Fintech girişimlerine yatırım yapmanın nedeni sadece yüksek ölçeklenebilirlik potansiyeli değil, aynı zamanda toplumsal etki yaratma fırsatları. Türkiye’de milyonlarca kişinin hâlen finansal sisteme tam entegrasyona ulaşamamış veya entegre olamamış durumda olması, bu alanda kapsayıcı çözümler üretebilecek girişimler için büyük bir pazar anlamına geliyor. Kişisel olarak, finansal kapsayıcılığı artırma, geleneksel yapılara meydan okuma ve genç girişimcilerin önünü açma vizyonu, fintech’e yatırım yapma motivasyonumu destekleyen önemli unsurlar arasında.
Oxtech Ventures Kurucusu ve Yönetici Ortağı Siret Ünsal
- Türkiye’deki fintech girişimcisi profilini ve girişimleri kısaca analiz eder misiniz? Türk girişimcilerde en sık karşılaştığınız olumlu ve geliştirilmesi gereken hususlar neler?
Türkiye, son birkaç yılda fintech alanında adeta bir dönüşüm yaşamış durumda. Genç, dijital dünyayı benimsemiş nüfus, güçlü bankacılık altyapısı ve finansal hizmetlere artan erişim ihtiyacının, bu sektöre doğal bir ivme kazandırdığını düşünüyorum. Fakat bence burada fintech girişimcisi diye sınıflandırmak yerine genel girişimci profili ile ilgili bazı tespit ve yorumlar yapmak daha faydalı olabilir.
Türk girişimciler; çözüm odaklılık, yüksek adaptasyon becerisi ve kriz anlarında sergiledikleri çeviklik ve güçlü duruş gibi kuvvetli özelliklere sahip. Türkiye’de çok zeki, cesur ve problem çözmeye odaklı bir genç nesil var. Türkiye’de toplumun genel davranış biçimi ve günlük yaşam şartları sebebi ile Avrupa veya Amerika’ya kıyasla problem çözmeye daha alışık ve daha kutunun dışında düşünme yetisine sahip bir nüfus mevcut. Bu bence çok kıymetli bir pozitif özellik.
Türkiye’de bazı girişimcilerin yaşadığı sorunları dünyanın başka yerinde yaşasalar çok daha erken pes ederler. Bu ülkede devam etme arzusu ve inancı daha yüksek.
Gelişmesi gereken hususlar konusunda bence bazen girişimciler kendi ürününe âşık olma fobisine yakalanıyor. Süreçteki yanlışları görmeme konusunda biraz ısrarcı olabiliyorlar. Belki biraz daha esnek bakılsa belli konularda daha efektif kararlar alabilecekleri noktaları gözden kaçırabiliyorlar. İş modelinin olgunlaşması, gelir modellerinin netleştirilmesi ve veri odaklı karar alma süreçlerinde geliştirilme gereksinimleri bazen söz konusu oluyor. Bazı girişimler kendi problemlerine net yanıtlar veremeden yatırım arayışına giriyor; bu durum, yalnızca teknolojik heyecanın ötesinde stratejik düşünce eksikliğine işaret ediyor. Ama bu Türkiye’nin değil dünya girişimcilik sisteminin de önemli bir sorunu.
Bir de değinmeden geçemeyeceğim değerleme konusu var. Girişimci için şirketi hep değerli, tabii öyle olsun ama realistlikten uzaklaşmamak gerek. İlerleyen yolculukta bu agresif tutum sürece zarar verir hale gelebiliyor.
- Bir yatırımcı gözüyle, sizce fintech girişimlerini diğer girişimlerden ayıran özellikler neler?
Bir yatırımcı olarak fintech girişimlerini benim için diğer teknoloji projelerinden ayıran en belirgin nokta, sektörün birçok regülasyonla iç içe geçmiş yapısı. Fintech; finansal hizmet sunumunda kullanıcı güveni, veri güvenliği ve hukuki uyumluluğu ön plana çıkartıyor. Girişimin yalnızca iyi bir ürün sunması yetmiyor; aynı zamanda regülasyonlarla uyumlu çalışma kapasitesine, hukuki süreçleri öngörebilme yetisine ve veriyle konuşabilen bir stratejiye sahip olması gerekiyor. Ayrıca şu anda çok yoğun bir gündem olan Güvenlik ve Veri Paylaşımı da fintechlerin çok yakından takip etmesi gereken konular.
