ProAtak’ın vizyonu, veri koruma, siber güvenlik ve iş sürekliliğini ayrı ayrı yönetilen yapılar olmaktan çıkarıp, tek bir platform altında birleşmiş, entegre ve yönetilebilir bir modele dönüştürmek. ProAtak One 360 platformu, güçlü teknolojileri bir araya getirerek, kurumlara uçtan uca, sadeleştirilmiş ve merkezi olarak yönetilebilen bir yapı sunuyor. Bu yaklaşım özellikle fintech ve finansal kurumlar için kritik. Çünkü bu segmentte güvenlik ve süreklilik artık bir IT konusu değil; doğrudan iş riski anlamına geliyor.
Proatak Kurucu Ortak & CEO Yunus Emre Eken
- ProAtak’ın kuruluş hikâyesini bizimle paylaşır mısınız? Sizi bu girişimi hayata geçirmeye yönlendiren temel ihtiyaç neydi?
ProAtak, sahada karşılaştığımız yapısal bir problemi çözme ihtiyacından doğdu. Türkiye’de kurumlar doğru teknolojiye ulaşabiliyor, ancak bu teknolojileri verimli, sürdürülebilir ve yönetilebilir bir modele dönüştürmekte zorlanıyordu. Sorun teknolojinin kendisi değil; bu teknolojilerin nasıl konumlandırıldığıydı. Çözümler parçalıydı, maliyet yapıları öngörülemezdi ve operasyonel olarak yönetilmesi zordu. Bu da kurumların hem güvenlik hem de iş sürekliliği tarafında gerçek bir risk oluşturuyordu.
Biz bu noktada farklı bir yaklaşım benimsedik. Amacımız, global ölçekte kendini kanıtlamış teknolojileri, yerel ihtiyaçlara uyarlayan ve bunları tek bir çatı altında sadeleştirerek sunan bir model oluşturmaktı. ProAtak bu vizyonla kuruldu. Sadece teknoloji sağlayan değil; iş ortaklarının ve müşterilerin operasyonlarını daha verimli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getiren bir yapı oluşturmayı hedefledik.
- ProAtak’ın vizyonunu ve uzun vadeli stratejik hedeflerini nasıl tanımlarsınız?
ProAtak’ın vizyonu, veri koruma, siber güvenlik ve iş sürekliliğini ayrı ayrı yönetilen yapılar olmaktan çıkarıp, tek bir platform altında birleşmiş, entegre ve yönetilebilir bir modele dönüştürmek. Bugün kurumların en büyük problemi, çok sayıda farklı çözümle çalışmak zorunda kalmaları ve bu yapıların birbirleriyle konuşmamasıdır. Bu da hem maliyetleri artırıyor hem de operasyonel karmaşıklık yaratıyor.
Bizim yaklaşımımız, bu karmaşıklığı ortadan kaldırmak. Amacımız yalnızca teknoloji sunmak değil; iş ortaklarımızın kendi müşterilerine sürdürülebilir, ölçeklenebilir ve katma değerli servisler sunabileceği bir ekosistem oluşturmak. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz model:
· Esnek ve öngörülebilir fiyatlama
· Taahhütsüz ve büyümeye açık kullanım yapısı
· Güçlü ve erişilebilir yerel destek
· Regülasyonlara uyumlu altyapı seçenekleri
ile yalnızca teknik değil; aynı zamanda ticari açıdan da sürdürülebilir bir yapı sunuyor.
- Sunduğunuz ürün ve hizmetleri detaylandırabilir misiniz? Özellikle finansal kurumlara veya fintech girişimlerine sağladığınız çözümler hangi alanlara odaklanıyor?
ProAtak olarak çözümlerimizi tek tek ürünler üzerinden değil; iş çıktısı üzerinden konumlandırıyoruz. Yaklaşımımız; kurumların veri koruma, siber güvenlik ve operasyonel yönetim ihtiyaçlarını tek bir platform üzerinden karşılayabilecekleri entegre bir yapı sunmak.
Bu kapsamda üç ana alana odaklanıyoruz:
1- Veri Koruma ve İş Sürekliliği: Verinin güvenli bir şekilde korunması, yedeklenmesi ve gerektiğinde hızlıca geri döndürülebilmesi.
2- Siber Güvenlik: Tehditleri yalnızca tespit eden değil; aynı zamanda önleyen ve anında aksiyon alabilen bir güvenlik yaklaşımı.
3- Operasyonel Yönetim: Tüm IT süreçlerinin merkezi, görünür ve yönetilebilir hale getirilmesi.
Bu yapının merkezinde, global ölçekte güçlü bir çözüm olan Acronis yer alıyor. Acronis’in en önemli farkı, güvenlik ve yedekleme katmanlarını ayrı ayrı değil; birlikte çalışacak şekilde tasarlamış olmasıdır. Bu sayede kurumlar yalnızca verilerini korumakla kalmaz, aynı zamanda saldırı anında hızlı aksiyon alabilir ve operasyonlarını kesintisiz sürdürebilir.
