Kadınların yapay zeka girişimciliğinde daha aktif hale gelmesi, hem ekosistemin çeşitliliğini artıracak hem de inovasyonu güçlendirecek. Şu an geldiğimiz nokta umut verici olsa da yeterli değil. Ancak sevindirici olan şu ki bu oran her yıl yukarı yönlü bir ivme kazanıyor ve kadın girişimciler giderek daha görünür hale geliyor. Kadın girişimcilerin daha fazla teşvik edilmesi, yatırım süreçlerine daha fazla dahil edilmesi ve bu alanda başarı hikayelerinin artırılmasının desteklenmesi gerekiyor.
Yapay Zeka Fabrikası Genel Müdürü Barış Karakullukçu
- Yapay zeka girişimciliğinde kadınların varlığını ve etkinliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yapay zeka girişimciliğinde kadınların varlığı giderek artsa da hala olması gereken seviyede değiliz. Pek çok alanda olduğu gibi teknoloji dünyasında da kadınların temsili her zaman bir mücadele alanı oldu. Yapay zeka gibi derin teknoloji gerektiren sektörlerde bu fark daha da belirgin hale geliyor. Bugün hem Türkiye’de hem de dünyada, yapay zeka alanında kurucu veya lider pozisyondaki kadınların oranı erkeklere kıyasla oldukça düşük. Ancak sevindirici olan şu ki bu oran her yıl yukarı yönlü bir ivme kazanıyor ve kadın girişimciler giderek daha görünür hale geliyor.
- Kadın girişimcilerin yapay zeka ve girişimcilik alanlarındaki oranını yeterli buluyor musunuz?
Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine baktığımızda, kadın kurucu ortaklı girişimlerin oranının %32,2 seviyesine çıktığını görüyoruz. Bu, birkaç yıl öncesine kadar %20’lerin altındayken bugün çok daha iyi bir noktaya gelindiğinin işareti. Yapay zeka özelinde konuştuğumuzda, teknik bilgi gerektiren bu alana kadınların girmesi için daha fazla teşvik ve destek mekanizmasına ihtiyacımız olduğu açık. Bugün yapay zeka sektöründe yatırım alan projelerin çoğunun erkek kurucular tarafından yönetildiğini görüyoruz. Buradaki temel mesele, kadın girişimcilerin yeterince yetkin olmaması değil, ekosistemde finansmana ve networke erişimlerinin erkek girişimcilere kıyasla daha sınırlı olması…
Gözlemlerinize göre, son yıllarda kadın girişimci sayısında nasıl bir değişim yaşanıyor?
Son yıllarda bu alandaki kadın girişimci sayısında kesinlikle pozitif bir artış var. Özellikle hızlandırma programları, mentorluk destekleri ve yatırım fonları sayesinde, kadınlar daha cesur adımlar atabiliyor. Ancak hala yatırım süreçlerinde kadın girişimciler, erkek girişimcilere kıyasla daha az fon alıyor ve daha çok kendilerini kanıtlamak zorunda kalıyorlar. Oysaki araştırmalar, kadın liderlerin yönettiği girişimlerin daha sürdürülebilir olduğunu ve uzun vadede daha başarılı performans gösterdiğini ortaya koyuyor.
Kadınların yapay zeka girişimciliğinde daha aktif hale gelmesi, hem ekosistemin çeşitliliğini artıracak hem de inovasyonu güçlendirecek. Şu an geldiğimiz nokta umut verici olsa da yeterli değil. Kadın girişimcilerin daha fazla teşvik edilmesi, yatırım süreçlerine daha fazla dahil edilmesi ve bu alanda başarı hikayelerinin artırılmasının desteklenmesi gerekiyor. Çünkü yapay zeka geleceği şekillendiren en büyük teknolojilerden biri ve bu geleceğin inşa edilmesi de eşitlikçi bir yaklaşımla mümkün olabilir.
