Mücahit Dönmez: Lisans süreci, daha kurumsal, sürdürülebilir ve güvenli bir kripto ekosistemi inşa etmenin doğal adımı

Binance Türkiye Genel Müdürü Mücahit Dönmez


  • Binance TR, Türkiye kripto ekosisteminde güçlü bir konuma sahip. Lisans süreci kapsamında Binance TR olarak Türkiye’nin regülasyon gerekliliklerine nasıl hazırlanıyorsunuz?

Türkiye’de son bir yılda kripto varlık alanında çok önemli adımlar atıldı. Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki değişiklikler ve ardından gelen MASAK  ve SPK düzenlemeleriyle birlikte, kripto varlık hizmet sağlayıcıları artık resmen birer finansal kuruluş statüsünde değerlendiriliyor. Bu da güvenlik, şeffaflık ve uyum tarafında çok daha yüksek standartları beraberinde getiriyor.

Binance TR olarak biz, bu dönüşüm sürecine en başından beri “olması gereken zemin” olarak bakıyoruz. Tüm operasyonumuzu, Türkiye’de geçerli yasal çerçevenin gerektirdiği şekilde ele alıyoruz. İlgili kurumlarla sürekli ve yapıcı bir diyalog içindeyiz; bu sayede hem regülasyonları doğru okuyabiliyor hem de kullanıcılarımızı en yüksek güvenlik standartlarıyla koruyacak altyapıyı inşa ediyoruz.

Özetle, lisans sürecini bizim için bir zorunluluktan ziyade, Türkiye’de daha kurumsal, daha sürdürülebilir, daha güvenli ve daha güvenilir bir kripto ekosistemi inşa etmenin doğal bir adımı olarak görüyoruz. Bu yüzden hazırlıklarımızı da “en azı değil, en iyisi” odağıyla yapıyoruz.

  • Regülasyon sonrası dönemde Türkiye’de yatırımcı güvenliği, şeffaflık ve piyasa istikrarı konularında nasıl bir dönüşüm bekliyorsunuz? Binance TR bu dönüşümün merkezinde nasıl bir rol üstlenmeyi planlıyor?

Regülasyon sonrası dönemde üç alanda belirgin bir dönüşüm bekliyoruz: güven, kurumsallaşma ve istikrar. Net kurallarla tanımlanmış bir piyasa, hem bireysel yatırımcı için hem de kurumsal aktörler için çok daha öngörülebilir bir ortam yaratıyor. Bu da doğal olarak güveni artırıyor.

Bugün kripto varlıklara olan ilgi yüksek ama zaman zaman soru işaretleriyle de konuşulan bir alan. Oysa açık ve uygulanabilir regülasyonlar, yatırımcıların “Bu alana girmek istiyorum ama acaba güvenli mi?” sorusuna net bir yanıt veriyor. Aynı zamanda bankalar, teknoloji şirketleri ve kurumsal yatırımcılar gibi geleneksel oyuncuların da bu alana daha rahat adım atabilmesinin önünü açıyor.

Binance TR olarak bu dönüşümün merkezinde, kullanıcı odağımız ile güven inşa eden ve şeffaf bir şekilde çalışan bir platform olmaya devam etmeyi hedefliyoruz. Tüm süreçlerimizi, Türkiye’deki yasal çerçeveyle tam uyumlu olacak şekilde ve sektörün en yüksek güvenlik standartlarına göre kurguluyoruz. Bizim için kısa vadeli hacimden çok, uzun vadeli güven ve sürdürülebilirlik önemli. Kullanıcıların kendini güvende hissettiği, kamu otoritelerinin şeffaflık açısından içinin rahat olduğu, kurumsal oyuncuların da güvenle dahil olabildiği bir ekosistemin oluşmasına katkı sunmak istiyoruz.

  • Binance TR olarak  teknik altyapınızı, kimlik tespiti ve kara paranın aklanmasıyla mücadeleye dair süreçlerinizi (KYC/AML)  ve saklama süreçlerinizi nasıl geliştiriyorsunuz?

Düzenlemelerle birlikte en çok konuşulan başlıklardan biri, KYC/AML tarafındaki standartların yükselmesi. Biz bu alanı zaten yıllardır bir “uyum yükümlülüğü” olarak değil, işimizin temel güvenlik bileşeni olarak görüyor ve risk temelli bir yaklaşımla başta uyum olmak üzere tüm süreçlerimizi geliştirmeye odaklanıyoruz.  Yasadışı bahis, dolandırıcılık, kara para aklama gibi konularda devletimizin hassasiyetinin farkındayız. Bu nedenle ülkemizde daha temiz ve daha güvenilir bir kripto sektörü oluşması için üzerimize düşen ne varsa, kararlılıkla yapmaya devam edeceğiz.

