Dataliva olarak kurumların finansal verisini sadece toplayan değil; anlamlandıran, ilişkilendiren ve aksiyona dönüştüren bir yapı sunuyoruz. Bu sayede CFO’lar ve üst yönetim, geçmişi analiz etmekle kalmayıp geleceği yönlendirebilen bir perspektife sahip oluyor. Farkımız, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan çözümler üretmek değil; kurumların büyümesine ve dönüşümüne eşlik edebilecek esnek bir yapı sunmak. Dataliva’yı bir yazılım sağlayıcısından öteye taşıyan da bu yaklaşım.
Dataliva Genel Müdürü Binnur Demirci
- Genel Müdür olarak Dataliva’nın bugün konumlandığı noktadan baktığınızda, finansal dönüşümün en kritik kırılma noktası sizce nedir?
Bugün finansal dönüşümün en kritik kırılma noktası, verinin rolünün değişmesidir. Uzun yıllar boyunca finansal veri, geçmiş performansı ölçen ve raporlayan bir araç olarak konumlandı. Ancak günümüz iş dünyasında bu yaklaşım artık yeterli değil. Artık veri; sadece “Ne oldu?” sorusuna değil, “Neden oldu?” ve “Ne olacak?” sorularına da yanıt vermek zorunda. Genel Müdür olarak baktığımda, kurumların en büyük ihtiyacının veriyi bir çıktı olmaktan çıkarıp karar mekanizmasının merkezine yerleştirmek olduğunu görüyorum.
Ancak bu dönüşüm, yalnızca teknoloji yatırımıyla gerçekleşmiyor. Veri mimarisinin yeniden kurgulanması, süreçlerin standartlaştırılması ve organizasyonel kültürün bu yeni yapıya adapte edilmesi gerekiyor. Dataliva olarak bizim konumumuz tam da burada başlıyor. Biz kurumların finansal verisini sadece toplayan değil; anlamlandıran, ilişkilendiren ve aksiyona dönüştüren bir yapı sunuyoruz. Bu sayede CFO’lar ve üst yönetim, geçmişi analiz etmekle kalmayıp geleceği yönlendirebilen bir perspektife sahip oluyor.
Bu yaklaşımı hayata geçirirken, finansal süreçlerin farklı katmanlarını uçtan uca ele alıyoruz. Planlama ve bütçelemeden performans yönetimine, veri görselleştirmeden kontrol ve uyum süreçlerine kadar uzanan bu yapı; kendi içinde birbirini tamamlayan çözümlerle destekleniyor. Bu noktada geliştirdiğimiz ürün ailesi, stratejik planlama ve bütçe yönetiminde konumlanan LivaBudget, veri görselleştirme ve analiz tarafında LivaClick, kontrol süreçlerine odaklanan LivaControl, farklı kaynaklardan gelen veriyi bütünleşik bir şekilde konsolide eden ve finansal görünürlüğü artıran LivaConsolidation, finansal operasyonları kolaylaştıran LivaPay, üretim planlama süreçlerini optimize eden LivaMRP, risk ve uyum süreçlerini güvence altına alan LivaGRC ve yapay zekâ katmanını güçlendiren LivaAI.
Tüm bu ürünler, kurumsal şirketlerin mevcut durumlarını ileriye taşıyarak strateji oluşturmalarını ve bu stratejileri uygulanabilir kılmalarını sağlıyor; aynı zamanda kurumsal kültüre katkı sunuyor ve okunabilir geçmiş verilerle geleceği tasarlayabilir hale getiren bütüncül, profesyonel ve kurumsal bir yapı sunuyor.
Bizim için önemli olan, bu çözümleri tekil araçlar olarak değil; bütünsel bir karar destek ekosisteminin parçaları olarak konumlandırmak. Bu sayede veri yalnızca doğru yerde toplanmıyor; doğru bağlamda işleniyor, doğru zamanda ilgili karar vericiye ulaşıyor ve kurum genelinde ortak bir finansal dil oluşturuyor. Bu yaklaşım, kurumların sadece bugünü daha iyi yönetmesini değil; aynı zamanda geleceği daha net öngörebilmesini mümkün kılıyor.