- Yapay zeka teknolojilerinin finansal teknolojilere entegrasyonu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Finansal teknolojiler ve yapay zeka birbirini en çok besleyen iki alan diyebiliriz. Bugün finans dünyasında artık sadece dijitalleşme konuşulmuyor, bunun ötesine geçerek akıllı ve öngörülebilir finansal sistemler oluşturuluyor. Yapay zeka, fintech çözümlerinin merkezine yerleşmiş durumda ve geleneksel finans uygulamalarına kıyasla hızlı, kişiselleştirilmiş ve daha güvenli bir deneyim sunuyor.
Özellikle risk yönetimi, dolandırıcılık tespiti, algoritmik yatırım stratejileri ve müşteri deneyiminin kişiselleştirilmesi gibi alanlarda yapay zekanın büyük bir katma değeri var. Bugün bankalar, sigorta şirketleri ve ödeme sistemleri, yapay zekayı kullanarak anlık veri analizi yapabiliyor, olası riskleri önceden tespit edebiliyor ve finansal operasyonlarını daha verimli hale getirebiliyor.
Dolandırıcılık tespiti konusunda yapay zeka, manuel kontrollerden çok daha hızlı çalışıyor. Anormal işlem hareketlerini anında tespit edip, kullanıcıya uyarı gönderebiliyor. Örneğin, bir müşteri normalde hiç harcama yapmadığı bir bölgede yüksek tutarlı bir alışveriş yaparsa, yapay zeka destekli sistem bunu anında fark edip müşteriden doğrulama isteyebiliyor.
Bir diğer önemli kullanım alanı kredi skorlama ve finansal analiz. Yapay zeka, geleneksel kredi değerlendirme yöntemlerine kıyasla çok daha geniş veri setlerini analiz edebildiği için, bireylerin veya işletmelerin kredi notlarını daha objektif ve hızlı şekilde belirleyebiliyor. Bankalar ve fintech girişimleri, sadece geçmiş kredi geçmişine değil, harcama alışkanlıkları, sosyal medya etkileşimleri ve hatta e-ticaret verileri gibi alternatif göstergelere de bakarak kişiye özel finansal çözümler sunabiliyor.
Algoritmik ticaret (algo-trading) de yapay zekanın finans dünyasında büyük fark yarattığı alanlardan biri. Finans piyasalarında, saniyeler içinde gerçekleşen yüz binlerce işlemi analiz ederek otomatik ve en kârlı yatırım kararlarını verebilen yapay zeka sistemleri geliştiriliyor. Büyük yatırım fonları ve bankalar bu sistemleri kullanarak piyasalardaki anlık dalgalanmalara karşı daha hızlı pozisyon alabiliyor.
Fintech girişimlerinin yapay zeka ile sağladığı bir diğer büyük değer ise kişiselleştirilmiş finansal asistanlar. Artık kullanıcılar, sadece bankacılık uygulamalarında statik bilgiler görmek yerine, yapay zeka destekli chatbotlarla konuşarak finansal öneriler alabiliyor, bütçelerini yönetebiliyor ve yatırım planları oluşturabiliyorlar. Bu, müşteri deneyimini daha sezgisel hale getirerek finansal okuryazarlığın da gelişmesine katkı sağlıyor.
Son olarak, merkeziyetsiz finans (DeFi) ve blockchain tabanlı sistemler yapay zeka ile entegre edildiğinde, finansal hizmetlerin daha akıllı ve özerk hale geldiğini görüyoruz. Özellikle kripto para piyasalarında yapay zeka destekli analiz araçları, yatırımcılara piyasadaki fırsatları anlık olarak sunabiliyor ve riskleri minimize etmeye yardımcı oluyor.
Artık yapay zeka ve finansal teknolojiler birbirinden ayrı düşünülemez hale geldi. Artık finans sektörü sadece dijitalleşmiyor, aynı zamanda daha akıllı, öngörülebilir ve güvenli hale geliyor. Önümüzdeki dönemde, yapay zeka destekli finans çözümlerinin daha da yaygınlaşacağını ve geleneksel bankacılık anlayışını kökten değiştireceğini düşünüyorum.
