Fintech dünyası 1 milyar liralık dijital banka macerası hakkında ne düşünüyor?

fintech-dijital-bankacılık

Türkiye’de son yılların parlayan yıldızı fintech’lere dijital banka olma yolunu açan, servis modeli bankacılığının yasal zemini hazırlayan taslak görücüye çıktı. Taslakta öne çıkan asgari 1 milyar TL’lik ödenmiş sermaye şartı ise çoğunluğunu start-up’ların oluşturduğu fintech ekosistemini zorlayacak.

Dünya Gazetesi’nden Hüseyin KOYUNCUOĞLU ve Selenay YAĞCI’nın haberine göre, dijital bankacılığın önünü açan taslaktaki asgari 1 milyar TL’lik ödenmiş sermaye şartı tartışma yarattı. Türkiye’de dijital bankaların kurulmasına dair yasal çerçeve olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)’nun Dijital Bankaların Faaliyet Esasları ile Servis Modeli Bankacılığı Hakkında Yönetmelik kanun taslağı geçen hafta açıklandı.

Düzenlemede en çok konuşulan özsermaye şartı oldu. Türkiye’de finansal teknolojiler üreten firmaların -birkaçı hariç- şartı karşılayabilmesi de mümkün görünmüyor. Fintech start-up’ları için çok yüksek olan bu sermaye sınırı sektörde geniş yankı bulurken, sektör temsilcileri ikiye bölündü. Bankacılığın ve müşterilerinin korunması için bu sermaye kısıtının gerekli ve yerinde olduğunu savunanların yanı sıra girişimcilik ruhunun ve yerli sistemin desteklenmesi açısından bu sınırın zorlayıcı olduğunu düşünenler de var. Taslakta ayrıca dijital bankaların sadece KOBİ’lere hizmet verebilecek olması, verilecek kredilerin sınırı gibi daha birçok madde de tartışılıyor.

Sektör temsilcileri ne düşünüyor?

SC Danışmanlık Kurucusu Soner Canko: “Taslakta belirlenen sermaye sınırının tüm ilgili taraflardan görüşler toplanırken titizlikle değerlendirileceğini düşünüyorum. Önemli olan yeni bir banka lisansı tanımlanırken yeterli finansal gücü olan yatırımcıların belirlenmesi. Sermaye şartı çok önemli bir kriter. Güven kurumu olan bankaların sadece dijital olsa bile yeterli sermaye ile bu sektöre girmeleri önemli.”

Türkiye Ödeme Ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) Başkanı Burhan Eliaçık: “Asgari sermaye tutarının düşürülmesi yönünde sektörde bir beklenti mevcut. Finansal inovasyon, finansal kapsayıcılık ve bankacılık hizmetlerinin geniş kitlelere erişimi için sadece dijital kanallarda hizmet veren yeni bir bankacılık, yani dijital bankacılık tanımı yapıldı. Ancak bazı kısıtları da getiriliyor. Finansal tüketiciye yani bireylere odaklanılıyor. KOBİ’lere hizmet sunabilirsiniz ancak daha üst segmentteki ticari işletmelere hizmet sunamazsınız. Bireylere kredi verecekseniz, maaşının 4 katına kadar verebilirsiniz. Bu, finansal kapsayıcılığın ihtiyacı olan, bankacılık hizmetlerinden yeterince faydalanmadığı düşünülen kitlelere dijital odaklı bir yaklaşım”

TOBB Finansal Teknolojiler Meclisi Başkanı ve Figopara Genel Müdürü Koray Bahar: “Düzenleme finansal kapsayıcılığın, müşterilere daha iyi hizmetin ve sektörün gelişmesinin önünü açacak. Finansal istikrar açısından bazı faaliyet kısıtlarını doğal karşılıyoruz. Ancak taslakta sarkaç kısıtlardan yana doğru kayıyor. 1 milyar TL sermaye yeterliliği, müşterilere verilecek kredilerde 10 bin TL ve gelirin dört katı sınırı dijital banka faaliyetinin kârlı olmasını zorlaştıracak. Türkiye’deki Fintech şirketlerinin bu sermaye taahhüdünü karşılaması zor olduğu için piyasa, yabancı ülkelerdeki dijital bankalara veya bu alana girecek global teknoloji şirketlerine kalabilir. Dijital banka alanında yerli Fintech’lerin faaliyetlerinin kolaylaştırılmasının rekabeti geliştirmek kadar ulusal güvenlik açısından da önemli.”

