2025 yılına başlarken en büyük önceliğimiz; artan maliyetler ve yeni yasal düzenlemelerin kıskacında kalan KOBİ’lerimize can suyu olabilmekti. 2025, NarPOS’un bir yazılım şirketi olmanın ötesine geçip, KOBİ’lerin stratejik çözüm ortağına dönüştüğü bir yıl olarak kayıtlara geçti. 2026 vizyonumuzu tek bir cümleyle özetleyebilirim; “Sadece teknolojiyi değil, işletmenin yaşam maliyetlerini de yöneten bir platform olmak.”
NarPOS Kurucu Ortağı ce CEO’su İlyas Akça
- 2025 yılı NarPOS açısından nasıl geçti? Yıl boyunca önceliklendirdiğiniz stratejik hedefler nelerdi ve bu hedeflerin gerçekleşme oranını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geride kalan yıl NarPOS için sadece bir büyüme yılı değil, sektör adına “sorumluluk alma” yılı oldu. Yıla başlarken en büyük önceliğimiz; artan maliyetler ve yeni yasal düzenlemelerin kıskacında kalan KOBİ’lerimize can suyu olabilmekti. Biliyorsunuz, yeme-içme sektöründeki her 10 işletmeden 4’ü ilk altı ayda kepenk indiriyor. Bu tablo karşısında bir teknoloji şirketi olarak sadece ürün satmaya odaklanamazdık.
Biz de stratejimizi esnaf için bir “finansal kalkan” oluşturmak üzerine kurduk. Bu hedefle Halkbank ve Şekerbank gibi ülkemizin köklü kurumlarıyla güçlerimizi birleştirdik ve bankacılık sistemiyle teknoloji altyapısını birleştirerek esnafın üzerindeki maliyet baskısını azalttık.
Hedeflerin gerçekleşme oranına gelince; beklentilerimizin çok ötesine geçtik. Sadece tek bir kampanyamızda, 3 ay gibi kısa bir sürede esnafımıza toplam 35 milyon TL maliyet avantajı sağladık. 2025, NarPOS’un bir yazılım şirketi olmanın ötesine geçip, KOBİ’lerin stratejik çözüm ortağına dönüştüğü bir yıl olarak kayıtlara geçti.
- 2026’ya doğru ilerlerken NarPOS’un kurumsal strate- jik yol haritasında hangi başlıklar öne çıkıyor? Özellikle dijitalleşme, ölçeklenme ve teknolojik yatırımlar açısından yeni dönemin odak noktaları neler olacak?
2026 vizyonumuzu tek bir cümleyle özetleyebilirim; “Sadece teknolojiyi değil, işletmenin yaşam maliyetlerini de yöneten bir platform olmak.” Yol haritamızda ölçeklenme, globalleşme ve derinleşme başlıkları öne çıkıyor. Ölçeklenmek bizim için müşteri sayısını artırmaktan ziyade, müşterinin hayatındaki daha fazla sorunu çözmek anlamına geliyor.
2025’te bankalarla başlattığımız “maliyetsiz teknoloji” modelini, 2026’da daha büyük bir ekosisteme dönüştüreceğiz. Stratejik ortaklarımız arasına Digiturk gibi devleri de ekleyerek oyunun kurallarını değiştireceğiz. Artık esnafın POS ve otomasyon yazılımının yanı sıra internet ve eğlence içeriklerine de avantajlı modellerle ulaşmasını sağlayarak işletme giderlerini minimize edeceğiz.
Teknolojik tarafta ise odak noktamız işletmelerin “dijital kalbi” olmak. Gelir İdaresi Başkanlığı ile entegre fatura süreçlerinden, bankalarla entegre finansal süreçlere kadar; bize güvenen işletmeler için uçtan uca bir dijital konfor alanı yaratıyoruz.
- POS çözümleri ekosistemi giderek çeşitlenirken NarPOS’un ürün ve hizmet portföyünde yakın dönemde devreye almayı planladığı yenilikler neler? Müşterilere sunulacak yeni teknolojiler veya geliştirmeler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yakın dönemde NarPOS’u sadece bir “işletim sistemi” olmaktan çıkarıp, esnafın en büyük iki kanayan yarası olan “istihdam” ve “tedarik” sorunlarına çözüm üreten bir platforma dönüştüreceğiz. Sektörün en büyük krizi personel bulamamak. Yazılımımızın içine entegre edeceğimiz “gig-ekono- misi” tabanlı bir özellikle, işletme sahibinin panelindeki bir tuşa ba- sarak “Bana bu akşam için garson lazım” diyebileceği, nitelikli perso- neli anlık olarak bulabileceği bir yapı üzerinde çalışıyoruz.
