Tahsildar’ın temel değer önerisini tek bir cümleyle özetleyebilirim; biz işletmelerin “Ödeme Omurgası”yız. Nakit akışını öngörülebilir kılan, riski yönetilebilir hale getiren ve güveni görünürleştiren bir teknoloji ortağıyız. Önümüzdeki dönemde Tahsildar’ı sadece bir ödeme platformu değil, yapay zekâ destekli, uçtan uca bir “finansal karar altyapısı” haline getireceğiz. Şirket skorlama, fraud tespiti ve anomali yakalama gibi modüllerle derinleşeceğiz. 2026 itibarıyla 120 bini aşkın KOBİ’ye hizmet veren bir yapı olarak, hem yerelde hem globalde “Her şey fintek” mottosuyla işletmelerin en güvenilir teknoloji ortağı olmaya devam edeceğiz.
Pionr Kurucusu ve CEO’su Yakup Sezer
- Pionr’ın kurumsal çözümler ve ödeme sistemleri ekosistemine bakış açısını kısaca değerlendirir misiniz? Bu kapsamda Tahsildar yatırımınızda hangi kurumsal ihtiyaçlardan yola çıktınız?
Pionr olarak kendimizi klasik bir teknoloji şirketi değil, bir “fintech venture-builder” ve stratejik orkestratör olarak konumluyoruz. Bakış açımız net; tek bir ürün çıkarmakla yetinmiyor; lisans, güvenlik ve entegrasyon katmanlarını bir araya getirerek ölçeklenebilir, birbirine bağlı bir ekosistem kuruyoruz.
Tahsildar yatırımımız da tam bu vizyonun bir parçasıydı. Geleneksel şirketlerin, artan ödeme geçidi ve satış zinciri yönetimi ihtiyacı içinde mevcut kaynaklarıyla boğuştuğunu gördük. Tahsilat, çoğu zaman en karmaşık operasyonlardan biriydi; farklı bankaların POS sistemleri, takip edilemeyen komisyon oranları ve manuel mutabakatlar derken, finansal akış hem zaman hem kaynak kaybına yol açıyordu. Tahsildar’ın yolculuğu sade bir SaaS ürünü olarak başlamıştı ancak biz bu yapının içinde, finansal altyapının yeniden inşası için büyük bir potansiyel gördük.
Amacımız, Tahsildar’ı sadece bir “tahsilat aracı” olmaktan çıkarıp, işletmelerin nakit akışını yöneten, ödeme süreçlerini otomatize eden ve komisyon maliyetlerini minimize eden akıllı bir finansal partnere dönüştürmekti. Bugün geldiğimiz noktada Tahsildar, KOBİ’lerin sadece operasyonlarını değil, finansal karar alma süreçlerini de destekleyen bir yapıya evrildi.
- Tahsildar’ın şirketlere sunduğu temel değer önerisini nasıl tanımlarsınız? Tahsildar’ın ödeme sistemleri altyapısını ve teknik mimarisini nasıl kurguladınız? Güvenlik, ölçeklenebilirlik ve entegrasyon kabiliyeti açısından öne çıkan özellikler nelerdir?
Tahsildar’ın temel değer önerisini tek bir cümleyle özetleyebilirim; biz işletmelerin “Ödeme Omurgası”yız. Nakit akışını öngörülebilir kılan, riski yönetilebilir hale getiren ve güveni görünürleştiren bir teknoloji ortağıyız. Teknik mimarimizi, Pionr’ın stratejik yönlendirmesiyle tamamen mikro servisler üzerine yeniden kurguladık ve API-first (önce API) yaklaşımını benimsedik. Bu, bize sadece web üzerinden değil; masaüstü, mobil ve ERP sistemleriyle uçtan uca kapalı devre çalışabilme yeteneği kazandırdı.
Güvenlik tarafında ise tavizsiz bir duruşumuz var. Tüm operasyonlarımızı PCI-DSS Level 1 sertifikalı, global güvenlik standartlarına sahip bir altyapıya taşıdık. Veriler sadece saklanmıyor, güçlü şifreleme yöntemleriyle korunuyor ve sistem 7/24 izlenebilirlik standartlarında çalışıyor. Ölçeklenebilirlik açısından ise bugün 850’den fazla büyük marka ve 120 bini aşkın KOBİ’ye hizmet verebilen, anlık işlem hacimlerini sorunsuz yöneten bir yapıya sahibiz.