Finansal İnovasyon ve Teknoloji Derneği (FINTR) Başkanı Demet Zübeyiroğlu: “Asgari 1 milyar TL gibi büyük bir sermaye gerekliliği sektördeki oyuncu çeşitliliğinin azalmasına sebep olabilir. Hem Türkiye içinden hem de yurt dışından gelebilecek olası yatırımların çeşitliliği ve uygun rekabet ortamı açılarından asgari sermaye tutarının düşürülmesinin daha sağlıklı bir pazar yaratacak.”

Startupswatch Kurucusu Serkan Ünsal: “Ödenmiş sermaye kısıtı birçok fintech oyuncusu için çok yüksek. 6493 düzenlemesi ile aslında bankaların faaliyetlerini yavaş yavaş fintech girişimleri yapmaya başlamıştı; beklentim elektronik para ve ödeme kuruluşlarının kolayca başvurabileceği bir dijital bankacılık modeliydi. Teknoloji dünyasından bankacılığa yakınsamak isteyen girişimlerin başvurabileceği bir model bekliyordum. Bir ön muhasebe girişiminin KOBİ’lere yönelik dijital banka kurduğunu düşünün. Bankacılık dünyasına farklı bakış açılarıyla gelecekleri için oldukça yıkıcı bir inovasyon olurdu. Şu anki model çok büyük sermayesi olan holdinglerin ve döviz kurundan dolayı Türkiye’ye girmek isteyen yurt dışı merkezli ‘challenger bank’lerin işine yarayacak. İlkinin bankacılığa bir inovasyon getireceğini düşünmüyorum. Türkiye’deki girişimci olmadan yurt dışı merkezli girişimciye banka kurdurmak da girişim ekosistemimize ters olacak. En doğru model, belli mevduat üst limitleri, ödenmiş sermaye limiti 100 milyon TL civarı olan 6493’e tabi girişimlerin kolayca başvurabileceği şekilde olmalı.”

Papara Kurucu ve CEO’su Ahmed Karslı: Düzenleyici kurumun Avrupa Birliği direktifleri ile paralel düzenlemelere yer verdiği fakat Türkiye’nin daha önce yaşadığı bankacılık krizlerini de göz önünde bulundurarak önemli kısıtlamalara gittiği görülüyor. Kısıtlamaların en önemlisi oldukça yüksek belirlenen 1 milyar TL sermaye şartı. Dijital bankacılığın çok hızlı geliştiği Avrupa, Amerika ve Güneydoğu Asya’da bu gelişmenin en büyük sebebi pazara giriş bariyerinin düşük olması ve yeterli rekabet ortamının yaratılabilmesi. Türkiye’de ise bu yüksek sermaye muhtemelen çok az sayıda kurumun başvuru yapabilmesine imkan verecek, yatırımların azalmasına veya uzaklaşmasına neden olacak.

