Investag, özellikle son dönemde ilginin oldukça arttığı yatırım fonları dünyasına yeni bir bakış açısı getirmek için yola çıktı. 2025 yılının sonunda yatırımcılarla buluşmaya hazır hale gelen Investag, yatırımcı perspektifinden bakarak, fonları günümüz jargonuyla “tag”larla kategorize ediyor ve o fona ait tüm gelişim verilerini tek bakışta görmenize yardımcı oluyor. Gerçek büyümemizi 2026 yılında sağlayacağız. Özellikle portföy yönetim şirketleri ile iş birliklerini çok önemsiyoruz.
Investag Kurucu Ortak Ve Yönetim Kurulu Üyesi İskender Ada
- Investag’i kurma fikri nasıl ortaya çıktı? Türkiye’de yatırım fonları alanında gördüğünüz ihtiyaç veya çözmek istediğiniz temel problem neydi?
Pandemi ile birlikte yaşanan paradigma değişimi yatırım fonlarına da sirayet etti. 2020 yılının başında 2.9 milyon yatırımcı sayısı ve 100 milyar TL portföy büyüklüğü varken, bugün geldiğimiz noktada 5.7 milyon fon yatırımcısının yaklaşık 8.2 trilyon TL büyüklüğü var. Diğer yandan 2 bin civarında menkul kıymet yatırım fonu bulunuyor ve bunların yarısı TEFAS sayesinde tüm kullanıcıların, tüm banka ve aracı kurum hesaplarında erişimine açık durumda.
Çoğunun da kendine has teması olduğunu düşünürsek yatırımcılar için bu yatırım fonlarını doğru anlayabilmek giderek zorlaşıyor. Investag, özellikle son dönemde ilginin oldukça arttığı yatırım fonları dünyasına yeni bir bakış açısı getirmek için yola çıktı. Investag, burada yatırımcı perspektifinden bakarak, fonları günümüz jargonuyla “tag”larla kategorize ediyor ve o fona ait tüm gelişim verilerini tek bakışta görmenize yardımcı oluyor.
- Yeni kurulan bir platform olarak Investag’in 2025- 2026 dönemindeki stratejik kurumsal hedeflerini nasıl tanımlıyorsunuz? Platformun kısa, orta ve uzun vadeli büyüme yol haritası nedir?
2025 yılının sonunda yatırımcılarla buluşmaya hazır hale geldik. Geliştireceğimiz çok sayıda yeni fonksiyon var elbette ama hepsinin hazır olmasını beklemek istemedik. Lansman itibarıyla ortaya koyduğumuz tag’lerle analiz, fon kartı, fonların portföylerindeki hisseler, fonlar arası karşılaştırma, sanal portföy ve model portföy fonksiyonları ile işe başladık.
Gerçek büyümemizi 2026 yılında sağlayacağız. Burada da özellikle portföy yönetim şirketleri ile iş birliklerini çok önemsiyoruz. Sektörün önde gelen portföy yönetim şirketlerinin fon model portföylerini yayına alıp, analiz edilmesini sağlıyoruz. Diğer yandan sanal portföy oluşturan kullanıcılar arasında da tatlı bir
rekabet ortamı oluşturduk. Nihai hedefimiz, yatırımcılara her daim ücretsiz hizmet vermeye devam ederken, kurumsal iş birlikleri ile güçlenerek büyüme sağlamak. Bu büyüme sürecinde de hem kullanıcılarımızdan hem de kurumsal partnerlerimizden gelen önerileri, talepleri uygulamaya yansıtıp kaliteli bir gelişim sağlamak, en büyük arzumuz.
- Yatırım fonları ekosisteminde dijitalleşme ivmesi hızlanıyor. Investag’in teknoloji altyapısı ve kullanıcı deneyimi tasarımı, bu dönüşümde nasıl bir konum almayı hedefliyor? Veri analitiği, yapay zekâ gibi yeni teknolojileri platformuna nasıl entegre ediyor, hangi inovasyonları geliştirmeyi planlıyorsunuz?
Uygulamada kullanıcı deneyimi bizim için ön planda. Bu dünyayı çok iyi bilen kullanıcılar kadar, ilk defa fon dünyasına giren bir yatırımcı adayının da kolaylıkla yatırım fonlarını anlamasını sağlamaya odaklandık. Diğer yandan veri sağlığı ve veri güvenliği bizim için çok önemli bir katman. Verinin en büyük hazine olduğu günümüzde, kullanıcılarımıza güvenilir verileri hızlı ve kesintisiz bir şekilde sunmak için önemli yatırımlar yaptık.
Elbette Investag’in yol haritasında bugünün ve yarının en önemli başlıklarından biri olan yapay zekâ geliştirmeleri de yer alıyor. Verinin gücünden faydalanarak kullanıcıyla dost bir yapay zekâ dili oluşturmak için çalışmalarımız devam ediyor.
- Yatırım fonları pazarında rekabet hızla artarken, yeni nesil yatırımcı profili de dönüşüyor. Investag, bu yeni yatırımcı kitlesine hangi farklılaşan değer önerilerini sunuyor?
Fonksiyonlarımızı ve bunların kullanıcıya gösterim dilini tasarlarken yeni nesil yatırımcı profilini iyi analiz ettik. Bugün genç bir yatırımcının, finans uygulamaları dışındaki sosyal medya deneyimlerinden ilham aldık. Bu noktada “tag” yaklaşımı bunun çıktılarından biridir. Yine “invest story” dediğimiz ve uygulamaya ilk girişte kullanıcıyı karşılayan “hikâye” katmanı da bu bakış açısının bir ürünü. Elbette “oyunlaştırma” günümüzün en önemli konularından biri, sanal portföy oluşturmak ve haftalık, aylık, yıllık periyotlarda ilk üçe girenler için oluşturduğumuz dijital kürsü de bu perspektifin çıktısı.