Diğer yeniliğimiz ise tedarik zincirindeki finansal şeffaflık. Takasbank ile yapacağımız entegrasyon sayesinde, ödemelerin doğrudan ve güvenli bir şekilde üreticiye ulaşmasını sağlayacağız. Bu modelle, tedarik maliyetlerini düşürürken şeffaf bir talep havuzu oluşturmayı hedefliyoruz.
- KOBİ’ler ve büyük ölçekli işletmeler için sunduğunuz çözümler arasında büyüme açısından en yüksek potansiyele sahip segment hangisi? 2025 verileri bu konuda nasıl bir resim ortaya koyuyor?
Büyüme potansiyeli açısından açık ara en kritik segment, dijitalleşme zorunluluğu ile maliyet baskısı arasında sıkışan küçük ve orta ölçekli işletmelerdir. Büyük ölçekli işletmeler teknolojiye zaten erişebiliyor ancak KOBİ’ler için bu bir varoluş mücadelesi. Yüksek ciro yapan ancak kârlılığını korumakta zorlanan restoran ve kafeler, sunduğumuz banka destekli maliyetsiz teknoloji modeline en hızlı yanıtı veren kitle oldu.
2026’da da asıl büyüme motorumuz, dijitalleşmeyi bir lüks olmaktan çıkarıp fırsata dönüştürdüğümüz bu dinamik KOBİ segmenti olacak. Ödeme sistemleri ve mağaza içi operasyon teknolojilerinde küresel trendler hızla değişiyor.
- NarPOS bu trendleri ürün geliştirme ve teknoloji yatırımları açısından nasıl takip ediyor? NarPOS’un bu alanlarda yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ve geliştirdiği yeni kabiliyetler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Biz trendleri takip ederken popüler olanı kopyalamıyoruz; küresel teknolojiyi yerel esnafın gerçekliğine uyarlıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızı şu an dünyayı şekillendiren üç ana eksende yürütüyoruz; hibrit mimari, yapay zekâ ve sınırsız mobilite.
Birinci odağımız kayıt tutan sistemden, akıl veren sisteme geçiş. Büyük veriyi işleyerek esnafımıza dijital danışmanlık vermeye hazırlanıyoruz. Ar-Ge ekibimiz, “Bölgende şu ürün trend, senin menünde eksik” gibi stratejik içgörüler sunan algoritmalar geliştiriyor. İkinci alanımız ise hibrit mimari. Dünyada her şey buluta taşınıyor ama biz sahadaki gerçekliği biliyoruz. Bu yüzden hem lokalde kesintisiz çalışan hem de veriyi buluta eşleyen hibrit yapımızı geliştirdik. Bu inovasyon bizim kesintisizlik taahhüdümüzün teknolojik karşılığıdır.
Son olarak mobilite tarafında, işletme sahiplerinin akıllı saatleri üzerinden operasyonları anlık takip edebilecekleri giyilebilir teknoloji entegrasyonlarını hayata geçireceğiz.
- NarPOS’un 2026 ve sonrası için uzun vadeli hedefleri neler? Markanın genişleme stratejisi, yeni sektör penetrasyon planları veya global açılım hedefleri doğrultusunda paylaşabilece- ğiniz yeni projeler var mı?
Uzun vadeli hedefimiz NarPOS’u işletmelerin süreçlerini uçtan uca yöneten bütünleşik bir finans teknolojileri platformuna dönüştürmek. Vizyonumuz ise POS cihazını sadece ödeme alan bir araç olmaktan çıkarıp; nakit akışını yöneten ve bankacılık hizmetleriyle tam entegre çalışan bir yapıya evirmek. Esnafın bankaya gitmesine gerek kalmadan, bankayı esnafın kasasına getiren bir köprü olmak istiyoruz.
Global açılımda ise rotamız Avrupa. Yazılımımız şu an 10’dan fazla ülkede kullanılıyor ancak 2026 bizim için Avrupa’da yerel bir oyuncu olarak rekabete başlayacağımız yıl olacak. Amsterdam merkezli Avrupa operasyonumuzu, tam teşekküllü bir operasyon merkeziyle faaliyete geçiriyoruz. Hedefimiz yazılım ihraç etmenin ötesinde, girdiğimiz pazarlarda yerelleşmek.
Hollanda’da yerel dilde destek veren, regülasyonlara tam uyum sağlayan ve bankacılık sistemiyle tam entegre çalışacak bir yapı kuruyoruz.