En temel sorun, verinin farklı sistemlerde dağınık olması ve bütüncül, güvenilir bir şekilde yönetilememesi
- Bugün bankalar, fintech şirketleri ve büyük ölçekli kurumlar açısından en kritik veri ve finans yönetimi problemleri nelerdir?
Bugün en temel sorun, verinin farklı sistemlerde dağınık olması ve bütüncül, güvenilir bir şekilde yönetilememesidir. Bu durum hem finansal görünürlüğü hem de karar alma süreçlerini zorlaştırıyor. Bununla birlikte manuel süreçlerin hâlâ çok yoğun olduğunu görüyoruz. Özellikle konsolidasyon, kapanış, bütçeleme ve raporlama gibi kritik alanlarda insan müdahalesine dayalı süreçler, hem zaman kaybına hem de hata riskine neden oluyor. Bu durum, yönetim seviyesinde alınan kararların doğruluğunu doğrudan etkiliyor.
Bir diğer önemli problem ise veri güvenilirliği. Aynı kurum içinde farklı ekiplerin farklı rakamlarla çalıştığı durumlarla sıkça karşılaşıyoruz. Bu da finansal şeffaflığı ve kurumsal güveni zedeliyor; bu noktada tek platformda herkesin aynı çerçevede hizalanması kritik hale geliyor. Dataliva olarak bu problemlere yaklaşımımız, yalnızca teknik bir çözüm sunmak değil; kurumların veriyle çalışma biçimini dönüştürmek.
Biz veriyi tekilleştiriyor, süreçleri standartlaştırıyor ve finans ekiplerinin veriyle daha hızlı ve güvenilir şekilde çalışmasını sağlıyoruz; aynı zamanda kurumsal kültüre katkı sağlıyor ve şirketleri ileri taşıyabilmek için okunabilir geçmiş verilerle geleceği tasarlayabilir kılıyoruz.
- Dataliva’nın enterprise çözümleri bu kompleks yapıya nasıl yanıt veriyor? Sizi farklılaştıran yaklaşım nedir?
Enterprise seviyede çözüm üretmek, yalnızca güçlü bir teknoloji altyapısı kurmakla ilgili değildir. Asıl mesele, kurumun tüm finansal yapısını uçtan uca anlayabilmek ve bunu sürdürülebilir bir modele dönüştürebilmektir. Dataliva’nın yaklaşımı bu noktada bütünsel. Konsolidasyon, bütçeleme, planlama, raporlama ve performans yönetimi gibi süreçleri ayrı ayrı ele almak yerine, entegre bir yapı içinde sunuyoruz. Bu da kurumların parçalı sistemlerden kurtulup tek bir platform üzerinden yönetim sağlamasına olanak tanıyor.
Özellikle çoklu şirket yapısı olan, farklı ülkelerde faaliyet gösteren veya yüksek veri hacmine sahip organizasyonlarda bu yaklaşım ciddi bir fark yaratıyor. Çünkü bu ölçekte kurumlar için en önemli ihtiyaçlardan biri kontrol ve şeffaflıktır. Bizim farkımız, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan çözümler üretmek değil; kurumların büyümesine ve dönüşümüne eşlik edebilecek esnek bir yapı sunmak. Dataliva’yı bir yazılım sağlayıcısından öteye taşıyan da bu yaklaşım.
Amacımız, kullanıcıya sadece veri sunmak değil; anlamlı içgörü üretip, karar süreçlerine entegre etmek
- Veri analitiği, yapay zekâ ve otomasyon CFO ve CEO’ların karar alma süreçlerini nasıl dönüştürüyor?
