“Girişimcilik ekosisteminin büyümesine büyük önem veriyoruz, çünkü sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın ve toplumsal refahın, bu ekosistemin güçlenmesiyle doğrudan ilişkili olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda,yatırımlarımızla girişimleri desteklemeye devam ederken, ekosisteme değer katacağına inandığımız projelerde yer almayı ve iş birliklerimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Üniversiteler, kurumlar ve küresel paydaşlarla ortak çalışmalar yaparak, girişimcilik ekosistemini daha ileriye taşımak için çalışıyoruz.”
Techventure VC Kurucu Ortağı Sedat Avşar
- Türkiye’de finansal teknolojiler ekosistemini bir yatırımcı gözüyle kısaca değerlendirir misiniz?
Türkiye’deki finansal teknolojiler ekosistemini geçmişten bugüne değerlendirmek, gelişimini anlamak açısından önemli. 2000’ler, dijitalleşmenin temellerinin atıldığı kritik bir dönemdi. İnternet ve mobil bankacılığın hayatımıza girmesiyle bu alanda önemli bir ivme kazandık. Bu dönemde yapılan yapısal reformlar ve doğru adımlar sayesinde, 2010–2015 yılları arasında küresel çapta yaygınlaşan inovasyon ve startup ekosistemine özellikle fintech dikeyine hazırlıklı yakalandık. Fintech kavramının bu süreçte öne çıkmasıyla birlikte, ekosistemimiz de gelişimini sürdürdü. İzleyen yıllarda, regülasyonların da desteğiyle fintech ekosistemimiz hızla büyüdü ve yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı.
2020 sonrası, pandemi etkisiyle dijitalleşmenin hızlanması ve kurumların bu alandaki çevik yaklaşımı, Türkiye’yi bir fintech ülkesi haline getirme yolunda önemli bir adım oldu. Günümüzde ise yapay zeka teknolojilerinin etkisiyle çok daha büyük bir potansiyel ortaya çıkıyor. Bu potansiyelin temelinde, 2000’lerde atılan sağlam altyapı adımlarıyla oluşturulan güvenilir veri yer alıyor. Eğer bu potansiyeli doğru değerlendirirsek, Türkiye’nin dünyadaki en önemli fintech merkezlerinden biri olabileceğine inanıyoruz.
Girişimcilerin yaklaşımı, stratejileri, profilleri ve iş modelleri gibi konular açısından ele aldığımızda, dünyadan ayrışan yönlerimiz var mı? avantajlarımız, üstünlüklerimiz, geliştirilmesi gereken yönlerimiz neler?
Türkiye’de genç, dinamik ve teknolojiye hızlı adapte olabilen bir girişimci profiline sahibiz. En dikkat çekici özelliklerimizden biri, krizler ve zorluklar karşısında hızlı çözüm üretebilme becerimiz ve güçlü mücadele yeteneğimiz. Aynı zamanda, kısıtlı kaynaklarla anlamlı değer önerileri geliştirme konusunda oldukça yetkiniz. Türkiye, girişimciler içinürünlerini global pazarlara sunmadan önce yerel pazarda test edebilme imkanı sağlayan stratejik bir konuma sahip. Yüksek genç nüfus, hızlı adaptasyon kabiliyeti ve jeopolitik konum sayesinde farklı pazarlara açılma fırsatları sunuyor.
Bu avantajlarımızın yanı sıra, yerel pazarda elde ettiğimiz başarının küresel rekabeti ertelemeye yol açma riski bulunuyor. Globalleşme sürecinde doğru zamanlamayı belirlemek kritik öneme sahip. Eğer yerel pazardaki ivmenin verdiği güvenle küresel açılımı geciktirirsek, global rekabette geride kalma riskiyle karşılaşabiliriz. Bu nedenle, uluslararası açılım stratejilerimizi doğru şekilde planlamalı ve rekabette öne çıkmak için gerekli adımları zamanında atmalıyız.
- Techventure’ın kuruluş hikayesinden ve vizyonunuzdan bahseder misiniz?