Param Kurucusu Emin Can Yılmaz: Bankacılık sektörünün finansal istikrarın temeli olduğunu gerçeğini kabul etmeliyiz. Ancak bankacılık kanunu ise tek başına bankacılığı değil tüm finansal hayatı düzenliyor. Bugüne kadar tüm dünyayı etkisi altına alan krizlerin temel nedenlerine baktığımızda bankacılık sektöründeki bozulmanın ön plana çıktığı bir gerçek. Bu doğrultuda bir kuruluşun banka sıfatını alabilmesi için BDDK gibi güçlü otoriteler tarafından regüle edilme şartı kaçınılmaz. Dijital Bankacılık Taslağı bu amaca hizmet ediyor. Taslakta yer alan sermaye şartı olarak belirlenen 1 milyar TL’lik tutarın yüksek olduğuna ve tartışılması gerektiğine ben de katılıyorum ancak tek başına sermaye bariyerinin finansal sistemi korumaya yeteceğini düşünmüyorum. Bu düzenleme sonunda dijital banka olacak kuruluşların denetimleri, uymaları gereken koşullar çok daha net düzenlenmeli. Taslakta  açıklığa kavuşması gereken başka hususlar da var. Örneğin “KOBİ” tanımı Hazine Müsteşarlığı’nda, KOSGEB’de, TÜİK’te farklı tanımlanıyor.  Elbette ki bu bir taslak metin ve daha da gelişecektir. Fintech’lerin dijital banka olma hayali tabii ki güzel, biz de bu hayal içindeyiz. Henüz kendi gelişimini tamamlayamamış bir fintech’in dijital bankaya dönüşmesi tehlikeli sonuçlar da yaratabilir.

PayTR Genel Müdürü Tarık Tombul: Sermayenin minimum 1 milyar TL olması, bilgi teknolojilerinden sorumlu üst düzey yöneticinin en az GMY seviyesinde olması ve yönetim kurulunun doğal üyesi sayılması gibi koşullar, temelin sağlam atılmak istendiğini gösteriyor. Keza agresif fiyat politikası belirleme yasağı, kredi verme kısıtlaması, müşteri ve faaliyet kısıtlaması gibi kısıtlamalar da kural koyucunun bu konuya bakış açısını net bir şekilde ifade ediyor. Bankacılık hizmetinden bahsediyoruz, bu sebeple sermaye şartı oldukça mantıklı ve doğru. Ancak, dijital banka lisansı almak yerine mevcut lisansımızla kredi verebilmeyi tercih ederdim.

Insha Ventures Genel Müdürü Yakup Sezer: Öncelikle sermaye yeterliliği şartını, piyasanın sürdürülebilir gelişimi ve yabancı yatırımcı için sağlanacak güvenin tesisi açısından çok gerekli görüyoruz. BDDK, doğru bir hamle yaparak sermaye kısıtlarını Türkiye gibi gelişmekte olan bir piyasanın dinamiklerine uygun olarak belirledi. Sermaye seviyesi taslağın birinci maddesinde yer alan finansal yeniliğin ve finansal kapsayıcılığın artırılma amacını destekliyor.

Düzenlemeyle ne hedefleniyor?

Düzenleme temel amaçları, finansal yenilikçiliğin teşvik edilmesi, finansal kapsayıcılığın artırılması ve hizmetlere erişimi kolaylaştırmak olmak. Öne çıkan maddeler ise şöyle:

– Finansal tüketicilere verilebilecek kredi sınırı aylık net gelirin dört katını aşamayacak.

– Aylık ortalama net gelirinin tespit edilemeyen müşteriler için ise teminatsız nakdi kredilerin toplamı 10 bin TL’yi aşamayacak.

– Dijital bankaların müşterileri yalnızca finansal tüketicilerden ve KOBİ’lerden oluşabilecek.

– Dijital bankaların, müşteri şikayetlerini ele almak üzere en az bir fiziksel ofis kurması zorunlu olacak.

– Dijital bankalar, fiziksel şube açamayacak.

Dijital banka ile servis bankacılığı ayrımına destek olacak

Yurt dışında BaaS (Banking-as-a-Service) olarak bilinen bankaların veri paylaşmasının ötesinde sahip oldukları bankacılık altyapısını 3. taraflarla API yoluyla paylaşması hizmeti bu taslak ile yasal bir zemine kavuşuyor. Bir başka deyişle dijital bankacılık ile servis bankacılığı gibi birbirinden çok farklı iki konu kanunlar nezdinde de ayrıştırılmış olacak.

close

Gelen kutunuza harika içerikler almak için kaydolun.

Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.