazarlama olarak var gücümüzle çalışıyoruz.
Kadın liderler sayesinde sorumlu iş modelleri gelişiyor
Kadın liderlerin güçlü empati ve iletişim becerilerine sahip olduğunu düşünüyorum, bu da onları müşteri ihtiyaçlarını anlamada ve müşteri odaklı stratejiler geliştirmede etkili kılıyor. Fintech alanındaki şirketlerin sayısı giderek artarken, diğerlerinden pozitif ayrışan, sosyal sorumluluk ve toplumsal konulara duyarlı şirketlerin bir adım öne çıktığını gözlemliyorum. Kadın liderlerin etik standartlara ve sosyal sorumluluğa verdiği önem sayesinde, fintech şirketlerinin toplumsal etkileri göz önünde bulundurarak daha sorumlu iş modelleri geliştirdiğini düşünüyorum.
Bankalar, fintech şirketleri ya da teknoloji sektöründe genellikle erkek egemen şirketlerde çalışan kadınlar hemen hemen birbirleriyle benzer sorunlarla karşılaşır. Teknoloji odaklı rollerde, kadınların teknik yeteneklere sahip olmadığına dair stereotipler, çoğu zaman kadınların kabiliyetlerinin göz ardı edilmesine neden olabiliyor.
Ayrıca kadınların üst düzey yönetici pozisyonlarında daha az temsil edilmesinin diğer kadın profesyonellere ilham verecek rol modellerin eksikliğine yol açtığına inanıyorum. Yine erkek egemen sektörlerde networking, profesyonel ağlar ve ilişki dinamikleri konularında genellikle erkekler arasında daha güçlü bağlar olabiliyor. Bunların hepsini iyileştirmek mümkün ve biz kadınların elinde. İzlenecek adımlar arasında cinsiyet çeşitliliğini ve kapsayıcılığı teşvik eden politikaların uygulanması, mentorluk ve sponsorluk programlarının hayata geçirilmesi, esnek çalışma saatleri ve iş-yaşam dengesi olanaklarının sağlanması, ayrımcılıkla mücadele ve farkındalık eğitimleri yer alabilir. Aynı zamanda, kadınların kariyer yollarını desteklemek için daha fazla rol modelin ve liderlik hikayesinin ön plana çıkarılması önemli.
Kadın istihdamı standardizasyon, denetim, eşitlikçi politikalar ve eğitimle iyileşecek
Tüm çalışanların aynı değerlendirme süreçlerinden geçmesini sağlayacak standart prosedürlerin oluşturulması kritik öneme sahip bir konu. Bu tarz çalışmalar, önyargıların minimize edilmesine ve daha adil bir değerlendirme sürecine katkıda bulunuyor. Terfi süreçlerinin düzenli olarak denetlenmesi ve izlenmesi de çok önemli. Bu incelemelerin iyileştirme alanlarını belirlemeye ve gerekli düzenlemeleri yapmaya büyük oranda katkı sağlayacağını düşünüyorum. Aynı şekilde, yöneticiler ve karar vericiler için cinsiyet eşitliği, önyargısız liderlik ve çeşitlilik konularında eğitimler düzenlemek de terfi süreçlerinin şeffaflaştırılmasında etkili rol oynayabilir.