“B2B Ödeme Orkestrasyonu” ile tüm bankaların sanal POS’larını ve ödeme kuruluşlarını tek bir panelde birleştiriyoruz
- Kurumsal firmaların tahsilat ve ödeme süreçlerinde en sık karşılaştığı operasyonel ve teknolojik sorunlar neler? Tahsildar bu sorunları hangi çözümlerle ortadan kaldırmayı hedefliyor?
Kurumsal firmaların en büyük sorunu “dağınıklık” ve “manuel süreçler”. Birden fazla ban- kayla çalışmanın getirdiği ekran kirliliği, hangi ödemenin hangi faturaya ait olduğunu bulmaya çalışırken yapılan manuel mutabakat hataları ve yüksek POS komisyon maliyetleri işletmeleri yoruyor.Tahsildar ile bu kaosu “B2B Ödeme Orkestrasyonu” ile çözüyoruz. Tüm bankaların sanal POS’larını ve ödeme kuruluşlarını tek bir panelde birleştiriyoruz. İşletmeler banka banka gezmek yerine tek ekrandan tüm finansal durumlarını izleyebiliyor.
Akıllı POS yönlendirme teknolojimiz sayesinde, ödemeyi o an en uygun komisyon oranına sahip veya taksit avantajı sunan bankaya otomatik yönlendiriyoruz. Ayrıca ERP ve muhasebe programlarıyla tam entegre çalıştığımız için sahadan veya webden yapılan tüm tahsilatlar cari hesaplara otomatik işleniyor. Böylece operasyonel yükü sıfıra indiriyor, manuel takibe son veriyoruz.
Biz sadece ödeme almıyoruz ödemenin nasıl alınacağını tasarlıyoruz
- Çok kanallı tahsilat, otomasyon ve raporlama gibi başlıklarda Tahsildar’ın sunduğu çözümler, geleneksel yöntemlerden hangi noktalarda ayrışıyor?
Geleneksel yöntemler genellikle “reaktif”tir; ödeme gelir, sonra muhasebeleşir. Tahsildar ise “proaktif” ve veri odaklıdır. Biz sadece ödeme almıyoruz, ödemenin nasıl alınacağını tasarlıyoruz. Örneğin, “Linkle Ödeme Alma” özelliğimizle web sitesi olmayan bir bayi bile müşterisine SMS, E-posta veya WhatsApp üzerinden güvenli link gönderip saniyeler içinde tahsilat yapmasını sağlıyoruz. Fiziki POS entegrasyonumuzla sahada yapılan işlem anında merkeze raporlanıyor.
En büyük ayrışma noktamız ise “Açık Bankacılık” temelli mutabakat ve valör yönetimi. İşletmelerin tüm banka hesap hareketlerini tek ekranda toplayıp, nakit akışını anlık raporluyoruz. Geleneksel yapıda ay sonu yapılan mutabakatlar, Tahsildar’da anlık ve otomatize edilmiş durumda. Bu da işletmelere sadece hız değil, stratejik karar alma yeteneği kazandırıyor.
- Son dönemde Tahsildar tarafında hayata geçirilen yeni özellikler, ürün geliştirmeleri veya müşteri geri bildirimleri doğrultusunda yapılan iyileştirmelerden bahseder misiniz?
Müşteriyi dinlemek bizim kültürümüzün merkezinde. Sahadan gelen geri bildirimlerle ürün ailemizi genişlettik. Özellikle “Kredi ile Tahsilat” ürünümüz, son dönemdeki en büyük inovasyonumuz.
Bayi ve alt bayi yapılarında nakit sıkışıklığını çözmek adına, Fibabanka iş birliğiyle geliştirdiğimiz bu çözüm sayesinde, müşterilerimiz ödeme ekranında anında ticari kredi, alışveriş kredisi veya tarım kredisi kullanabiliyor. Böylece alıcı vadeye, satıcı ise peşin tahsilata kavuşuyor. Özellikle tarım sektöründe “şimdi al, hasatta öde” modeliyle 750 milyon TL’nin üzerinde kredi hacmine ulaştık.