Bugün CFO rolü ciddi bir dönüşümden geçiyor. Artık CFO’lar sadece finansal performansı raporlayan değil; şirketin geleceğini şekillendiren stratejik liderler haline geliyor. Bu dönüşümün en büyük itici gücü de veri analitiği, yapay zekâ ve otomasyon. Veri analitiği, kurumların geçmiş performansını daha doğru anlamasını sağlarken; yapay zekâ bu veriyi ileriye dönük tahminler ve senaryolar üretmek için kullanıyor. Otomasyon ise operasyonel yükü azaltarak finans ekiplerinin daha stratejik konulara odaklanmasına imkân tanıyor.
Dataliva olarak bu tekno- lojileri ürünlerimizin merkezine konumlandırıyoruz. Amacımız, kullanıcıya sadece veri sunmak değil; anlamlı içgörü üretmek ve bu içgörüyü karar süreçlerine entegre etmek. Bu sayede CFO’lar artık yalnızca “rapor okuyan” değil; veriyi yorumlayan, öngörü üreten ve yönlendiren bir konuma geliyor. Bu da kurumların rekabet gücünü doğrudan etkiliyor.
- Hızla büyüyen fintech ekosisteminde ölçeklenebilirlik neden bu kadar kritik ve Dataliva bu ihtiyaca nasıl cevap veriyor?
Fintech dünyasında büyüme çoğu zaman lineer değil; eksponansiyeldir. Bu da veri hacminin, işlem sayısının ve operasyonel karmaşıklığın çok hızlı artması anlamına gelir. Bu noktada ölçeklenebilirlik yalnızca bir teknik özellik değil; iş modelinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir gerekliliktir.
Eğer altyapınız büyümeyi destekleyemiyorsa, büyüme bir avantajdan çok risk haline gelir. Dataliva platformları modüler ve esnek bir mimariyle tasarlanmıştır. Kurumlar ihtiyaçlarına göre genişleyebilir, yeni veri kaynaklarını kolayca entegre edebilir ve artan yükü performans kaybı yaşamadan yönetebilir. Bizim için ölçeklenebilirlik, yalnızca bugünü taşımak değil; geleceğe hazır olmak demektir. Bu yaklaşım sayesinde müşterilerimiz, büyürken sistemlerini yeniden kurmak zorunda kalmaz.
Güvenliği ve uyumluluğu ürün geliştirme süreçlerimizin merkezine koyuyoruz
- Regülasyonların yoğun olduğu finans sektöründe güven, uyumluluk ve şeffaflık konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?
Finans sektöründe güven, teknolojinin önündedir. Bu nedenle biz güvenliği ve uyumluluğu ürün geliştirme süreçlerimizin merkezine koyuyoruz. Tüm çözümlerimizde veri izlenebilirliği, rol bazlı yetkilendirme ve denetlenebilirlik temel prensipler arasında yer alır. Kurumların sadece veriyi yönetmesi değil; aynı zamanda bu verinin nasıl işlendiği- ni şeffaf şekilde takip edebilmesi gerekir.
Regülasyonlara uyum konusun- da ise esnek ve sürdürülebilir bir yapı sunuyoruz. Çünkü finans sektörü sürekli değişen bir mevzuat ortamına sahip. Bu nedenle çözümlerimizin bu değişime hızlı adapte olabilmesi kritik. Bizim yaklaşımımızda güvenlik bir özellik değil, bir standarttır.
- Ürün geliştirme süreçlerinizde müşteri içgörüsü ve inovasyon nasıl bir rol oynuyor?
Biz inovasyonu teknolojiyle değil; ihtiyaçla başlatıyoruz. Müşterilerimizin karşılaştığı gerçek problemleri anlamadan sürdürülebilir bir çözüm üretmek mümkün değil. Bu nedenle ürün geliştirme süreçlerimiz sürekli geri bildirim ve analiz üzerine kurulu. Müşterilerimizi yalnızca kullanıcı olarak değil, ürünümüzün gelişim ortağı olarak görüyoruz.