- Yapay Zekâ Fabrikası’nın kuruluş hikayesini, temel amaçlarını ve bugün bulunduğu konumu bizimle paylaşabilir misiniz?
Yapay Zekâ Fabrikası, Türkiye İş Bankası’nın sermayesiyle kurulan öncü bir Kurumsal Girişim Sermayesi (CVC) ve hızlandırma programı olarak hayata geçti. Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki ilk yatırım odaklı büyüme destek programı olarak konumlanan bu yapı, yapay zekâ girişimlerine stratejik yatırımlar yaparak küresel arenada başarıya ulaşmalarını hedefliyor.
Kuruluş amacımız, Türkiye’deki yapay zekâ ekosistemini geliştirmek, yerel girişimlerin global rekabette güçlü bir konuma ulaşmasını sağlamak ve inovasyonu teşvik etmekti. Bu doğrultuda, girişimcilere finansal destek sağlamanın ötesinde, mentorluk, iş birliği fırsatları ve pazara erişim imkanları sunarak onların hızlı büyümelerine yardımcı oluyoruz. Girişimlerin rekabetin yoğun olduğu uluslararası pazarlara açılmalarında kritik bir rol üstleniyor, onların karşılaştıkları zorlukları aşmalarına ve benzersiz ihtiyaçlarına uygun stratejiler geliştirmelerine destek sağlıyoruz.
Bugüne kadar 2.500 girişimi yakından takip ederek Türkiye’nin en büyük yapay zekâ ekosistem veri tabanını oluşturduk. 8 kohortta 70 yapay zekâ girişiminin sunumunu değerlendirdik ve 50 girişimi programa kabul ettik. Yatırım sayımız 24’e ulaşırken toplamda 2,6 milyon dolar yatırım gerçekleştirdik. 2025’in ilk çeyreğinde yatırım tutarımızın 3,5 milyon dolara ulaşmasını planlıyoruz.
Portföy şirketlerimizin toplam değerlemesi şu anda 704,3 milyon dolara ulaşmış durumda. Girişimlerimizin %90’ından fazlası ilk yurtdışı satışlarını gerçekleştirdi, %75’i ise son üç çeyrek boyunca üst üste büyüme kaydetti. Tüm bu rakamlar, Yapay Zekâ Fabrikası’nın hem girişimciler hem de yatırımcılar için ekosistemde önemli bir değer yarattığını gösteriyor. Yapay zekâ ekosistemini güçlendirme misyonumuz doğrultusunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.
- Gelecek hedefleriniz neler? Hangi alanlarda büyümeyi ve yenilikler yapmayı planlıyorsunuz?
2025 yılı itibarıyla yatırım hacmimizi daha da artırarak yapay zekâ ekosistemine sağladığımız katkıyı güçlendirmeyi hedefliyoruz. İlk çeyrek içinde 1,5 milyon dolar daha yatırım yapmayı planlıyoruz.
Ayrıca, girişimlerimizin global pazara açılmasını desteklemek adına uluslararası iş birliklerimizi ve yatırım ağımızı genişletiyoruz. Girişimlerin yalnızca yerel başarı hikâyeleri yaratmasını değil, aynı zamanda küresel ölçekte rekabet edebilecek güçlü teknoloji şirketlerine dönüşmesini sağlamak istiyoruz.
Yapay Zekâ Fabrikası olarak, mevcut 50 girişimlik portföyümüzü daha da genişletmeyi ve ekosistemdeki stratejik yatırımları artırmayı planlıyoruz. 2025 senesini 100 girişim ile kapamak hedeflerimizden bir tanesi. Bununla beraber yapay zekâ odaklı girişimcilik kültürünü daha da yaygınlaştırarak hem yatırımcıları hem de girişimcileri bir araya getiren platformlar oluşturmaya devam edeceğiz.