Teknik altyapı tarafında ise odak noktamızda üç konu var: Ölçeklenebilirlik, dayanıklılık ve denetlenebilirlik. Kullanıcı sayısı ve işlem hacmi büyürken performansı ve güvenliği aynı anda koruyabilen bir mimari üzerinde çalışıyoruz. Süreçlerimizi, yeni regülasyonların tanımladığı “finansal kuruluş” standartlarına uygun hale getirmek için başta risk yönetimi süreçlerimiz olmak üzere pek çok alanı sürekli olarak geliştirmeye devam ediyoruz.

Saklama tarafında da yaklaşımımız net: Kullanıcılarımızın fonlarının güvenliği, bizim için tüm iş planlarının önünde yer alıyor. Hem küresel güvenlik standartlarından hem de yerel düzenleyici otoritelerimizin beklentilerinden beslenen bir çerçeveyle hareket ediyoruz. Amacımız, kullanıcılarımızın gönül rahatlığıyla işlem yapabildiği, güvenilir bir platform olarak kalabilmek.

  • Türkiye’de kripto regülasyonu yürürlüğe girdikten sonra kripto varlık platformları arasında rekabet koşullarının yeniden şekilleneceği öngörülüyor. Binance TR’nin bu yeni dönemde farklılaşma stratejisi ne olacak?

Regülasyon sonrası dönemde rekabetin odağı bence “kim daha çok kampanya yapıyor?” sorusundan çok, “kim daha güvenli, uyumlu ve uzun vadeli değer üretiyor?” sorusuna dayanacak. Bu da aslında ekosistem adına çok sağlıklı bir dönüşüm.

Binance TR’nin farklılaşma stratejisi üç temel başlıkta şekilleniyor:

  • Kullanıcı Güvenliği, güvenilirlik ve uyum: Kullanıcı güvenliği ve uyum, bizim için tartışmaya kapalı iki öncelik. Devletimizin tüm birimleriyle yakın iş birliği, şeffaf süreçler ve en yüksek güvenlik standartlarıyla hareket ediyoruz. Ipsos’un yaptığı araştırmada Türkiye’deki kripto yatırımcılarının %70’inin Binance TR’ye güvenmesi, bu yaklaşımın kullanıcı tarafında da karşılığını bulduğunu gösteriyor.
  • Finansal kapsayıcılık ve eğitim: Yalnızca bir işlem platformu olmak istemiyoruz. Finansal okuryazarlık ve eğitim, stratejimizin göbeğinde. Örneğin Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi ile son 1,5 yılda 54 ilden 2000’e yakın kadını blokzincir ve kripto varlık dünyasıyla tanıştırdık; hedefimiz 5 yıl içinde 5000 kadına ulaşmak. Bu tür projelerle, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekosistem yaratmayı önemsiyoruz.
  • Ürün çeşitliliği ve yerel çözümler: Kullanıcıların ihtiyaçlarını ve geri bildirimlerini çok yakından takip ediyoruz. Sadece listeleme yapmak yerine, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak ve katma değer yaratacak ürün ve iş birlikleri üzerinde çalışıyoruz.

Kısacası, yeni dönemde farklılaşma alanımız sadece “daha fazla ürün” değil; daha güvenli, daha kapsayıcı ve daha anlamlı bir kullanıcı deneyimi sunmak olacak.

  • Binance TR olarak Web3, eğitim ve finansal kapsayıcılık alanında Türkiye’de yürüttüğünüz veya planladığınız özel projeler var mı?

Bugün kripto varlıkları yalnızca bir yatırım aracı olarak görmek, bu teknolojinin sunduğu gerçek potansiyeli büyük ölçüde göz ardı etmek anlamına geliyor. Binance TR olarak biz, bu ekosistemi her sektörde yenilik, gelişim ve dönüşüm sağlayabilecek stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.

Eğitim de bu dönüşümün ilk ayağı. Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi, bizim için sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil, aynı zamanda çok somut bir dönüşüm alanı. Anadolu’nun farklı illerinden, farklı meslek ve yaş gruplarından gelen kadınları blokzincir, kripto ve Web3 ekosistemiyle tanıştırıyoruz; sadece teorik bilgi değil, kariyer ve istihdam imkanlarını da içeren bir perspektif sunuyoruz.