Çevik metodolojilerle çalışarak hızlı adapte oluyor, değişen ihtiyaçlara anında yanıt verebiliyoruz. Ancak bizim için önemli olan hız kadar doğruluk. Yani doğru problemi çözmek. Bu yaklaşım sayesinde ürünlerimiz, yalnızca bugünün değil; geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir yapıya sahip oluyor.
- Veri odaklı organizasyonlara dönüşüm sizce nasıl gerçekleşmeli?
Veri odaklı dönüşüm, teknoloji yatırımıyla başlayan ama kültürle tamamlanan bir süreçtir. Kurumların önce veriyi tekilleştirmesi, ardından bu veriyi karar süreçlerine entegre etmesi gerekir. Ancak en kritik nokta, bu yaklaşımın üst yönetim tarafından sahiplenilmesidir. CFO ve CEO seviyesinde veriyle karar alma kültürü benimsen- meden bu dönüşümün kuruma yayılması mümkün değildir.
Aynı zamanda organizasyon içinde analitik yetkinliklerin geliştirilmesi, süreçlerin veriyle uyumlu hale getirilmesi ve per- formans ölçümünün buna göre yapılması gerekir. Dataliva olarak biz bu dönüşümü destekleyen altyapıyı sunuyor, kurumların veriyle çalışan bir organizasyona evrilmesini kolaylaştırıyoruz.
Orta vadede hedefimiz, farklı sektörlerdeki kullanım alanlarını genişletmek
- Dataliva’nın büyüme vizyonu ve global hedefleri nelerdir?
Dataliva olarak hedefimiz, kurumsal yapılar ve kurumsallaşma yolculuğundaki şirketler için geliştirdiğimiz çözümlerle, yalnızca bir teknoloji sağlayıcı değil; aynı zamanda stratejik karar süreçlerine yön veren bir iş ortağı olarak konumlanmaktır.
Bugün geldiğimiz noktada, enterprise ürünlerimiz ile şirketlerin finansal ve operasyonel süreçlerini ileri analitik kabiliyetlerle desteklenen, entegre ve öngörü odaklı bir yapıya dö- nüştürüyoruz. Bu yapıyı, yapay zekâ ve ileri analitik yeteneklerle sürekli geliştirerek, müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına hızlı ve etkin şekilde uyum sağlamayı önceliklendiriyoruz.
Orta vadede hedefimiz, 28 yıllık bilgi birikimimiz ve kanıtlanmış ürün altyapımızdan aldığımız güçle, mevcut çözüm setimizi daha da yaygınlaştırmak ve farklı sektörlerdeki kullanım alanlarını genişletmektir.
Uzun vadede ise farklı pazarlarda aktif rol alan, hizmet ihraca- tında güçlü bir paya sahip global bir oyuncu olmayı hedefliyoruz. Globalleşme bizim için sadece coğrafi genişleme değil; farklı regülasyonlara, farklı iş modellerine ve farklı müşteri ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen bir yapı kurmak anlamına geliyor.
En büyük dönüşüm tahminleme, gerçek zamanlı finans ve akıllı otomasyonda yaşanacak
- Önümüzdeki dönemde finans sektöründe veri ve yapay zekâ hangi alanlarda en büyük dönüşümü yaratacak?
Önümüzdeki dönemde en büyük dönüşümü tahminleme, gerçek zamanlı finans ve akıllı otomasyon alanlarında göreceğiz. Özellikle finansal planlama süreçleri çok daha dinamik hale gelecek. Kurumlar artık yılda bir kez yapılan bütçeler yerine, sürekli güncellenen ve senaryolarla desteklenen yapılar kullanacak.
Gerçek zamanlı veriyle anlık karar alma da giderek yaygınlaşacak. Bu da özellikle risk yönetimi ve likidite yönetimi açısından büyük avantaj sağlayacak. Yapay zekâ ise operasyonel süreçlerde daha fazla rol alarak finans ekiplerinin iş yükünü azaltacak ve stratejik odağı güçlendirecek.


