Yalın Özcan: Hedefimiz NEOHUB’ı “iş modeli fabrikası” haline getirmek

NEOHUB CEO’su Yalın Özcan


  • 2025’i geride bırakırken NEOHUB’ın stratejik önceliklerinde nasıl bir dönüşüm yaşandı? 2026 ve sonrasında organizasyonun odağında hangi yeni hedefler bulunuyor?

2025’te NEOHUB’ın stratejik öncelikleri, içeride geliştirilen girişimcilik kaslarıyla açık inovasyonu buluşturma ekseninde olgunlaştı. Start- up’lara ihtiyaçlarına özel birebir mentorluk ve alan odaklı iş geliştirme fırsatları sunulan Yapay Zekâ Etkileşim Programı gibi inisiyatiflerle, teknoloji ve bankacılık arasındaki köprüyü güçlendirecek önemli adımlar atıldı.

2026 ve sonrası için hedefimiz, NEOHUB’ı; sektör açısından da önemli başlıklar olan yapay zekâ temelli finansal çözümler, gömülü finans, API ekonomisi, açık bankacılık uygulamaları, regülatif teknolojiler (RegTech) gibi başlıkların tamamında girişimlerle birlikte ürün geliştiren, test eden ve ölçekleyen “iş modeli fabrikası” haline getirmek. Bu yapıyla beraber, sadece DenizBank için değil, tüm sektör için ölçeklenebilir, yüksek katma değerli dijital ürün ve hizmet üretmeyi hedefliyoruz.

Yeni dönemde, DenizBank’ın finansal altyapısı ve çevik girişimcilik kültürünün de gücüyle, hem müşterilerimize hem de çalışanlarımıza dokunan yeni nesil teknolojilere daha fazla odaklanacağız.

  • NEOHUB’ın uzun vadeli kurumsal stratejisinde inovasyon ve girişimcilik hangi rolü üstleniyor? Bu vizyon çerçevesinde önümüzdeki dönemde hangi stratejik alanlara yatırım yapmayı planlıyorsunuz?

İnovason ve girişimcilik, NEOHUB’ın var oluş amacı. DenizBank’ın “geleceğe bakış açısı”nı temsil eden yapımızla, uzun vadede Türkiye’nin en aktif ve etkili kurumsal inovasyon merkezi olmayı hedefliyoruz. Deniz Ventures üzerinden yaptığımız yatırımlarla da küresel dönüşüm dinamiklerini yakından takip ediyoruz.

Önümüzdeki dönemde, özellikle üretken yapay zekâ, açık bankacılık ve API ekonomisinin yeni iş birliklerine olanak tanıyan esnek altyapıları ile gömülü finansın sunduğu, kullanıcıların günlük hayatına doğal şekilde entegre olan finansal deneyimleri odağımıza almayı planlıyoruz. Bu alanların kesişiminde ortaya çıkan fırsatlara, hem operasyonel verimlilik hem yeni iş modelleri hem de müşterilerin finansal istikrarını artıracak çözümler açısından büyük önem atfediyoruz.

  • Girişimcilik ekosistemine sunduğunuz programlar, hızlandırma modelleri ve iş birlikleri açısından baktığınızda, 2025’te en fazla etki yaratan girişimler veya inisiyatifler hangileri oldu?

2025’te NEOHUB çatısı altında girişimcilik ekosistemine sunulan programlar arasında en yüksek etkiyi Yapay Zekâ Etkileşim Programı yarattı. Bu program sayesinde, finansal analizden müşteri geri bildirimlerinin işlenmesine kadar pek çok alanda bankacılık süreçlerini geliştirme potansiyeli taşıyan teknolojileri, PoC (Proof of Concept) seviyesinde test etme fırsatı sağladı.

Aynı zamanda girişimlerin yetkinliklerini somutlaştırmalarına olanak sağlarken, yapay zekâ odaklı yeniliklerin bankacılık operasyonlarında nasıl değer yaratabileceğine dair de önemli öngörüler sağladı. 2025 yılı Ocak ayında TeamSec’e, Kasım ayında ise Onlayer’a yapılan stratejik yatırımlar; NEOHUB’ın siber güvenlik, altyapı teknolojileri ve yeni nesil yazılım katmanlarında büyüme potansiyeli yüksek girişimlerle erken aşamada ortak değer üretme vizyonunu pekiştirdi.

