Hatice Ayas: 2026, ASEE Türkiye için çözümler arası entegrasyonun güçlendiği yeni bir dönemin başlangıcı olacak

ASEE Türkiye Ülke Lideri Hatice Ayas


  • 2025 yılı ASEE Türkiye için nasıl geçti? Hem Türkiye pazarındaki büyüme dinamikleri hem de şirket içindeki dönüşüm başlıkları açısından değerlendirdiğinizde öne çıkan stratejik gelişmeler neler oldu?

ASEE olarak, 2025 yılı hem müşteri portföyümüzü genişlettiğimiz hem de ürünlerimizi daha güçlü bir mimariyle geleceğe hazırladığımız bir yıl oldu. Bankacılık, katılım bankacılığı, sigorta, ödeme kuruluşları, telekom ve havacılık gibi farklı sektörlerde yeni iş birlikleri geliştirdik; mevcut müşterilerimizle yürüttüğümüz projelerin kapsamını ise daha da genişlettik.

Fraud tarafında, InACT® ürün ailesini önemli ölçüde güçlendirdik. Bu yıl özellikle başvuru sahteciliğinin önlenmesi alanında yeni yetenekler ekleyerek, dijital müşteri edinimi süreçlerinin en kritik güvenlik katmanlarından birini oluşturduk. Ayrıca bankalar arasında paylaşılan TC40/SAFE kayıtlarını otomatik işleyen ve analistlere bütünleşik bir görünürlük sağlayan yapıyı devreye alarak kurumların şüpheli işlemleri çok daha hızlı ve bütüncül yönetebilmesini sağladık.

Analist iş gücü planlaması, müşteri fraud bildirimlerinin anında sisteme aktarılması ve zaman yönetimi gibi modüllerle InACT®’i fraud tespit odaklı yapıdan çıkarıp kurumların operasyonel verimliliğini artıran bir platforma dönüştürdük. 2025’te ayrıca InACT®’in teknik altyapısını da yeniledik. OpenTelemetry entegrasyonu ile sistemin performansını uçtan uca izlenebilir hâle getirdik; yüksek işlem hacmi gerektiren senaryolarda daha hızlı ve güvenli bir performans sağladık.

Dijital müşteri deneyimi tarafında ise ses teknolojileri, yapay zekâ destekli bot çözümleri ve çok kanallı iletişim altyapılarında önemli projeler gerçekleştirdik. Yapay zekâ destekli çağrı merkezi otomasyonları, kurumların hem maliyetlerini düşürdü hem de müşteri memnuniyetini artırdı. Leasing alanında ise LeaseFlex® ile iki büyük kurumda yeni projeler hayata geçirerek bu segmentteki konumumuzu güçlendirdik.

Uygulama performansı ve izlenebilirlik çözümlerinde iş ortağımız olan Dynatrace’in 2025 Gartner® Magic Quadrant™ for Observability Platforms raporunda üst üste 15’inci kez lider seçilmesi, bu alanda gerçekleştirdiğimiz dönüşüm projelerinin etkisini daha da artırdı. Aynı zamanda ASEE Türkiye olarak, Türkiye AR-GE 500 araştırmasında bu yıl da en yüksek Ar-Ge yatırımı yapan şirketlerden biri olarak yer almamız, inovasyon vizyonumuzun sürdürülebilir şekilde ilerlediğinin somut bir göstergesi oldu.

Bu tabloyla 2025, bizim için yalnızca büyüme değil; 2026’ya daha güçlü bir ürün portföyü, daha geniş bir müşteri tabanı ve daha çevik bir teknoloji vizyonu ile giriş yaptığımız bir yıl oldu.

  • ASEE’nin küresel vizyonu ışığında, Türkiye operasyonlarının grup içindeki rolünü nasıl tanımlıyorsunuz? 2026’ya doğru Türkiye’nin ASEE ekosistemindeki stratejik konumu nasıl şekilleniyor?

ASEE Grubu’nun küresel vizyonunda Türkiye, giderek güçlenen, yenilik üreten ve bölgesel anlamda referans noktası hâline gelen bir teknoloji merkezi olarak konumlanıyor. Yapay zekâ ve veri odaklı güvenlik çözümlerinin geliştirilmesi, Türkiye operasyonunun stratejik önemini her yıl daha da artırıyor. Özellikle InACT® Anti-Fraud Hub gibi yüksek teknoloji gerektiren ürünlerin hem Türkiye’de geliştirilmesi hem de yurt dışı pazarına açılması yönünde üstlendiğimiz rol, bizi bölgesel bir inovasyon merkezi olma hedefimize daha da yaklaştırıyor.

