Eda Ulucan Özcan: Çalışanlar tarafından en çok tavsiye edilen marka olduk, 2026’da yeni dijital çözümleri devreye almayı planlıyoruz

Pluxee Türkiye CEO’su Eda Uluca Özcan


  • Pluxee açısından 2025 yılı nasıl geçti ve nelere odaklandınız?

2025, bizim için büyüme yolculuğumuzu sürdürürken aynı zamanda çalışan deneyimi alanında standartları yukarı taşıdığımız bir yıl oldu. Veri ve teknolojiyi merkeze alarak hem globalde hem Türkiye’de çalışan deneyimi yaklaşımını daha da derinleştirmek üzere çalışmalar yaptık. Bugün Pluxee olarak, global ölçekte 37 milyonun üzerinde kullanıcıya, 500 bini aşkın kurumsal müşteriye ve 1,7 milyondan fazla üye iş yerine dokunan geniş bir ekosistemi yönetiyoruz. Bu ölçek, bize yalnızca büyüklük değil; çalışan deneyimini dönüştürme konusunda önemli bir sorumluluk ve güçlü bir etki alanı da kazandırıyor.

Hızla değişen iş dünyasında, şirketler daha yüksek performans, verimlilik ve kârlılık beklentileriyle karşı karşıyayken çalışan bağlılığı, sürdürülebilir başarının temel koşullarından biri hâline geliyor. Deneyimin iş sonuçlarıyla doğrudan ilişkili olduğu, esnek yan hakların iş gücü yönetiminde kritik önem kazandığı, çalışanların destek ve takdir beklentilerinin yükseldiği ve en önemlisi dijitalleşmenin çalışan deneyimini baştan yazdığı bir dönemde biz de Pluxee olarak bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyoruz.

Bu yıl en kritik önceliklerimizden biri, çalışanları ve çalışan-işveren ilişkisini daha derinlemesine anlamak için çalışmalar yürütmek ve elde ettiğimiz içgörüler doğrultusunda geliştirdiğimiz yeni nesil çözümlerle işverenler ve çalışanlar için “Çalışanı Mutlu Eden Dünya” vizyonumuzu somut adımlarla güçlendirmek oldu. 2025 yılında bizim için en anlamlı göstergelerden biri, Ipsos’un 2025 Marka & Müşteri Deneyim Araştırması’na göre sektörümüzde çalışanlar tarafından en çok tavsiye edilen marka olmamızdı. Bu, vizyonumuzun sahada gerçek bir karşılığı olduğunu gösteren çok kıymetli bir geri bildirim ve bizi hep daha fazlasını başarmaya motive ediyor.

  • Türkiye’de çalışan deneyimi ve çalışan bağlılığı çözümleri hızla dijitalleşiyor. Pluxee, bu dönüşümde işverenlere hangi yeni dijital araçlar ve platformlar sunuyor?

2025 yılında attığımız adımlardan birkaçı bu vizyonumuzun güçlü bir yansıması olarak sektörümüzde birçok ilki temsil ediyor. Bunlardan biri, Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) ile uyumlu çözümümüz Pluxee Yakıt oldu. Yeni altyapısı sayesinde hem bireysel hem de ticari araç faturalarının tek seferde, ayrı ayrı ve kolayca giderleştirilmesini mümkün kılan bu çözüm; şirketlere zaman tasarrufu, maliyet avantajı ve operasyonel sadeleşme sağlıyor. Aynı zamanda filo ve akaryakıt yönetiminde verimliliği artırırken, işverenlerin çalışanlarına yakıt yardımı sunarken yüzde 66’ya varan vergi avantajı elde etmelerine imkân tanıyor.

Opet, Petrol Ofisi ve Total iş birlikleriyle Türkiye’nin 81 ilinde binlerce noktada UTTS uyumlu yönetim sunarak, şirket operasyonlarını optimize ederken çalışanlar için de net ve ölçülebilir bir fayda yaratıyoruz. Bir diğer stratejik odağımız ise Türkiye’nin ilk ve tek kullanıma hazır esnek yan hak platformu Pluxee Pro oldu.

10 ülkeden 8 bin 700 çalışanın katıldığı Ipsos iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz “İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı” adlı küresel bir araştırmamızda gördük ki; bugün Türk çalışanlar için bir şirketi cazip kılan en önemli etken yüzde 48 ile iyi bir maaş iken, bunu ikinci sırada yüzde 36 ile yan haklar takip ediyor. Diğer bir deyişle işveren markasını ve çalışan bağlılığını güçlendirmek isteyen kurumlar için çalışanlarını daha yakından tanıyarak ve eşsiz birer birey olarak onları anlayarak uygun çözümler sunmak çok önemli.

İK profesyonelleri için çalışan sayısı kaç olursa olsun bu beklentileri yönetmek operasyonel olarak zorlu ve karmaşık hale gelebiliyor. Pluxee olarak biz de bu doğrultuda, işverenlerin operasyonel yükünü azaltırken çalışanlara kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirebilecekleri daha özgür ve anlamlı bir deneyim alanı sunan Pluxee Pro’yu geliştirdik. Pluxee Pro ile yan haklar, kişiselleştirilebilir, esnek ve tamamen dijital bir yapıya kavuşuyor. Diğer bir deyişle Pro, Pluxee olarak savunduğumuz değerlerin ve insan odaklı yaklaşımımızın güçlü bir yansıması.