Sadece gençler değil, astrolojiye ilgi duyanlar, futbol dünyasına ilgi duyanlar, oyun dünyasına ilgi duyanlar gibi bugünün öne çıkan personalarını da uygulama içinde iyi hissettirecek çalışmalar yapıyoruz. Bunların dışında kullanıcılarımızdan güzel öneriler geliyor ve gelişim için hepsini can kulağı ile dinliyoruz.
- Önümüzdeki dönemde geleneksel yatırım ürünleri ile dijital yatırım kanalları arasında daha sıkı entegrasyon bekleniyor. Investag, finans kurumları, portföy yönetim şirketleri ve fintech’lerle nasıl bir iş birliği stratejisi kurguluyor?
Tüm deneyimlerin iç içe geçtiği bir dönemdeyiz. Damacana su siparişi verirken aynı ekranda banka kredisi için başvurabiliyorum. Bir yemek kartı ile ödeme yaparken, borsa aracı kurumunun yabancı hisse işlemleri teklifini görebiliyorum. Spor kulübü uygulamasındayken altın alıp satabiliyorum. Bunlar ekosistemin dinamizmi için çok keyifli örnekler. Biz de bu dünyanın dinamiklerine çok iyi adapte oluyoruz. Bugün portföy yönetim şirketleri ile kurduğumuz iş birliği yarın bizi 0-6 yaş ebeveynlere destek uygulamalarının içine sürükleyebiliyor.
Bu açıdan çok açık bir iletişimimiz ve sınırlardan bağımsız bir düşünce yapımız var. Fayda odaklı her türlü fikri masaya yatırıyor, bunun hangi personadaki yatırımcı profiline nasıl katkı sağlayacağını kolektif olarak değerlendiriyoruz. Bu zihin yapısı bizim “her şeyi deneme” iştahımızı da artırıyor.
Finansal kurumlarla yatırımcılar arasında köprü olmaya devam edeceğiz
- Yatırım yönetimi ve robo-advisory alanlarında önemli inovasyon yaşanıyor. Investag’in küresel trendlere yaklaşımı nedir? Orta vadede uluslararası bir açılım veya küresel entegrasyon planlıyor musunuz?
Biz bir investtech olarak kendimizi finansal kurumlarla yatırımcı arasında bir köprü olarak konumlandırıyoruz. Dolayısıyla uygulama içindeki model portföylere doğrudan bir müdahalemiz olmuyor. Burada portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar ve ileride emeklilik şirketleri ile partnerlikler yaparak onların yatırımcıya sunduğu bilgilere aracılık etme rolümüzü koruyacağız.
Elbette lisanslı finans kurumları dilerlerse doğal zekâdan, yani insan portföy yöneticilerinden, dilerlerse de yapay zekâdan faydalanarak modelleri üretebilir, revi- ze edebilirler, ki bugün ülkemizde de bu alanda önemli gelişmeler bulunuyor.
Diğer yandan global trendleri yakından takip ediyoruz. Düzenleyici otoritenin burada fintech’lere, investtech’lere açacağı alan doğrultusunda elbette ileride doğrudan bir uluslararası entegrasyon konusunu gündemimize alabiliriz.
Kullanıcıya ücretsiz hizmet verip finans kurumları için yepyeni bir kanal olmak için çalışıyoruz
- Son olarak, 2026’ya doğru giderken yatırım teknolojilerinin Türkiye’de nasıl bir dönüşüm geçireceğini düşünüyorsunuz? Investag, bu dönüşümün neresinde olmayı, ekosisteme nasıl bir etki bırakmayı hedefliyor?
Pandemi sonrasında finansal ekosistemin neredeyse tüm aktörleri “maliyet odaklı” rekabetten “deneyim odaklı” rekabete sert bir geçiş yaptı. Bugün ana faaliyeti ve ana gelir kaynağı aracılık olan finans kurumlarının bu hizmeti ücretsiz olarak verdiğini görüyoruz. Kullanıcı açısından baktığımızda da her şeyin ücretsiz olduğu bir yapıda, “Hangi kurumla neden çalışayım?” sorusunun cevabı, tamamen deneyimde gizli. Investag olarak zaten bu zemine oturmuş bir dünyaya doğduk. Dolayısıyla kullanıcıya vereceğimiz hizmetleri ücretsiz olarak verip, finans kurumları için yepyeni bir dağıtım ve anlatım kanalı olmak için çalışıyoruz.
Bu açıdan baktığımızda, finans kurumlarının daha köşeli, daha soğuk, daha katı iletişim dilinden farklı olarak daha yumuşak, daha renkli, daha esnek bir dilimiz ve hareket alanımız var. Bu da bizi yatırımcıyla bağ kurma noktasında çok daha güçlü yapıyor. Elbette sadece bu yeterli değil, işimizi daha kaliteli hale getirmek için sürekli yeni fikirler üretiyor, bunların yatırımcıda nasıl karşılık bulacağını analiz ediyor ve mümkün olduğunca hızlı uygulamaya alarak fikirlerimizi deniyoruz. Bu yorucu olduğu kadar eğlenceli de bir mesai. Özetle, güzel bir gelecek için çalışıyoruz.