Sonuçta kapital ve kişisel verilerle doğrudan çalıştıkları için veri güvenliği, şeffaflık ve güven en kritik unsurlar arasında. Ayrıca hâlihazırdaki mevcut finansal altyapılarla entegre çalışmak zorunda olmaları da ciddi bir faktör. Bu alanda, hızlı MVP testleri ve erken kullanıcı geri bildirimleri, ürün–pazar uyumunun sağlanmasında kritik rol oynuyor. Bütün bunların yanı sıra fintech hızlı adaptasyon ve yenilikçilik konusunda en zorlu sektörlerden biri çünkü rakipler ve/veya müşteriler bankalar ve çok yetkin ve önemli imkânlara sahip finans kuruluşları ve süreçlerde daha titizler.
- Fintech alanı başta olmak üzere girişimcilik ekosisteminde yatırımları etkileyen güncel dinamikleri ve yakın gelecekte etkili olacağını düşündüğünüz konu başlıklarını özetler misiniz?
Bu soruya sadece VC değil genel anlamda özel sermaye yatırımları perspektifinden cevap vermek isterim. Maalesef Türkiye makroekonomik koşulların daha baskın ve değişken olabildiği bir ülke. Faiz oranları, enflasyon, döviz kurları ve genel ekonomik belirsizlikler yatırımları her zaman doğrudan etkiler. Özellikle faiz oranlarının yüksek olduğu dönemlerde riskli yatırımlar yerine sabit getirili enstrümanlara yönelim artar. Bu yatırımcı için çok doğal bir durumdur. Hatta Türk yatırımcısı bu ortamlara nispeten daha antrenmanlı olduğu için dünya genelinden daha agresif bir yatırımcı eğilimi de vardır. İçinde bulunduğumuz makro konjonktür ve Trump yönetiminin tarife politikası önümüzdeki dönemde yatırımları biraz yavaşlatabilir. Böyle dönemlerde sürdürülebilir büyüme söylemi bir o kadar önem kazanıyor, girişimcilerin daha planlı ve stratejik büyüme hamleleri yapmalarını gerektiriyor.
- Bir fintech girişimine neden yatırım yapılmalı? Bu alandaki kişisel yatırım motivasyonunuzdan bahseder misiniz?
Ben fintech alanının Türkiye’de çok gelişmiş olduğuna ve daha da ileriye gideceğine yürekten inanıyorum, bunun da sebebi bankacılık alanında özellikle teknolojik olarak olduğumuz nokta ve yapılan yatırımlar. Dünyanın birçok bölgesinde önemli bankalarda rol alma fırsatım oldu ve şunu rahatlıkla söylemeliyim, teknoloji bankacılığında fersah fersah öndeyiz. Bu sebeple sektörde büyüme fırsatları ve servis sağlayıcıların artması kaçınılmaz.
Fintech girişimlerine yatırım yapmanın nedeni sadece yüksek ölçeklenebilirlik potansiyeli değil, aynı zamanda toplumsal etki yaratma fırsatları. Türkiye’de milyonlarca kişinin hâlen finansal sisteme tam entegrasyona ulaşamamış veya entegre olamamış durumda olması, bu alanda kapsayıcı çözümler üretebilecek girişimler için büyük bir pazar anlamına geliyor. Kişisel olarak, finansal kapsayıcılığı artırma, geleneksel yapılara meydan okuma ve genç girişimcilerin önünü açma vizyonu, fintech’e yatırım yapma motivasyonumu destekleyen önemli unsurlar arasında.
Bir girişime yatırım kararı almadan önce sizin için önemli olan 3 kriteri birkaç cümleyle açıklar mısınız?
Ben, kurucusu olduğum Oxtech Ventures da aynı felsefeyle hareket etmeye özen gösteriyorum.
En önemli 3 kriter:
Takım: Kurucular iyi olacak, ürüne sürece ve pazara hâkim olacaklar. Birbirleriyle uyumlu olacaklar. Tamamlayıcı profillerde olacaklar. Benim çok önem verdiğim bir kriter. Kötü haberi de iyi haber kadar çabuk verecek karakterde olacaklar.
Pazar ve büyüme potansiyeli: Bir fikir/iş globalde de iş yapamayacaksa hikâye yaratmak çok zor. Biz Oxtech’te şirketin uygun gördüğümüz pazarlarda büyüme potansiyelini potansiyel müşterilerle test etmenin çok önemli olduğunu düşünüyoruz.