Bu dijital ekosistemi tamamlayan önemli çözümlerimizden bir diğeri de Pluxee Hediye. Pluxee Hediye’yle temel olarak kurumlara, çalışanlarını yıl boyunca takdir edebilecekleri, tamamen dijital, ölçümlenebilir ve kişiselleştirilebilir bir hediye deneyimi sunuyoruz. Pluxee Hediye ile işverenler vergi avantajından faydalanırken çalışanlarına bakiyelerini Türkiye’nin 81 ilinde pek çok kategoride kullanma imkânı sağlıyor. 2025 yılında Hediye çözümümüzün dünyasını zenginleştirmeye odaklandık; birçok yeni marka ile çalışanlara sunduğumuz seçenekleri geliştirdik.

  • Pluxee olarak, son yıllarda klasik yemek kartı hizmetlerinin ötesine geçip çalışan deneyimini iyileştirmeye odaklandınız. Bu dönüşüm 2025’te nasıl bir ivme kazandı ve 2026 için bu alandaki stratejiniz ne olacak?

Çalışanlar artık yalnızca temel faydalarla yetinmiyor; yaşamlarına temas eden, refahı destekleyen ve kendilerini değerli hissettiren çözümler bekliyor. Bu beklenti 2026’da da güçlenerek devam edecek. Artık çalışanlara sunulan faydaların onların yaşamına, motivasyonuna ve aidiyet duygusuna ne ölçüde temas ettiğini kapsayan bütüncül bir çalışan deneyimi anlayışına evriliyor. Yani asıl konu, sunulan yan hakların çalışan için ne ifade ettiği.

İşverenlerle çalışanlar arasındaki bu yeni dengede köprü kurmak ve yan hak dünyasını daha zengin, daha anlamlı bir yapıya taşımak bizim de 2026 stratejimizin merkezinde yer alıyor. “Çalışanı Mutlu Eden Dünya” vizyonumuzu çalışanın her temas noktasına yayılan bütünsel bir deneyimine dönüştürmeyi hedefliyoruz.

Bu yaklaşımın geleceğin iş gücü dinamiklerinde kurumları ayrıştıran en güçlü unsurlardan biri olacağına inanıyorum. Bu doğrultuda çalışanlara sunduğumuz fayda dikeylerini de çeşitlendireceğiz. Bu nedenle 2026 itibarıyla iyi yaşam, esneklik, günlük hayatı kolaylaştıran hizmetler ve kişisel ihtiyaçlara dokunan yeni dijital çözümleri devreye almayı planlıyoruz. Tüm bu yeni projeleri de veri ve yapay zekâ destekli bir mimari üzerine kurarak, kullanıcı deneyimini sürekli öğrenen ve gelişen bir yapıya taşıyacağız.

  • Kullanıcı deneyimini güçlendirmek için 2026’da hangi teknolojik yatırımlara öncelik vereceksiniz?

2025’i bizim için çevik dönüşümü odağımıza aldığımız bir yıldı, 2026’yı ise yapay zekâ dönüşümünü ölçeklediğimiz bir dönem olarak konumlandırıyoruz. Teknolojiyi, veriyi ve geniş ekosistemimizin gücünü kullanarak çalışanlara, işverenlere ve KOBİ’lere daha fazla değer sunan; çalışan deneyiminin dijital dönüşümünde standartları yükselten bir yaklaşım ortaya koymaya devam edeceğiz.

2025 yılında müşteri deneyiminden çalışan davranışlarına, üye iş yeri etkileşimlerinden içgörü üretimine kadar birçok alanda verinin bize anlattıklarını öngörüye dönüştürmek için teknolojiden, yapay zekâdan yararlandık. Bu vizyonun en güçlü örneklerinden biri, geliştirdiğimiz yapay zekâ tahminleme modeli. Bugün yüzde 90’ın üzerinde doğruluk oranına sahip modelimiz sayesinde 100’ün üzerinde farklı veriyi anlamlandırabiliyor, insan eliyle yorumlanması mümkün olmayan davranış kalıplarını tespit edebiliyoruz.

Bu yaklaşım, sahip olduğumuz veriyi iş stratejimiz için kritik içgörülere dönüştürmemizi; müşterilerimizin gelecekteki yükleme ve etkileşim eğilimlerini öngörerek onlara doğru zamanda doğru değeri sunmamızı sağlıyor. Böylece satış, pazarlama ve müşteri deneyimi ekiplerimiz reaktif bir yönetimden proaktif bir değer ortaklığına geçiyor; müşterilerimize özel dokunuşlar planlamamıza imkân tanıyor.

Çalışan deneyimi ve yan haklar dünyasının lideri olarak, teknolojiyi yalnızca bir araç değil; işimizin ve değer önerimizin ayrılmaz bir parçası. İnsan ve teknolojiyi stratejimizin iki temel odağına alıyor, tüm ürün ve çözümlerimizi iş ortaklarımızın çalışanlarına sunabilecekleri kişiselleştirilebilir, esnek ve tamamen dijital deneyimler üzerine inşa ediyoruz.

Bu doğrultuda Pluxee, global ölçekte gelirlerinin yaklaşık yüzde 10’unu teknoloji yatırımlarına ayırdı; Türkiye’de ise önümüzdeki 5 yıl içinde teknoloji yatırımlarımızı 6 kat artırmayı hedefliyoruz. Bu yatırımlar hem dijital altyapımızı güçlendirecek hem de hız, güvenlik ve ölçeklenebilirlik açısından kullanıcı deneyimini ileri taşıyacak.