TRUK Hızlandırma Programı ise 2025’te uluslararası bağlantı gücüyle öne çıkan bir diğer önemli etki alanı oldu. Programın İngiltere ayağında 9 girişimin mentorluk ve eğitim alması, Londra’daki ekosistem aktörleriyle bir araya gelmesi ve melek yatırımcılarla tanışma fırsatı yakalaması, küresel pazarlara açılma potansiyelini önemli ölçüde artırdı. Bu deneyim, hem NEOHUB’ın hem de girişimlerin ilerleyen süreçte gerçekleştirebileceği uluslararası iş birliklerine de zemin oluşturdu.

  • NEOHUB’ın 2026 ve sonrası için geliştirdiği yeni programlar, platformlar veya destek mekanizmalarından bahsedebilir misiniz? Bu yeniliklerin ekosisteme nasıl bir katkı sağlamasını öngörüyorsunuz?

2026 ve sonrasında önceliğimiz, nitelikli girişimleri DenizBank’ın stratejik öncelikleriyle daha hızlı ve etkin şekilde buluşturan yeni bir iş birliği modelini hayata geçirmek olacak. Amacımız, dönemsel program mantığının ötesine geçerek; Bankanın gelecekteki değer zincirini güçlendirecek fintech, yapay zekâ, veri odaklı çözümler ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda girişimlerle doğrudan iş birliği süreçlerini hızlandıran bütünleşik bir platform oluşturmak.

Bu yeni yaklaşım, girişimlerin bankayla ürün, teknoloji ve müşteri seviyesinde daha hızlı entegre olmasını; ortak değer yaratma potansiyelinin erken aşamada PoC’lerle doğrulanmasını; başarılı çözümlerin ise ölçeklenebilir ticari modellere dönüştürülmesini amaçlıyor. Aynı zamanda NEOHUB’ın, inovasyon merkezi olmanın ötesine geçerek, Bankanın stratejik büyümesini besleyen temel yapılardan biri haline gelme hedefini de destekliyor.

2026 gündemimizde bir diğer önemli başlık ise kurum içi girişimcilik. Çalışanların içgörü ve uzmanlıklarından beslenen yenilikçi projelerin daha sistematik şekilde ortaya çıkmasını ve uygun görülen girişim fikirlerinin gerektiğinde bağımsız bir yapıya dönüşebilecek esneklikte ilerlemesini destekleyecek yeni bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz.

Bu model ile birlikte, kurum içi inovasyon kültürünün güçlenmesi ve çalışanların girişimci potansiyelinin daha görünür hale gelmesi en önemli hedefimiz. Bu yeniliklerin ekosisteme; girişimlerin gerçek pazar koşullarında daha hızlı ve sağlıklı biçimde ölçeklenmesini sağlamak, kurum içi yetenekleri girişimcilik motivasyonuyla harekete geçirmek ve sürdürülebilir, çift yönlü bir inovasyon akışı oluşturmak açısından önemli katkılar sunacak.

  • Küresel girişimcilik ve fintech trendlerini NEOHUB özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz? Uluslararası pazarlara açılma veya global iş birlikleri konusunda yakın vadede hangi adımlar gündeminizde?

Küresel trendlerde, fintech’in giderek techFin’e dönüştüğünü; yani teknolojinin finansın önüne geçtiğini görüyoruz. Özellikle gömülü finans, yapay zekâ temelli finansal çözümler ve bölgesel teknoloji merkezlerinin yükselişi dikkat çekiyor. NEOHUB, bu trendlere paralel olarak, ürettiği çözümlerin küresel ölçeklenebilirliğine odaklanacak.

Uluslararası pazarlara açılma konusunda, kısa vadede, DenizBank’ın uluslararası iştirakleri ve stratejik ortaklarıyla sinerji yaratabilecek ürün ve hizmetlerimizi konumlandırmayı hedefliyoruz. İlk adımımız, Türkiye’de kendini kanıtlamış modellerimizi, coğrafi avantajımız olan bölge pazarlarına taşımak olacak.

