Revolut, 115 milyar dolarlık değerlemeye ulaşarak dünyanın en değerli fintech’i oldu

Revolut, gerçekleştirdiği ikincil hisse satışı ile 115 milyar dolar değerlemeye ulaştığını doğruladı. Kasım 2025’te ulaştığı 75 milyar dolarlık değerlemeye kıyasla yüzde 53 artış anlamına gelen bu rakamla şirket, dünyanın en değerli özel fintech şirketi konumuna yerleşti; Stripe’ı ve halka açık pek çok Avrupalı bankayı geride bıraktı

Değerlemenin açıklanmasından bir gün önce Revolut, Avustralya Prudential Düzenleme Otoritesi’nden tam yetkili mevduat kabul lisansı (ADI) aldığını duyurmuştu; şirket böylece bu tür sınırsız bir lisansa sahip olan ilk küresel fintech oldu. Lisans, Revolut’a Avustralya’daki 1 milyonu aşkın kullanıcısına tasarruf hesabı, vadeli mevduat ve kredi ürünleri sunma imkânı tanıyor. Şirket, önümüzdeki beş yılda Avustralya’ya 400 milyon Avustralya doları yatırım yapacağını açıkladı.

İkincil satışa, önceki turlardan da yer alan Coatue, Greenoaks, Dragoneer ve Fidelity liderlik ederken; Andreessen Horowitz, Franklin Templeton, T Rowe Price ve Nvidia’nın girişim sermayesi kolu NVentures de katılım gösterdi. Tur, mevcut hissedarların ve çalışanların paylarının bir kısmını yeni fiyattan satmasına imkân sağladı. Şirketteki payı yaklaşık üçte bir olan CEO Nik Storonsky’nin kişisel payının yeni değerlemeyle 36 milyar doları aşan bir değere ulaşabileceği belirtiliyor.

Değerleme, hızla ivmelenen bir finansal tabloyu da yansıtıyor. Revolut, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 46 artışla yaklaşık 4,5 milyar sterlin gelir, yüzde 57 artışla yaklaşık 2 milyar sterline yakın vergi öncesi kâr açıkladı. Şirket yönetimi 2026 için 9 milyar dolar gelir ve 3,5 milyar dolar net kâr öngörüyor.

Değerleme ve düzenleme alanındaki bu iki kilometre taşının aynı hafta gerçekleşmesi tesadüf değil. Revolut, yıllarca süren gecikmelerin ardından Mart 2026’da İngiltere Prudential Düzenleme Otoritesi’nden tam bankacılık lisansını almış, bunun ardından ABD’de Comptroller of the Currency Ofisi’ne ulusal banka tüzüğü için başvuruda bulunmuştu. Şirket şu anda İngiltere, Litvanya üzerinden Avrupa Ekonomik Alanı, Meksika ve Avustralya’da bankacılık lisansına sahip; ABD başvurusu ise değerlendirme aşamasında.

Storonsky, şirketin halka arzının yaklaşık iki yıl sonrasına planlandığını ve daha yüksek likidite ile teknoloji dostu çarpanlar nedeniyle ABD’de gerçekleştirileceğini belirtmişti. Konuya yakın kaynaklar Bloomberg’e, halka arz hedefinin en az 150 milyar dolar olduğunu, bu rakamın şirketi Barclays, Deutsche Bank ve Societe Generale’in toplam değerinden bile daha değerli kılacağını aktardı. Storonsky’nin şirketin öncelikli hedefi ilan ettiği kurumsal bankacılığa yöneliş de, kurumsal yatırımcılara Revolut’ın yalnızca bir tüketici ödeme uygulaması değil, tam kapsamlı bir banka olduğunu göstererek bu değerlemeyi haklı çıkarmayı amaçlıyor.

Avustralya lisansı özellikle önemli bir gelişme; zira APRA’nın gereklilikleri dünyadaki en zorlu finansal düzenleme standartları arasında yer alıyor. Revolut, mevcut Avustralyalı müşterilerinin e-para yapısından Revolut Bank Australia’ya geçiş yapacağını ve Financial Claims Scheme kapsamında mevduat korumasına kavuşacağını açıkladı. Şirket şu anda 100’den fazla ülkede 70 milyonu aşkın müşteriye hizmet veriyor; tam bankacılık faaliyetlerine Ocak 2026’da başladığı Meksika’da ise 500 binden fazla bireysel müşterisi bulunuyor.

115 milyar dolarlık değerleme, Revolut’ı bir startup’tan çok, halka arza hazırlanan bir şirket profiline yaklaştırıyor. Şirketin bu ivmeyi sürdürüp sürdüremeyeceği, bankacılık lisanslarını yeni pazarlarda ne kadar hızlı gelir getiren ürünlere dönüştürebileceğine ve kurumsal bankacılık atılımının halka açık piyasa yatırımcılarının beklediği yüksek marjlı büyümeyi sağlayıp sağlayamayacağına bağlı olacak.