Bu kapsamda sağladığımız çözüm ve hizmetlerimizi ana başlıklar halinde sıralayacak olursak;
· Firewall ve Ağ Güvenliği (Zyxel)
· Acronis EDR/XDR ile siber saldırı koruması
· Kendi yazılımımız SIEM ve 5651 Uyumlu Merkezi Log Yönetimi
· Acronis Veri Yedekleme ve Felaket Kurtarma
· Acronis DLP ile hassas veri kaçağı önleme
· Zaafiyet yönetimi
· Kendi Yazılımımız Siber Tehdit İstihbaratı (CTI)
· Acronis E-Posta güvenliği
· Acronis Yama Yönetimi
· Kendi yazılımımız Varlık Envanteri Yönetimi
· Acronis Sistem İzleme
· Denetim, Raporlama ve Uyumluluk Yönetimi
ProAtak One 360 platformu, tüm bu güçlü teknolojileri bir araya getirerek, kurumlara uçtan uca, sadeleştirilmiş ve merkezi olarak yönetilebilen bir yapı sunar. Bu yaklaşım özellikle fintech ve finansal kurumlar için kritik. Çünkü bu segmentte güvenlik ve süreklilik artık bir IT konusu değil; doğrudan iş riski anlamına geliyor.
Ürün geliştirme yaklaşımımızın temelinde entegrasyon, otomasyon ve ölçeklenebilirlik yer alıyor
- Ürün geliştirme süreçlerinizde hangi teknolojilerden faydalanıyorsunuz?
Ürün geliştirme yaklaşımımızın temelinde entegrasyon, otomasyon ve ölçeklenebilirlik yer alıyor. Bulut altyapıları, yapay zekâ destekli güvenlik teknolojileri ve veri analitiği ile sistemleri daha akıllı ve proaktif hale getiriyoruz. Özellikle entegre platform yaklaşımı sayesinde, farklı güvenlik ve veri koruma katmanlarını tek bir yapı altında birleştirerek, yönetimi sadeleştiriyoruz. Bu sayede kurumlar yalnızca olaylara müdahale eden değil; riskleri önceden öngörebilen ve aksiyon alabilen bir yapıya geçiyor.
- ProAtak’ın hizmet verdiği müşteri segmentleri kimlerden oluşuyor?
Geniş bir müşteri portföyüne sahibiz. Fintech girişimleri, finans kuruluşları, üretim ve sanayi firmaları, lojistik şirketleri ve KOBİ’ler başlıca müşteri segmentlerimizi oluşturuyor. Ancak özellikle fintech ve finansal kurumlar bizim için stratejik bir öneme sahip.
Bu segmentte veri güvenliği, iş sürekliliği ve regülasyonlara uyum yalnızca teknik bir gereklilik değil; doğrudan işin sürdürülebilirliği ile ilgili kritik bir unsur. Bu nedenle sunduğumuz çözümleri bu segmentin ihtiyaçlarına göre özel olarak konumlandırıyoruz.
- Müşterilerinize sunduğunuz çözümlerle onların iş süreçlerinde nasıl bir dönüşüm sağlıyorsunuz? Sağladığınız katma değeri nasıl özetlersiniz?
Müşterilerimizde sağladığımız en büyük dönüşüm, parçalı ve karmaşık yapılardan, entegre ve merkezi olarak yönetilebilen sistemlere geçiştir. Bu dönüşüm sayesinde kurumlar yalnızca veri yedekleyen değil; verisini koruyan, analiz eden ve gerektiğinde çok hızlı aksiyon alabilen bir altyapıya sahip olur. Sağladığımız katma değeri üç başlıkta özetleyebiliriz:
· Risklerin azaltılması
· Operasyonel verimliliğin artırılması
· İş sürekliliğinin güvence altına alınması
Ancak asıl değer, bu üç alanın birlikte ve sürdürülebilir şekilde sağlanabilmesidir.
- ProAtak’ın fintech ve teknoloji ekosisteminde nasıl bir rol üstlenmesini hedefliyorsunuz? Önümüzdeki planlarınız nelerdir?
ProAtak olarak hedefimiz, siber güvenlik, veri koruma ve IT operasyonlarını tek bir platform altında birleştiren bir ekosistemin merkezinde yer almak. Önümüzdeki dönemde, geliştirdiğimiz platformu daha da genişleterek, tüm IT ve güvenlik süreçlerini merkezi olarak yöneten, veri odaklı ve proaktif bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Aynı zamanda iş modelimizi tamamen iş ortaklarımız üzerinden ilerleterek, onların büyümesini destekleyen ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturan bir yapı kuruyoruz. Bu yaklaşım sayesinde yalnızca teknoloji sunan değil; pazarı dönüştüren ve büyüten bir oyuncu olmayı hedefliyoruz.