2026 da Fibabanka Dijital Kredi altyapısına ek olarak; yeni entegre ticari kredi çözümleri geliştiriyoruz. İş Bankası Dijikolay, Hayat Finans Dijital Kredi ve VakıfBank Vinov entegrasyonlarımızla, finansmanı tahsilat sürecinin merkezine yerleştiriyoruz. Tahsildar üzerinden anında kredi başvurusu ve kullandırım imkânı sunarak; müşterilerimize esnek ödeme gücü, işletmelerine ise kesintisiz satış hızı kazandırıyoruz.
- Bankalar, ödeme kuruluşları ve finansal teknoloji sağlayıcılarıyla entegrasyonlar Tahsildar için ne kadar kritik? Bu iş birliklerinin ürün stratejinize etkisi nasıl oluyor?
Entegrasyonlar bizim kas gücümüz. Bugün 50’den fazla banka ve ödeme kuruluşu ile entegre çalışıyoruz. Ancak biz bu entegrasyonları sadece teknik bir bağlantı olarak görmüyoruz; stratejik ortaklıklar kuruyoruz.
Fibabanka ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği bunun en somut örneği. Bu ortaklık, Tahsildar’ın sadece finansal değil, stratejik olarak da derinleşme- sini sağladı. Ödeal ile hayata geçirdiğimiz ‘Ertesi Güne 0 Komisyonlu POS’ çözümü ve yeni yılda Vinov, Dijikolay, Hayat Finans gibi güçlü entegrasyonlarla sunacağımız kredi/ödeme avantajları, işte bu vizyonun birer ürünü. Bankaların finansal gücünü Tahsildar’ın teknolojik çevikliğiyle birleştirerek, KOBİ’lere daha önce ulaşamadıkları finansman ve ödeme kolaylıkları sunuyoruz. Bu model, ürün stratejimizi ‘sadece tahsilat’tan ‘gömülü finans’a (embedded finance) taşıdı.
- Önümüzdeki dönemde Tahsildar ve Pionr için hangi stratejik hedefler ön planda olacak? Pionr olarak yeni yatırım planlarınız var mı? Kurumsal çözümler ve ödeme sistemleri ekosisteminde nasıl bir konumlanma hedefliyorsunuz?
Fintech’in geleceği; ölçekli ama odaklı, hızlı ama derin, dijital ama anlamlı çözümler üretebilenlerde. Pionr’ın derdi tek tek özellik yazmak değil; müşterinin nakit akışını öngörülebilir kılan, riski yönetilebilir hale getiren, güveni görünürleştiren omurgalar kurmak.
AI-yerlisi geliştirme kültürümüz, uyumlulukla güçlenen güven mimarimiz ve sahayla birlikte evrilen deneyim tasarımımızla; hem Türkiye’de hem de globalde bu omurgaları büyütmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde Tahsildar’ı sadece bir ödeme platformu değil, yapay zekâ destekli, uçtan uca bir “finansal karar altyapısı” haline getireceğiz. Şirket skorlama, fraud tespiti ve anomali yakalama gibi modüllerle derinleşeceğiz.
Pionr tarafında ise ürün ailemizi pazarın farklı ihtiyaçlarına göre çeşitlendiriyoruz. Burada iki yeni oyuncumuz sahneye çıkıyor: Mark ve TEDA.
· Mark ile daha butik ve hızlı çözümlere odaklanıyoruz. Lisans ücreti gibi sabit maliyetlere girmek istemeyen, yalnızca tek bir sanal POS ile hızlı ve pratik şekilde ödeme almak isteyen işletmeler için Mark, ekosisteme girişin en kolay yolu olacak.
· TEDA ile ise oyunun kurumsal tarafındayız. Tedarik zinciri finansmanını dijitalleştiriyor, alıcı- tedarikçi-finansörü aynı platformda buluşturarak ticaretin finansmanını hızlandırıyoruz.
Hedefimiz, Türkiye’de ticari ödemelerde liderliğimizi sürdürürken, global pazarlarda da ölçeğimizi büyütmek. Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına, uyumluluk ve yerelleştirme setlerimizle girmeye hazırlanıyoruz. 2026 itibarıyla 120 bini aşkın KOBİ’ye hizmet veren bir yapı olarak, hem yerelde hem globalde “Her şey fintek” mottosuyla işletmelerin en güvenilir teknoloji ortağı olmaya devam edeceğiz.