Techventure VC olarak, İstanbul merkezli bir yatırım şirketi olarak yola çıktık ve vizyoner teknoloji girişimlerine yatırım yaparak girişimcilik ekosistemini desteklemeyi amaçladık. 2020 yılında, akademik ve iş dünyası girişimcilik geçmişine sahip kurucularımız tarafından hayata geçirildik. İlk fikrimiz, kurucularımızın Stockholm, İsveç’te aldıkları girişimcilik ekosistemine yönelik akademik eğitim (Karolinska Institutet – KTH Royal Institute of Technology) sürecinde şekillendi. Sahip olduğumuz bilgi birikimi ve güçlü yerel, global networkümüz ile sürdürülebilir bir gelecek için girişimcilik vizyonunu küresel ölçekte destekleme hedefiyle hareket ediyoruz.
- Techventure’ın odaklandığı alanlar ve yatırım stratejileriniz neler?
Şimdiye kadar sektör agnostik bir yaklaşımla ilerledik, ancak günümüzde odak noktamız yapay zeka temelli derin teknolojiler oldu. Özellikle sağlık teknolojileri, biyoteknoloji, fintech ve edutech gibi dikeyler öncelikli yatırım alanlarımız arasında yer alıyor.
Seri A öncesi aşamada, ürün-pazar uyumunu kanıtlamış, müşteri kazanımını gerçekleştirmiş ve globalleşme planlarını devreye almış girişimlere yatırım yapıyoruz. Hedefimiz, yenilikçi iş modelleriyle yüksek katma değer üreten ve küresel ölçekte büyüme potansiyeline sahip teknoloji girişimlerini desteklemek.
Yatırım yaptığımız girişimlerin hedef müşteri segmentini net bir şekilde tanımlamış, pazarda güçlü rakiplerle rekabet edebilecek kapasitede ya da pazarı dönüştürerek yeni kategoriler yaratma vizyonuna sahip olmasını önemsiyoruz. Değer önerisi güçlü, yenilikçi yaklaşımlar benimseyen ve ölçeklenebilir yazılım veya donanım tabanlı teknolojiler geliştiren girişimler yatırım stratejimizin merkezinde yer alıyor.
Odağımız: Yapay zeka temelli derin teknolojiler
Yenilikçi çözüm odaklı, vizyoner ve iyi yapılandırılmış ekiplerle çalışmaya büyük önem veriyoruz. Geleceği şekillendirme hedefi taşıyan bu ekiplerle birlikte, sürdürülebilir ve küresel etki yaratmayı amaçlıyoruz. Techventure olarak, özellikle yapay zeka temelli derin teknolojilere odaklanıyoruz. Sağlık teknolojileri, biyoteknoloji, fintech ve edutech, yatırım stratejimizde öncelikli alanlarımızı oluşturuyor.
- Halihazırda yatırım yaptığınız ve exit yaptığınız girişimlerle Techventure’ın portföyünü açıklar mısınız?
Bugüne kadar toplam 11 girişime yatırım yaptık. Bunun yanı sıra, değerlendirme sürecinde olan yeni girişimler de bulunuyor. Son dönemde yatırım yaptığımız dört girişim -Magnus Ai (FinTech) Artlabs (AR/AI), Exin Health (HealthTech), Raresum (HealthTech) – ile şu an incelediğimiz girişimlerin tamamı yapay zeka tabanlı teknolojilere odaklanıyor.
Şimdiye kadar biri siber güvenlik, diğeri sağlık teknolojileri alanında olmak üzere iki başarılı exit gerçekleştirdik. Diğer portföy girişimlerimiz ise Türkiye ve ABD’de başarılı bir şekilde yollarına devam ediyor.
- Techventure’ın gelecekte odaklanmayı planladığı projelerden bahseder misiniz?
Girişimcilik ekosisteminin büyümesine büyük önem veriyoruz, çünküsürdürülebilir ekonomik kalkınmanın ve toplumsal refahın, bu ekosistemin güçlenmesiyle doğrudan ilişkili olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda,yatırımlarımızla girişimleri desteklemeye devam ederken, ekosisteme değer katacağına inandığımız projelerde yer almayı ve iş birliklerimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Üniversiteler, kurumlar ve küresel paydaşlarla ortak çalışmalar yaparak, girişimcilik ekosistemini daha ileriye taşımak için çalışıyoruz.


