Ziraat Bankası’ndan yılın ilk yarısında 74,2 milyar lira net kar

Ziraat Bankası, yılın ikinci çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı. Buna göre banka, yılın ikinci çeyreğinde de büyümesini sürdürerek aktif büyüklüğünü 9,1 trilyon lira seviyesine taşıdı.

Başta tarım olmak üzere, birçok sektöre destek veren banka, bu yılın ilk yarısı itibarıyla nakdi kredi hacmini 4,9 trilyon lira, gayri nakdi kredi hacmini 2 trilyon lira olmak üzere toplam kredi hacmini yaklaşık 7 trilyon lira seviyesine taşıdı. Bankanın uyguladığı makroihtiyati politikalara uyumlu kredi politikası doğrultusunda TL kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 66 olarak gerçekleşti.

Ana fonlama kaynağını 5,7 trilyon lirayı aşan tabana yaygın mevduat ile oluşturan Banka, küresel belirsizliklerin baskın olduğu ikinci çeyrekte de yurt dışı fonlama tarafında aktif pozisyonunu korudu.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, yılın ikinci çeyreğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, küresel ölçekte belirsizliklerin devam ettiği, sıkı parasal koşulların ve bankacılık sektöründe yükselen fonlama maliyetlerinin karlılık ile özkaynaklar üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğu zorlu bir dönem olduğunu dile getirdi. Çakar, bu konjonktürde Bankanın, güçlü finansal yapısı, yaygın hizmet ağı ve proaktif bilanço yönetimi sayesinde başarılı bir performans sergilediğini ifade etti.

Çakar sözlerine şöyle devam etti: “Bu dönemde aktif büyüklükten kredilere, mevduattan özkaynaklara ve dijital bankacılığa kadar birçok temel alanda sektöre yön veren ve liderliğini açık ara sürdüren banka konumumuzu pekiştirdik. Jeopolitik ve ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği bu dönemde, yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı merkeze alan anlayışla Türkiye’nin önünde oluşan yeni fırsat alanlarını en etkin biçimde değerlendirerek, ülkemizin stratejik önceliklerine katkı sunmaya devam edeceğiz. Yurt içindeki açık ara güçlü konumumuzu sürdürürken uluslararası alanda da yeni coğrafyalarda büyüyoruz. Nihai hedefimiz, Ziraat’i yalnızca Türkiye’nin değil, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde de güven duyulan, referans alınan markalardan biri haline getirmektir. Dünyada çok önemli ekonomik dönüşümün yaşandığı ve rekabetin yeniden tanımlandığı bu dönemde üreticimizi, ihracatçımızı, girişimcimizi faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.”