“Misyon Kripto olarak bizim ekstra odağımız merkeziyetsiz müşteri kayıtlarının da güvence altına alınması. Blokzincirinin benzersiz şeffaflık teknolojisi bizim için sistemin temeli. Misyon Kripto, Türkiye’de kullanıcılarının alıp sattığı kripto varlıkları hem merkezi kayıtlarda hem de blokzinciri üzerinde anında doğrulayabildiği benzersiz bir platform. Her müşterinin varlığı, ayrı bir cüzdanda ve ayrı anahtarla tutuluyor. Bu cüzdanlar Misyon Teknoloji’nin banka standardındaki saklama cüzdanlarında, zincir üstü olarak doğrulanabilir şekilde yönetiliyor.“
Misyon Kripto Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Evren Cantürk
- Türkiye’de kripto varlık hizmet sağlayıcıları için lisans süreci devam ediyor. Misyon Kripto olarak bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Şirket olarak lisans hazırlıklarınız hangi aşamada?
Türkiye, uzun süredir beklenen kripto regülasyonu ile artık yeni bir döneme girdi. Bu süreci sadece bir “lisanslama” değil, sektörün kurumsallaşması açısından bir milat olarak görüyoruz. Biz Misyon Kripto olarak, SPK’ya başvurusunu ilk tamamlayan kurumlar arasındayız.
SPK’nın ve düzenlemelerin beklentisi, aynı hisse senedi işlemi yapan aracı kurumlar gibi, kripto platformlarının da yönetim, organizasyon, süreç, teknoloji, operasyon, güvenlik gibi birçok standardı tam donanımlı bir yatırım şirketi olarak karşılaması.
Grubumuz Inveo Yatırım Holding, zaten hem bankası hem de aracı kurumları ve portföy yönetim şirketi ile bu yapılarda ve sermaye piyasaları lisanslama süreçlerinde en deneyimli gruplarında birisi; bu bize ciddi bir kurumsal avantaj sağlıyor.
- Bu dönüşüm Misyon Kripto iş modelini ve operasyonel süreçlerini nasıl etkiledi?
Biz bu dönüşüme hazırlıklıydık. Zaten Misyon Kripto’nun kuruluş felsefesi “regülasyonla uyumlu, bankasal güvenlikte bir kripto platformu” inşa etmekti. O nedenle daha Türkiye’de kanun çıkmadan bile, hem taslak düzenlemeler, hem de Asya va Avrupa kripto kanunları bizim rehberimiz oldu.
Bu nedenle operasyonel süreçlerimizi, klasik borsa yapısından farklı olarak bankacılık disiplininde kurguladık. Her müşteri için ayrı cüzdanlar, ayrı anahtarlar, banka saklamasında kripto varlık yönetimi, işlem politikaları, iç denetim ve risk ekipleri ile şimdiden lisans sonrası dönemin standardını uyguluyoruz.
- Lisans kriterleri arasında güçlü IT altyapısı, siber güvenlik önlemleri ve kullanıcı varlıklarının güvenliği öne çıkıyor. Misyon Kripto olarak teknik hazırlıklarınızda hangi standartlara odaklandınız?
Misyon Bank’ın teknoloji şirketi olan Misyon Teknoloji, kuruluşundan beri dijital saklama alanında dünya bankacılık standartlarında bir altyapı oluşturmak için çalışıyor. Bu amaçla 2 yıl önce, İsviçreli Taurus firmasının dijital saklama sistemini Türkiye’deki güvenlik donanımları (HSM) üzerinde kurdu. Misyon Kripto olarakbizim de kullandığımız Taurus Protect adlı bu sistem, bugün Avrupa’nın ve Amerika’nın en büyük bankalarının tercih ettiği, FINMA onaylı bir dijital varlık saklama teknolojisidir. Biz bu sistemi daha ilgili kanun ve düzenlemeler çıkmadan Türkiye’ye getirdik. Böylece anahtar yönetimi (HSM), çoklu imza, işlem politikası motoru, sıcak/soğuk/warm katmanlı cüzdan yönetimi gibi üst seviye güvenlik standartlarını sağlıyoruz.
- Türkiye’deki lisanslama yaklaşımını diğer ülkelerdeki örneklerle (örneğin AB’nin MiCA düzenlemesi veya ABD’deki SEC tutumu) kıyasladığınızda, sizce Türkiye hangi noktada konumlanıyor?
Türkiye, MiCAR’ya benzer şekilde hem yatırımcıyı korumayı hem de inovasyonu teşvik etmeyi hedefliyor. ABD’deki düzenlemeler daha parçalı ve cezalandırıcı bir yapıdayken, Türkiye’nin SPK liderliğinde yürüttüğü süreç dengeli, kapsayıcı ve ilerici bir yaklaşım sunuyor. MiCAR’da olduğu gibi lisans, sermaye yeterliliği, saklama ayrışması, siber güvenlik ve yönetişim standartlarına dayalı.