  • Kurumsal yapılar ile girişimcilik dünyasını buluşturan hibrit modeller giderek önem kazanıyor. NEOHUB bu alanda nasıl bir rol üstleniyor ve kısa- orta vadede bu rolü güçlendirmek için hangi çalışmaları yürütüyor?

NEOHUB’ı, kurumsal çeviklik ve girişimci ruhun birleştiği hibrit bir model olarak tanımlayabiliriz. Biz, kurumsal sermayeyi, gücü ve müşteri tabanını; girişimlerin hızı, yaratıcılığı ve teknolojik cesareti ile birleştiriyoruz. Bu rolü güçlendirmek için kısa ve orta vadede, NEOHUB’ın joint venture modelleri ve kurum içi girişimcilik programlarını çeşitlendirmeyi planlıyoruz.

Fon Radar ile tedarikçi finansmanı sistemi alanında fintech ürünleri geliştirmek üzere kurulan girişim şirketi NEO Elektronik A.Ş. gibi başarılı örnekleri artırarak, kurumsal yapının sunduğu güveni, girişim ekosisteminin yenilikçi yapısıyla birleştiren daha fazla iş birliği oluşturacağız.

  • Girişimlerin ölçeklenmesi açısından en kritik başarı faktörleri neler? NEOHUB’ın erken aşama girişimlere sunduğu mentorluk, teknoloji altyapısı, finansal destek ve network imkânlarını nasıl geliştiriyorsunuz?

Bir girişimin ölçeklenmesinde en kritik unsur, ürün-pazar uyumunu doğru zamanda yakalayabilmesi ve kararlarını sağlam bir veri stratejisiyle destekleyebilmesi. NEOHUB olarak sunduğumuz mentorluk, teknoloji altyapısı ve iş ağı desteğini bu bakış açısıyla sürekli geliştiriyoruz. Mentorluk tarafında yalnızca teknik uzmanlık sunmuyor; girişimlerin, ticari ölçekleme, iş geliştirme ve uluslararası açılım konularında deneyimi olan liderlere daha erken aşamada erişmesini sağlıyoruz.

Teknoloji altyapısı tarafında ise girişimlerin çözümlerini gerçek ihtiyaçlar üzerinde test edebilecekleri, kurumsal sistemlerle temas kurabilecekleri bir çalışma zemini oluşturmayı önemsiyoruz.

Ayrıca finansal destek mekanizmalarının ötesine geçerek, uygun durumlarda girişimlerin ilk kurumsal iş birliklerine adım atmalarını kolaylaştıran bağlantılar kuruyor; böylece hem güvenilirliklerini artırmalarına hem de ölçeklenebilir ticari model inşa etmelerine katkı sunuyoruz. Bu bütünsel yaklaşım, erken aşama girişimlerin daha hızlı, sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde büyümelerine olanak sağlıyor.

  • Türkiye’nin fintech ve teknoloji girişimciliği ekosisteminin 2026 ve sonrası için nasıl bir büyüme eğrisine gireceğini öngörüyorsunuz? NEOHUB bu yeni dönemde ekosistemin hangi ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor?

Türkiye’nin fintech ekosisteminin; genç nüfus, yüksek mobil penetrasyon ve dijitalleşmeye olan kurumsal adaptasyon sayesinde ivmeli şekilde büyümesini öngörüyoruz. 2026 ve sonrasında özellikle B2B fintech çözümlerinde ve regülatif teknolojilerde önemli sıçramalar görmeyi bekliyoruz.

NEOHUB olarak bu yeni dönemde ekosistemin karşılamayı hedeflediğimiz en temel iki ihtiyacı; erken aşama girişimlerin büyük bir finans kurumuyla çalışarak elde ettiği güvenilir kurumsal referansı edinmesini sağlamak ve hem Türkiye hem de küresel pazarlar için tasarlanmış, teknoloji odaklı, tekrar edilebilir iş modellerine öncülük etmek.