Exit: Hepimiz belli bir finansal dönüşüm için bu işi yapıyoruz. Bir işten exit edemeyeceksek nasıl bir yatırım öngörülebilir? Senelerce birçok şirket alım satım ve halka arz süreçlerinde görev aldım. Yatırımcının isteklerini iyi bildiğimi düşünüyorum. Bu yatırımdan ne zaman ve nasıl çıkabilirizi analiz etmek çok önemli.
- Bize güncel yatırım portföyünüzden, (kurumsal ya da bireysel) bahseder misiniz?
Oxtech Ventures olarak yatırım portföyümüzde sürdürülebilir teknolojilere ve öncülük eden hikâyelere odaklanıyoruz. Bu kapsamda, ilk olarak atık yönetimi çözümleri sunan yerli girişim Fazla’ya yaptığımız yatırımla, sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığımızı ortaya koyduk.
Erken aşama ve globalde büyüme potansiyeli çok kuvvetli şirketlere öncelik veriyoruz. Şu anki portföyümüzde veya pipeline’ımızda atık yönetimi, tarım teknolojileri, su teknolojileri, enerji verimliliği çözümleri, karbon emisyon, batarya teknolojileri, yeşil bina teknolojileri, biyoteknoloji çözümleri gibi alanlar öncülüğümüz. Türkiye’de bu alanlarda büyük fırsatlar olduğunu düşünüyoruz.
Bireysel olarak ise, dijital dönüşüm, fintech ve sosyal etki yaratma konularında yenilikçi girişimleri destekliyorum. Böylece, hem Oxtech Ventures çatısı altında hem de bireysel olarak, Türkiye’de ve global arenada yenilikçi, sürdürülebilir ve büyüme potansiyeli yüksek projelerin büyümesine katkı sunmayı hedefliyorum.
Türkiye gibi genç ve teknolojiye yatkın bir ülkede, doğru strateji, güçlü ekip ve sabırla hayata geçirilen projeler, sadece ekonomik getiriler sağlamakla kalmayıp, finansal kültürü de derinden etkileyecek.
Girişimcilik bir maraton ve yatırımcılar olarak bu yolculukta sermayenin ötesinde bilgi, deneyim ve network desteği sunmamız bir gereklilik haline geldi. Yatırımcılar doğru girişimleri seçmek için çaba gösterirken girişimciler de yolculuklarına değer katacağına inandığı yatırımcıları seçmeli. Biliyorum bazen seçme lüksü olmuyor ama konuştuğum tüm girişimlere söylediğim bir şey var senelerdir, bir sorununuz olduğunda telefonu kaldırıp akıl danışabileceğiniz ve daha önemlisi o verilen akla güveneceğiniz yatırımcılarla yol yürüyün. Sadece kapital için başlayan ilişkiler genelde kötü sonla biter.
Biz Oxtech olarak Türkiye’de türünün öncüsü bir oluşum kurmaya çalıştık ve bunun çok başarılı bir model olacağına inanıyorum.
Öncelikle yüksek lisans mezunu olduğum Oxford Üniversitesinin inovasyon departmanı olarak hayatına başlamış ve yıllarını üniversitenin içinde geçirdikten sonra yakın zamanda spin-out etmiş İngiliz Oxentia ile beraber kurguladığımız bu yapıda Deniz Portföy ve Neohub yolculuğumuza ortak oldu ve beraber bir aile düzeninde çok ciddi emek veriyoruz.
Uzun süre üzerinde çalışarak kurguladığımız TRUK Accelerator programımızla yatırım yapmadan önce girişimlerimizle uzun süre çalışma fırsatı yakalıyoruz. Ana önceliğimiz potansiyel vaat eden sürdürülebilirlik odaklı start-uplara uluslararası yolculuklarında partner olmak. İngiltere–Türkiye arası bir doğal köprü kurma ve iki ülke arası işbirliklerini de artırmak vizyonundayız.
Ayrıca hem Oxentia’nın girişim geliştirme yetisi hem de Denizbank’ın sürdürülebilirlik konusundaki çok kuvvetli kasları ile bünyemizdeki girişimlere çok kapsamlı bir yol dayanışma haritası sunuyoruz. Yani Oxtech sadece bir fon değil, çok ayağı olan kuvvetli bir maraton partneri. Bu vizyon ve misyonla ülke ekosisteminde kalıcı etkiler yaratacağımıza inancımız tam.