Bence Türkiye bu alanda bölgesinde öncü olacak, hatta yakın gelecekte regülasyon ihracatı yapabilecek bir konuma gelebilir.
Türkiye’deki düzenlemelerin önümüzdeki dönemde tamamlaması gereken 2 adımı önemli görüyorum: Birincisi varlık tokenizasyonu ve stablecoin ile ilgili düzenlemeler; Avrupa, Birleşik Arap Emirlikleri ve hatta yakın zamanda ABD, bu konuda hızla yol alarak ülkelerine daha fazla yatırım çekme yarışında… İkincisi ise kripto ile çeşitlendirilmiş sermaye piyasası ürünleri: Kripto Fonları (Bitcoin ETF’leri, vs), Kripto Vadeli İşlemler (Futures, Options), Kripto Yatırım Sepetleri gibi. Bu adımlar Türkiye’yi bölgesel bir regülasyon merkezi haline getirebilir.
- Regülasyonların getirdiği en önemli kazanımlardan biri “güven” olacak. Misyon Kripto kullanıcı güvenini artırmak için hangi şeffaflık politikalarını benimsiyor?
Şu anda regülasyon gereği tüm kripto platformları, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) üzerinde müşteri varlıkları ve işlem kayıtlarının anlık tutmak, kendi uygulamalarında da müşteri işlem ve ekstre bilgilerini kurallara uygun şekilde raporlamak zorunda. Biz bu konulardaki gereklilikleri zaten yerine getirdik.
Ancak Misyon Kripto olarak bunun daha da ötesine geçiyoruz: Misyon Kripto olarak bizim ekstra odağımız merkeziyetsiz müşteri kayıtlarının da güvence altına alınması. Blokzincirinin benzersiz şeffaflık teknolojisi bizim için sistemin temeli. Misyon Kripto, Türkiye’de kullanıcılarının alıp sattığı kripto varlıkları hem merkezi kayıtlarda hem de blokzinciri üzerinde anında doğrulayabildiği benzersiz bir platform. Her müşterinin varlığı, ayrı bir cüzdanda ve ayrı anahtarla tutuluyor. Bu cüzdanlar Misyon Teknoloji’nin banka standardındaki saklama cüzdanlarında, zincir üstü olarak doğrulanabilir şekilde yönetiliyor. Yani kullanıcılar, “benim Bitcoin’im gerçekten orada mı?” diye sorduğunda, bunu doğrudan blockchain üzerinde görebiliyorlar.
Misyon Kripto’da bu konuda regülasyonun bir adım daha ötesinde giderek, token fiyat ve varlıklarının güvenilir 3. Partilerce blokzincirinde ispat edilmesi, kripto varlık rezervlerinin birebir saklamacıda tutulması gibi, dünyanın her yerinden müşterinin ve denetimcilerin takip edebileceği tüm güvenlik mekanizmalarını da çalışır duruma getirdik.
- Lisanslama sonrası Türkiye kripto ekosisteminde hangi değişikliklerin yaşanmasını bekliyorsunuz? Daha kurumsal, az ama güçlü oyunculardan oluşan bir piyasa mı oluşacak?
Kesinlikle evet. SPK lisansı sonrası, piyasada az ama çok daha güçlü, kurumsal ve güvenilir platformlar kalacak. Bugün dünyada da benzer bir konsolidasyon süreci yaşanıyor. Artık odak noktası “yüksek hacim” değil, “yüksek güven.” Daha önceden söylediğimiz gibi Türkiye’de regülasyonların önünü açmasını beklediğimiz çok sayıda yeni yatırım ürünü var. Ama tabi daha önemli olan bu ürünleri çıkarıp yönetecek yatırımcıya sunacak kurumların sağlam, yüksek bilgili ve güvenilir olması. Bu dönüşümde Misyon Kripto, yılların yatırım deneyimi, bankacılık standartlarında altyapısı ve benzersiz şeffaflık politikasıyla ayrışacak.
- Regülasyon sürecinin yatırımcı davranışları üzerinde nasıl bir etkisi olacağını düşünüyorsunuz? Kurumsal yatırımcıların piyasaya ilgisinde artış bekliyor musunuz?
Regülasyonun en büyük etkisi, kurumsal sermayeyi ve ultra yüksek varlıklı bireysel yatırımcıları kripto dünyasına çekmek olacak. Bugüne kadar birçok kurumsal ve yüksek varlıklı yatırımcı, saklama güvencesi olmadığı için kriptoya mesafeli duruyordu. Artık hem bankasal saklama hem de regüle platform yapısı sayesinde bu sermayenin kripto varlıklara girişi hızlanacak. Fiyat istikrarını ve dayanak varlık güvencesini artıran varlık tokenizasyonu ise bu girişi daha da fazla destekleyecek. Biz bu nedenle platformumuzu bireysel yatırımcı kadar büyük kurumlar, fonlar, portföy yönetim şirketleri ve aile ofisleri için de hazır özelliklerle donatıyoruz.