2026’ya giderken ASEE Türkiye’nin grup içinde; yeni ürünlerin geliştirilmesinde liderlik ettiği, bölgesel projelerde daha fazla sorumluluk aldığı ve operasyonel mükemmeliyet konusunda standart belirleyen bir yapıya dönüşeceğini söyleyebilirim.

  • Yeni ürün ve hizmetler tarafında, özellikle ödeme sistemleri, dijital kanallar, güvenlik çözümleri ve yapay zeka entegrasyonları bağlamın- da 2025’te hangi yenilikleri ha- yata geçirdiniz? 2026’da pazara sunmayı hedeflediğiniz önemli çözümler var mı?

2025 yılında ASEE Türkiye olarak hem ürün portföyümüzü güçlendirdik hem de finansal hizmetlerde kritik öneme sahip güvenlik, performans ve müşteri deneyimi alanlarında yeni yetenekler geliştirdik. Anti- fraud, dijital kanallar, yapay zekâ tabanlı müşteri deneyimi ve performans yönetimi gibi geniş bir alanda attığımız adımlar, 2026’da daha bütünleşik, daha akıllı ve daha esnek bir teknoloji mimarisi sunabilmemiz için güçlü bir zemin oluşturdu.

InACT® ürün ailesini genişleterek dijital kanallarda artan karmaşıklığa karşı daha bütüncül bir anti-fraud yaklaşımı benimsedik. Özellikle finans kuruluşlarının farklı temas noktalarındaki risklerini tek bir çatı altında toplamak, 2026’da üzerinde en çok çalışacağımız alanlardan biri olacak. Bu doğrultuda, ortak risk skoru, gelişmiş veri modeli, yenilenmiş kullanıcı deneyimi ve gerçek zamanlı karar motoru gibi ileri seviye özelliklerle platformun analitik derinliğini ve operasyonel hızını daha da artırmayı hedefliyoruz.

2025’te yapay zekâ tarafında attığımız adımlar, 2026’da daha geniş uygulama alanlarına taşınacak. Agentic AI botlarımız ve ASEE AI Platformu, kurumlara hem müşteri etkileşimini otomatikleştirebilen hem de kendi modellerini geliştirebilen esnek bir AI yetkinliği sunuyor.

Cloud-first yaklaşımlara ek olarak sunduğumuz on-prem AI mimarileri ise özellikle finans ve telekom gibi regülasyon odaklı sektörlerde önemli bir fark yaratıyor. Ödeme sistemleri ve dijital kanallar tarafında kurumların değişen ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen modüler mikroservis çözümlerimiz, 2026’da daha hızlı uyarlanabilir ve yüksek güvenlik seviyesinde sahip yapılarla genişleyecek.

Türkiye pazarındaki regülasyon değişiklikleri ve kullanıcı davranışlarının evrimi, bu alanı bizim için stratejik bir geliştirme hattı hâline getiriyor. Leasing çözümlerimizde, 2025’te kazandığımız yeni projeler, 2026’da daha gelişmiş karar destek mekanizmaları ve farklı iş modellerine özelleştirilebilir modüller geliştirmemizin önünü açıyor. Leasing dünyasının hızla dijitalleştiği bu dönemde, kurumların özel ihtiyaçlarını karşılayan esnek bir ürün mimarisi oluşturmayı hedefliyoruz.

Uygulama performansı ve izlenebilirlik alanında sektör lideri olan Dynatrace ile yürüttüğümüz çalışmalar, 2026’da AIOps, DevOps ve DevSecOps dönüşümlerini hızlandıracak otomasyon odaklı mimarilerle daha da derinleşecek. Hedefimiz, kritik sistemlerin davranışını öngören ve sorun oluşmadan aksiyon alabilen proaktif yapılar kurmak. Ayrıca, farklı sektörlerde dijital hizmetlerin sürekli, hızlı ve hatasız çalışmasını sağlayan çözümlerle kurumların modern altyapı ihtiyaçlarına başarıyla cevap vermek.

Özetle 2026, ASEE Türkiye için ürün odaklı bir büyüme yılı olmaktan çok, çözümler arası entegrasyonun güçlendiği, yapay zekânın iş süreçlerinde daha derinleştiği ve kurumların karmaşık dijital mimarilerini daha öngörülebilir hâle getiren yeni bir dönemin başlangıcı olacak.

  • Kurumsal müşterilerinizin dijital dönüşüm ihtiyaçları hızla değişiyor. ASEE Türkiye, bankalar, fintech’ler ve büyük ölçekli kurumların bu dönüşüm yolculuğunda hangi alanlarda en kritik katkıyı sunuyor?