Web3 tarafında ise özellikle gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu (RWA) gibi, günün modası olmaktan çok, yapısal dönüşüm potansiyeli taşıyan alanları yakından takip ediyoruz. Tapu, fon payı, menkul kıymet gibi varlıkların blokzincir üzerinde daha şeffaf ve bölünebilir hale gelmesi; finansal sistemde katılımı artıran, sermayeyi demokratikleştiren çok güçlü bir mekanizma. Bu alanın hem özel sektör hem kamu için büyük fırsatlar barındırdığınıdüşünüyoruz.

Önümüzdeki dönemde hem eğitim hem de Web3 odaklı inisiyatiflerimizi, yerel paydaşlarla daha fazla iş birliği yaparak büyütmek istiyoruz. Amacımız, Türkiye’yi yalnızca bu teknolojileri kullanan değil, aynı zamanda üreten ve ihraç eden bir ülke haline getirecek projelere zemin hazırlamak.

  • Regülasyon sonrası dönemde, Türkiye’nin bölgesel bir kripto merkezi olma potansiyeli sıkça tartışılıyor. Sizce Türkiye bu potansiyeli nasıl gerçeğe dönüştürebilir ve Binance TR bu vizyona nasıl katkı sunabilir?

Türkiye bugün zaten kripto adaptasyonunda dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri. Chainalysis verilerine göre ham işlem hacminde dünya genelinde 4. sıradayız; Triple-A verilerine göre sahiplik oranında ilk üçteyiz. Yani ilgi ve kullanım tarafında zaten global ölçekte oyuncuyuz.

Herhangi bir bölgenin kripto ekosisteminde bir merkez olabilmesi için üç temel yapı taşına ihtiyaç vardır: net ve uygulanabilir regülasyonlar, güçlü bir girişimcilik ortamı ve nitelikli insan kaynağı. 2024 yılında ülkemizde yayımlanan yasal çerçeve, regülasyon alanında önemli ilk adımların atıldığını gösteriyor ve Türkiye’yi bu alanda giderek daha güçlü bir küresel referans noktası haline getiriyor.

Girişimcilik ve insan kaynağı tarafında ise tablo oldukça umut verici. Bizim yaptığımız araştırmalarda, kripto yatırımcılarının önemli bir kısmının 26–45 yaş aralığında, teknolojiye hâkim ve yüksek eğitim düzeyine sahip bir kitle olduğunu görüyoruz. Bu kitle, sadece kullanıcı değil, aynı zamanda yeni ürünler geliştirebilecek, global ölçekte ses getirebilecek projelerin de sahibi olabilir.

Ülkemizin sadece içeride büyük bir pazara sahip olmakla yetinmeyeceğine,  aynı zamanda çevre bölgelere teknoloji, ürün ve know-how ihraç eden bir kripto/Web3 merkezi olacağına inanıyor ve bu yolculuğun uzun vadeli bir partneri olmayı hedefliyoruz.

  • Eklemek istedikleriniz…

Türkiye, kripto varlıklar ve blokzincir alanında gerçekten çok özel bir noktada. Genç, meraklı, üretken bir kitle var; regülasyon tarafında kararlı bir irade var; teknolojiyi hızlı benimseyen bir toplum var. Bu üçü bir araya geldiğinde, ortaya yalnızca “yüksek adaptasyon oranı” değil, aynı zamanda küresel ölçekte hikâyesi olan projeler çıkacaktır.

Kullanıcılarımız ve onların bize duyduğu güven bizim için çok kıymetli. 2020’den bu yana attığımız her adımda, bu güveni büyütmeyi ve hak etmeyi önceliklendirdik. Regülasyon sürecini de bu güveni daha kurumsal ve sürdürülebilir bir zemine taşımak için önemli bir fırsat olarak görüyoruz.

Özetle, 2025 ve sonrasında hedefimiz çok net: Kullanıcılarımız ve yasal uyumu odağımızda tutarak, Türkiye’de kripto ekosistemine güven inşa eden, sektörün yasa dışı faaliyetlere bulaşmış kirli aktörlerden arındırılarak daha temiz ve güvenilir bir zemine oturması için üzerine düşeni fazlasıyla yaparak sektöre de öncülük eden,  ve yenilikçi çözümleri herkes için erişilebilir kılan bir platform olmaya devam etmek.