Lisans sonrası önceliğimiz Türkiye’deki regüle yatırımcı segmentinde lider olmak
- Lisans sonrası dönemde Misyon Kripto’nun stratejik hedefleri neler? Türkiye’deki konumunuzu bölgesel veya küresel ölçekte genişletmeyi planlıyor musunuz?
Lisans sonrası önceliğimiz Türkiye’deki regüle yatırımcı segmentinde lider olmak. Ancak bizim vizyonumuz Türkiye sınırlarının ötesinde. Misyon Kripto’yu, Türkiye’nin dijital varlık altyapısını Türki Cumhuriyetler, Körfez ve Avrupa ile entegre edecek bir köprü platform haline getirmeyi hedefliyoruz.
Türkiye zaten şu an hem kripto yatırımcı penetrasyonu hem de coğrafik konumu nedeniyle kripto alanında köprü olmaya en uygun kurum. Biz kuruluşumuzdan beri bu vizyona uygun olarak tüm altyapımızı global standartlarda hazırladık. İsviçreli Taurus ile, ABD kökenli Avalabs ile ve Chainlink ile, İsviçre’nin büyük kripto bankaları ile, Kanadalı Defi Technologies ile yaptığımız işbirliği ve entegrasyonlar hep bu yolun kilometre taşları.
Bizim bu amaçta ilk odağımız, Türk bonolarını ve yatırım fonlarını tokenize ederek yurt dışındaki yatırımcılara sunmak. Bu amaçla global banka ve kripto devleriyle Varlık Tokenları İçin Köprü niteliğinde bir platform üzerinde de çalışıyoruz ve ilgili regülasyonlarla paralel hizmete açmayı planlıyoruz.
- Kripto varlık piyasasında regülasyon kadar inovasyon da kritik bir unsur. Misyon Kripto olarak geleceğin dijital finans dünyasında nasıl bir rol üstlenmeyi hedefliyorsunuz?
Biz sadece bir borsa değiliz; yeni finansal altyapıyı inşa eden bir teknolojik yatırım kurumuyuz. Misyon Kripto kendi kripto ve blokchain yetkinliklerini, bağlı olduğu Inveo Yatırım Holding bünyesindeki banka ve yatırım şirketlerinin gücü ile birleştirerek, geleneksel ve modern yatırım dünyalarını bir araya getirecek her türlü aracı oluşturma kapasitesine sahip bir kurum.
Döviz piyasaları, altın ve kıymetli maden, hisse senetleri, yatırım fonları, bonolar, gayrimenkul, kitle fonlaması, vadeli işlemler, gibi aklınıza gelecek her tür yatırım ürünü de, kurumsal ve bireysel kredi ürünleri de bizim ekosistemimizin zaten yatırımcılarına yıllardır sunduğu ürünler. Biz tokenizasyon ve diğer blokzinciri teknolojiklerini kullanarak bu ürünleri kripto yatırımcılarına, kripto ürünlerini ise bu yatırımcılara sunarak farklılaşmayı hedefliyoruz.
Kısacası biz geleceğin finansını, bugünün regülasyonuyla birleştiriyoruz.
- Kripto ekosistemi, güvenin ve şeffaflığın yeniden tanımlandığı bir döneme giriyor.
Biz Misyon Kripto olarak, bu dönüşümde Türkiye’nin öncü, güvenilir ve yenilikçi temsilcisi olmayı hedefliyoruz. - Ayrıca biz, bu yeni dönemde rakip değil ekosistem ortağı olduğumuza inanıyoruz. Geleneksel finans kurumlarıyla iş birliği yaparak kripto dünyasına yeni ürünler, yeni standartlar kazandırıyoruz. Bu yaklaşım, sektörün sürdürülebilir ve güven temelli büyümesinin de anahtarı olacak.
- Bizim için teknoloji kadar kurum kültürü de önem taşıyor. Misyon Kripto’yu kurarken yalnızca bir kripto platformu değil, güven temelli bir finansal köprü inşa etmeyi hedefledik.
Bu hedef doğrultusunda şekillenen altı değerimiz — Köprü Kuruculuk, Rakiplerle Büyüme, Sorumlu Yenilikçilik, Gerçek Sahiplik, Üretkenlik ve Küresel Güven — karar alma süreçlerimizden regülasyon stratejilerimize kadar tüm iş modelimizin omurgasını oluşturuyor.