ASEE Türkiye olarak güçlü sektörel tecrübemizle bankalardan bireysel emeklilik ve sigorta şirketlerine, finansal kiralama kurumlarından telekom operatörlerine, hava yollarına ve daha birçok sektördeki öncü kuruma kendi markamız altında geliştirdiğimiz yazılımları, partnerliğini yaptığımız çözümleri ve entegrasyon hizmetlerimizi sunuyoruz.

İç ve dış sahtekârlık önleme, varlık ve gider yönetimi, operasyonel ve finansal leasing gibi finansal iş uygulamalarının yanı sıra çok kanallı çağrı merkezi çözümleri, görüntülü görüşme ve ses teknolojileri ile uygulama performans izleme yazılımlarından oluşan geniş bir portföye sahibiz.

Tüm bu çözümleri güçlü Ar- Ge yatırımlarımızla sürekli geliştirerek müşterilerimizin dijital dönüşüm yolculuklarına daha etkin ve sürdürülebilir şekilde katkı sağlıyoruz.

  • ASEE’nin bölgesel ve küresel genişleme stratejileri doğrultusunda Türkiye’nin hem inovasyon hem de operasyon merkezi olarak nasıl bir katkı sunmasını planlıyorsunuz? Türkiye’den bölge ülkelerine teknoloji ihraç etmek gibi vizyonlar bulunuyor mu?

Türkiye, ASEE Grubu içinde yenilikçi ürün ve teknolojilerin geliştirildiği güçlü bir Ar-Ge ve uygulama merkezi olarak konumlanıyor. Örneğin, ödüllü InACT® anti-fraud çözümümüz ASEE Grup içinde 360 derece sahtekârlık önleyen tek çözüm ve birçok ülkeye sunuluyor.

Büyük veri, makine öğrenimi ve güvenlik çözümlerimizi farklı ülkelere uyarlanabilir hâle getiren teknik altyapımız, küresel projelerde daha fazla sorumluluk almamızı ve yeni ürünlerin tasarlanıp olgunlaştırıldığı bir inovasyon merkezi olarak konumlanmamızı sağlıyor. ASEE Türkiye olarak yedi yıldır üst üste Türkiye’nin en çok Ar-Ge harcaması yapan şirketleri arasında yer almamız, bu vizyonun istikrarlı şekilde sürdüğünü gösteriyor.

  • 2026’ya doğru baktığınızda, ödeme teknolojileri ve finansal yazılım sektörü açısından Türkiye pazarında en büyük fırsat alanlarını nerede görüyorsunuz? ASEE Türkiye bu fırsatlara nasıl hazırlanıyor?

2026’ya giderken Türkiye finansal teknolojiler pazarında en büyük fırsatı güvenlik, yapay zekâ destekli otomasyon ve yüksek performanslı dijital altyapılar ekseninde görüyoruz. Özellikle dijital müşteri edinimi süreçlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte sahte başvuru ve kimlik doğrulama güvenliği finansal kurumlar için artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk hâline geliyor. Bu doğrultuda ASEE Türkiye olarak dijital güvenlik çözümlerimizi hem yerel regülasyonlara hem de uluslararası standartlara uygun şekilde güçlendiriyoruz.

Diğer yandan yapay zekâ destekli müşteri deneyimi ve çağrı merkezi teknolojileri, kurumların rekabet avantajını belirleyen kritik bir alan hâline geldi. AI Virtual Agent, 3D Secure IVR, Genesys ve Verint entegrasyonlarımızla kurumların çok kanallı müşteri deneyimlerini yeniden tanımlamalarına destek oluyor; müşteri etkileşimini daha akıllı, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir yapıya taşıyoruz.

Uygulama performans yönetimi ve izlenebilirlik alanında Dynatrace iş birliğimizle, kurumların kesintisiz hizmet ve proaktif operasyon yönetimi ihtiyaçlarını destekleyen önemli bir yapı oluşturuyoruz. Bu yaklaşımın ortak noktası şu; ASEE Türkiye yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamıyor, finansal hizmetlerin geleceğini şekillendirecek alanlara yatırım yapıyor. 2026’da hedefimiz Türkiye’deki güçlü konumumuzu korurken; ürün portföyümüzü yurt dışı pazarlarda da büyütmek.

Bölgedeki finansal kurumların ihtiyaçlarına cevap verebilen ölçeklenebilir çözümler üretmeye ve Ar-Ge gücümüzü uluslararası projelere taşımaya kararlıyız. Böylece şirketimizin genel büyüme stratejisiyle uyumlu, müşterilerimize her pazarda daha yüksek değer yaratan bütünleşik bir teknoloji deneyimi sunmayı hedefliyoruz.